Rewşen Bedirxan’dan Cihan'a susmayan kalemler

Kadın Haberleri —

Rewşen Bedirxan ve Cihan Bilgin

Rewşen Bedirxan ve Cihan Bilgin

  • 20. yüzyıldan günümüze siyasi baskı, şiddet ve sansürle mücadele eden Kürt gazeteciliği, özellikle kadın gazetecilerin öncülüğünde güçlü bir ses haline geldi. Rewşen Bedirxan’dan Cihan Bilgin’e uzanan bu yolculuk, hem kadın özgürlüğünü hem de özgür basını simgeliyor.

İlk Kürt gazetesi olan 'Kürdistan', 22 Nisan 1898'de, Kahire'de Mîqdat Mîdhed Bedirxan tarafından yayımlandı. O günden bugüne Kürdistan coğrafyasında gazetecilik, yıllarca ağır siyasi kısıtlamalar ve güvenlik tehditleri altında varlığını sürdürdü. Buna rağmen Kürt basın tarihi, özellikle kadın gazetecilerin kararlı mücadelesiyle önemli bir gelişim gösterdi. Kadınlar, sadece haber aktarmakla kalmayıp toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ataerkil yapılara ve iktidar baskısına karşı da kalem ve kamera ile direndi. Bugün Kürdistan’ın dört parçasında binlerce kadın gazeteci, hem mesleki hem de sosyal bir dönüşümün öncüsü konumunda.

Kadın gazeteciler, zorlu koşullara rağmen kendi kurumlarını kurmayı başardı.  Bunlar arasında; Rojnameya Rêwan, Malpera Newaya jin, Medaya Jin TV, Ajansa Nujinha - Jinnews ajansları ve Magazine Tirûske yer alıyor. 

Kadın gazetecilere yönelik ihlaller

Kürdistan Gazeteciler Birliği’nin verilerine göre bölgede yaklaşık 8 bin gazeteciden bin 600’ü kadın. Birliğin kayıt kısıtlamaları nedeniyle binlerce gazeteci, çoğunluğu kadın olmak üzere resmi istatistiklere yansımıyor. 2025 yılı, basın özgürlüğü açısından özellikle kadın gazeteciler için zor geçti. Metro Center verilerine göre yıl içinde kaydedilen ihlallerin yüzde 10’u kadınlara yönelikti. Kürdistan Gazeteciler Birliği’nin ilk 10 aylık raporuna göre:

* 6 kadın gazetecinin hakları ihlal edildi,

* 35 kadın gazeteci işten çıkarıldı,

* 5 kadın gazeteci görev sırasında yaralandı.

Güney Kürdistan’da son 33 yılda ise 12 kadın gazeteci katledildi.

Hawar ve Rewşan Bedirxan

Kürt basın tarihindeki dönüm noktalarından biri, 15 Mayıs 1932’de yayımlanmaya başlayan Hawar Dergisi’dir. Latin alfabesiyle çıkan ilk Kürtçe dergi olan Hawar, ulusal kimlik ve dil mücadelesinin simgesi haline geldi. Rewşen Bedirxan, eşi Celadet Ali Bedirxan ile birlikte derginin neredeyse tüm işlerini üstlendi. Yönetim, köşe yazarlığı ve editörlük yaparak Kürt dili ve edebiyatının modernleşmesinde kritik rol oynadı.

Sara direnişin sesi oldu

Kürtlerin tarihindeki en önemli ve etkili adım, Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) kurulmasıdır. PKK ile Kürdistan'da modern bir süreç başladı. PKK’nin kurucu isimlerinden Sakine Cansız (Sara), Diyarbakır Hapishanesi’ndeki işkence koşullarında bile direnişin sesini duyurdu. Hawar dergisini el yazısıyla çoğaltarak Mazlum Doğan ve yoldaşlarının mücadelesini kamuoyuna taşıdı.

Gurbetelli karanlığa ışık tuttu

1985-1995 yılları arasında köyleri yakmaya, Kürtleri ortadan kaybetmeye ve Kürt adını yasaklamaya başladı. Bu süreçte, bu eylemler belgelendi ve Gurbetelli Ersoz gibi gazetecilerin önderliğinde soykırım ortaya çıkarıldı. Gurbetelli Ersoz, gazetecilik kariyerine 1990 yılında 'Hedef' dergisinde başladı ve 10 Aralık 1990'da orada çalışırken tutuklandı. 15 gün işkence gördü ve 2 yıl Malatya Hapishanesi'nde hapis yattı. Serbest bırakıldıktan sonra gazetecilik kariyerine devam etti ve Kuzey Kürdistan ve Türkiye'de yayınlanan Özgür Gündem gazetesinin genel müdürü oldu. Gurbetelli, gazetecilik alanındaki mücadeleyi yeterli bulmadı ve 1995’de gerillaya katıldı. 7 Ekim 1997'de Güney Kürdistan bölgesinde şehit oldu.

