Uluslararası ve bölgesel güçlerin Suriye'deki iç dinamikleri 'çözüm süreci' dışında tutması üzerine Rojava Demokratik Toplum Hareketi (TEV DEM), sahadaki tüm demokratik muhalif grupları bir konferansta toplama kararı aldı. Önümüzdeki aylarda Qamişlo'da yapılması beklenen toplantıda muhalif güçler, Kürtlerin öncülüğünde Suriye'deki savaşın son bulmasına dair çözüm projelerini hazırlayacak.
Rojava modeli masada olacak
TEV DEM'in bileşenleri Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile Rojava Kanton Yönetimleri, Suriye'deki savaşın sona erdirilmesi için Demokratik Özerklik modelinin tüm ülkeye yayılması gerektiğini ifade ediyor. PYD ile Kanton Yönetimleri hazırlıkları süren toplantıda Rojava'da inşa edilen Demokratik Özerklik sistemini ve kanton yönetim şeklini anlatarak; eşitliği, adaletli paylaşımı ve özgür birlikteliği esas alan çok dilli, çok kültürlü bu alternatif modelin Suriye ve Ortadoğu'nun sorunlarına çözüm olabileceğini ve böylece toplumlar arası barışın sağlanabileceğini ifade edecek.
Çözüm Demokratik Suriye'de
TEV DEM bileşenleri, "Çözüm özerk Rojava ve Demokratik Suriye'de" diyor. Siyaset bilimciler de Suriyeli gerçek muhalif grupların içinde yer alacağı "Demokratik Suriye" projesinin savaşın sona erdirilmesi için tek çare olduğunu belirtiyor.
Viyana'da ne çıkmıştı?
Suriye'deki savaşı bitirme gayesiyle son üç yıldır Cenevre ve Moskova'da yapılan çok sayıda görüşmeden sonuç alamayan ABD ile Rusya, en son Avusturya'nın başkenti Viyana'da yeni toplantılar organize etmişti. Viyana'da 23 Ekim’den bu yana yürütülen görüşmelerden altı ay içinde Suriye’de bir geçiş hükümeti kurulması, 18 ay içinden de seçime gidilmesi ve yeni anayasa yapılması kararı çıktı. Anlaşmaya göre; bu 18 ay içinde ülkede ateşkes sağlanması hedefleniyor. Ancak olası ateşkesin DAİŞ'i kapsamayacağı ve çete örgütle mücadelenin süreceği açıklandı.
Plan işler mi?
Bu uzlaşmayla Suriye savaşının son bulması için ilk defa siyasi bir adım atılmış oldu. Ancak ABD ile Rusya arasında Beşar Esad'ın geleceği konusunda henüz bir anlaşma sağlamadığı için bu planın ne kadar işleyeceği belirsizliğini koruyor.
Muhalifler ve rejimle görüşülecek
Önceki gün konuya ilişkin bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye'de en geç Ocak ayında, siyasi bir geçiş sürecinin mümkün olup olmadığının anlaşılacağını söyledi. Bu kapsamda Ocak ayında muhalif gruplar ve rejim güçleriyle yeniden görüşmelere başlayacağı belirtiliyor. Rojavalı Kürtlerin bu toplantılara davet edilip edilmeyeceği ise henüz bilinmiyor.
Sahadaki demokratik muhaliflerle görüşülmeli
Uzmanlar; ABD, Rusya ve Birleşmiş Milletler öncülüğünde şimdiye kadar yapılan Suriye gündemli toplantılara sahadaki gerçek muhaliflerin davet edilmediğine dikkat çekerek, "Uluslararası ve bölgesel güçler istedikleri kadar toplansınlar ve karar alsınlar, Kürtler dahil olmak üzere Suriye'nin gerçek muhalifleri toplantılara çağrılıp, görüşleri alınmaya kadar soruna çözüm bulamayacaklar. Eğer istedikleri gerçekten çözüm bulmak ve savaşı sonlandırmak ise sahadaki demokratik muhaliflerle görüşülmeli" diyor.
Kürtler en önemli aktör
Suriye ve Rojava'daki gelişmeleri yakından takip eden Etmanê Bereket de aynı görüşte. Bereket dün ANHA'da çıkan analizinde sözkonusu görüşmelerde şu anda bölgedeki en önemli aktör konumunda olan Kürtlerin mutlaka davet edilmesi gerektiğini belirtti. Bereket, Kürtlerin önemini de sahada DAİŞ'e karşı etkili mücadele veren tek güç olmasına ve Rojava'daki tüm halkların katılımıyla istikrarlı bir sistem oluşturmasına bağladı. Bereket analizinde "Şayet Kürt halkının kendi kendisini yönetmesi ve özgürlüğü kabul edilmese, çözüm adı altında öne çıkarılmaya çalışan hiçbir proje sonuç almaz ve yarım kalır" uyarısında da bulundu.
Çözüm projeleri görülmeli
Yazar analizinde hem Kürtlere hem de uluslararası güçlere dair şu öneri ve tespitlerde bulundu: "Kürt halkı kendisini yılbaşında yapılacak olan toplantı için iyi hazırlamalı, konfederal bir proje olan Demokratik Suriye projesini öne çıkarmalı ve toplantıda yer almalı. Kürt halkının öne çıkardığı bu proje başta bütün Suriye halkları ve insanlık için önemli bir projedir. Özellikle de uluslararası koalisyon ve Rusya’nın bu gerçeği iyi görmesi ve toplantılarda Kürtlere yer vermeleri gerekir. Durum bu olursa 'Suriye krizinin çözümü için bazı adımlar atılmış oldu' diyebiliriz. Bunun dışında da Kürtlerin realitesi hiçbir şekilde kabul edilmemiş olur. Bu durum da Kürtler tarafından kabul görmeyecektir."
HABER MERKEZİ