- MKG’nin Nisan ayı raporuna göre; 34 gazeteci yargılanırken, iki gazeteciye toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi, 16 platforma erişim engeli getirildi, 5 gazeteci ise halen tutuklu bulunuyor.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Nisan ayı kadın gazetecilere yönelik hak ihlali raporunu paylaştı. Kadın gazetecilere yönelik hak ihlallerinin, çok boyutlu ve sistematik bir biçimde devam ettiği belirtilen raporda, gazetecilerin hem sahada hem yargı mekanizmalarında hem de sanal alanlarda baskı altına alındığı kaydedildi. Gazetecilerin haber takibinin engellenmesinin, tehdit edilmesinin ve soru sorma hakkının fiilen ortadan kaldırılmasının öne çıktığı belirtilen raporda, “Özellikle 1 Mayıs öncesi alınan kararlarla gazetelerin alana girişinin engellenmesi ve Meclis’te bir gazetecinin soru sormasının fiziki müdahale ile bastırılması, basın faaliyetinin doğrudan hedef alındığını gösterdi. Bu süreçte gazetecilere yönelik cinsiyet temelli tehdit ve taciz de devam etti. JINNEWS Haber Müdürü ve derneğimizin Van Şube Başkanı Öznur Değer’in sokak röportajı sırasında sözlü taciz ve tehdit edilmesi, sahada çalışan gazetecilerin özgün risklerle karşı karşıya bırakıldığını bir kez daha ortaya koydu” denildi.
Yargı kullanılıyor
Raporda, şu ihlallere yer verildi: “Gazeteci Hamdiye Çiftçi Öksüz’e ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası, yargı yoluyla gazeteciliğin kriminalize edilmesinin somut göstergelerinden biridir. İfade özgürlüğü alanında ise yargı baskısı Nisan'da belirgin biçimde sürdü. Çok sayıda gazeteci hakkında ‘örgüt üyeliği’, ‘örgüt propagandası’, ‘hakaret’ ve ‘devleti aşağılama’ gibi iddialarla soruşturma ve davalar açıldı. Devam eden dosya sayısının ve yargılanan gazeteci sayısının yüksekliği, yargının bir baskı aracına dönüştürüldüğünü gösterirken; verilen hapis cezaları, gazetecilik faaliyetinin kriminalize edildiğini ortaya koydu. Özellikle Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararlarına rağmen yeniden yargılamaların sürdürülmesi ve cezaların tekrarlanması, yargı kararlarının gazeteciler aleyhine sistematik biçimde işletildiğini gösteren önemli bir veri olarak öne çıktı.
Dijital sansür
Nisan'da çok sayıda gazetecinin dijital medya hesabı erişime engellenirken, haber platformlarının hesaplarının kapatılması ve çok sayıda habere erişim engeli getirilmesi, bilgiye erişim hakkının doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Özellikle BTK talepleri doğrultusunda uygulanan engellemeler ve 5651 sayılı yasa gerekçe gösterilerek getirilen yasaklar, dijital alanın da denetim altına alınmak istendiğini gösterdi.
Doğrudan işten çıkarma ya da kart iptali gibi uygulamalar yerine, gazetecilerin yargı ve sansür mekanizmalarıyla çalışamaz hale getirilmesi öne çıktı. Nisan verileri, gazetecilere yönelik baskının tekil değil, çok katmanlı ve süreklilik arz eden bir politika olarak sürdüğünü ortaya koydu. Sahada engelleme, yargı yoluyla kriminalizasyon ve dijital sansürün birlikte işletildiği bu süreçte, gazeteciler hem mesleklerini icra etme hem de kamuyu bilgilendirme hakları açısından ciddi ihlallerle karşı karşıya bırakıldı.
Engellemeler
En az iki gazeteci hakkında soruşturma açılırken, bir gazeteci tehdit edildi, iki gazetecinin haber takibi engellendi, iki yayın organı saldırıya maruz kaldı. Gazetecilere yönelik düşünce ve ifade özgürlüğü ihlalleri kapsamında ise en az iki gazeteci hakkında soruşturma, bir gazeteci hakkında dava açıldı. Yargılaması süren dosya sayısı 12 olurken, bu dosyalarda toplam 34 gazeteci yargılanıyor. Mahkemeler tarafından iki gazeteciye toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. En az 5 gazeteci tutuklu bulunuyor; Elif Bayburt, Hatice Duman, Nadiye Gürbüz, Özden Kınık ve Pınar Gayıp.