Şîlan Aras

Dağın sarsılmaz kalemleri

Özgürlük dağlarında basın-yayın alanında büyük emek ve çaba sahibi olan başta Saime Aşkın, Berîtan (Gülnaz Karataş), Canda Türkmen, Şehit Sarya Onur, Roza Dırbisi, Şehit Zeynep Erdem (Sivas), Zeynep Erdem (Bingöl), Ronahî (Bedriye Taş), Gurbetelli Ersöz, Şîlan Kobanê, Şîlan Aras, Rojînda Ada, Zîlan Pepule, Hebun, Deniz Fırat, Nujiyan Erhan, Arjîn Amed, Hindistan Penaber, Zelal Sîdem, Sema arkadaşlar da kadın basıncılığı anlamında önemli bir miras bırakmışlardır. 

Gazeteci Ayfer (Şilan Aras), kadın katliamlarını araştırmak için gittiği İran’da 19-23 Temmuz 2006 tarihleri arasında İran rejimi tarafından katledildi.

Deniz Firat, ön cephelerden bilgi aktardı, Kürtlere karşı kurulan komploları ifşa etti

DAİŞ vahşetini dünyaya duyurdular

2014’de DAİŞ, bazı uluslararası devletlerin ve Türk devletinin desteğiyle Kürdistan genelinde katliamlar gerçekleştirmeye çalıştı. Şengal, Mexmûr ve Rojava Kürdistan'ında soykırım saldırıları düzenlediler. Kadın gazeteciler Deniz Firat, Nûjiyan Erhan ve Dilişan İbîş, DAİŞ’in vahşetini ve Kürt halkının direnişini dünyaya göstermek için özverili bir şekilde ön cephelere gittiler. DAİŞ’in 2014’de Güney Kürdistan'ı işgal etmeye çalıştığı sırada Deniz Firat, ön cephelerden bilgi aktardı, Kürtlere karşı kurulan komploları ifşa etti ve hayatının son anına kadar Mexmûr’un ön cephelerinde direnişin sesini duyurdu. Nûjiyan Erhan da Êzîdî halkına ve Êzîdî kadınlarına yönelik saldırı girişimini ve Şengal'in direnişini de haberleştirdi.

Nüjiyan, 3 Mart 2017'de Şengal'de görev başındayken şehit oldu.

 Dilişan İbiş de Rojava’da kadınların DAİŞ’den kurtuluşunu belgeliyordu. Dilişan 12 Ekim 2017'de Deyrizor’da halkın kurtuluş haberlerini aktarırken şehit oldu. 

Gülistan hakikati duyurdu

Türk devletinin SİHA saldırısıyla katlettiği gazetecilerden Gulistan Tara, 2000'den itibaren Kürt özgür basınının çalışanı olarak birçok alanda bulundu. Devrim sürecinde Rojava’da bulunan ve 2018'den itibaren de Başûrê Kurdistan’da çalışmalarına devam eden Gülistan tara, buradaki çalışmalarıyla Kürt kadınların içinde bulunduğu durumu, özel savaş politikalarını ve hakikati kamuoyuna duyurmaya çalıştı.

Tişrin’den yükselen ses: ‘Buradayız!’

2024’de, Rojava’daki Kürt halkına karşı komplolar yeniden tüm hızıyla devam ediyordu. Türk devleti ve çeteleri Rojava Devrimi'ne saldırdı. Bunun üzerine Hawar Haber Ajansı'nda çalışan Cihan Bilgin ve meslektaşı Nazım Dastan, Tişrin Barajı'na doğru yola çıktılar. Cihan Bilgin barajda "Buradayız" diyerek Türk devletinin maskesini düşürdü. Cihan Bilgin ve gazeteci Nazım Dastan, 19 Aralık 2024'te, Tişrin - Sirin yolunda görevlerini yerine getirirken işgalci Türk devletinin araçlarına düzenlediği hava saldırısında şehit oldular. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.