Rojava'ya yeni saldırı vizesi 

24 Mayıs 2022 Salı - 21:30

Erdoğan

Erdoğan

  • Ukrayna savaşıyla yeniden pazarlık gücünü artıran Türk hükümeti, İsveç ve Finlandiya'nın NATO başvurusuyla birlikte Güney Kürdistan'da olduğu gibi Batı Kürdistan'daki yeni işgal saldırıları için elinin iyice rahatlatılmasını istiyor.
  • Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kürdistan'da desteğini esirgemeyen İngiltere ve ABD'nin başını çektiği NATO'dan, Efrîn ve Girê Spî arasındaki hat için vize aldığının; ilişkilerini hatırlattığı Rusya'nın da sessiz kalacağının işaretini verdi. 

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO ve Batı bloku ile görüşmelerini anlattığı önceki günkü konuşmasında, "Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgeler oluşturmak için başlattığımız çalışmaların eksik kalan kısımlarıyla ilgili yeni adımları da yakında atmaya başlıyoruz" dedi. QSD, tehdidi ciddiye alırken, 'garantör devletler' dediği Rusya ve ABD dün öğleye kadar herhangi bir açıklama yapmadı. QSD bileşenlerinin sahadaki askeri komutanları da artan saldırılarla birlikte yoğun güç yığınağına işaret etti. 
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından konuştu. Son Kabine Toplantısı'nın ardından uluslararası gündemle ilgili kritik görüşmeler yaptıklarını söyledi.

NATO için tek başlıkları

NATO'nun genişlemesi konusundaki yaklaşımlarının Kürtlere karşı savaştan kaynakandığını "terörle mücadele konusundaki ilkeli tutumumuzdan kaynaklanıyor" şeklinde formüle eden Erdoğan, bu çerçevede, geçen cuma ve cumartesi günü yoğun telefon diplomasisi yürüttüğünü; Hollanda Başbakanı Mark Rutte, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile enine boyuna konuştuklarını söyledi. Muhataplarının tamamına, Türkiye'nin, NATO'nun genişlemesi konusundaki yaklaşımını açıkça paylaştığını belirten Erdoğan, QSD ve kurucu bileşenleri YPG ile YPJ'yi de "terör örgütü" olarak gördüğünden "Her şeyden önce, terör örgütlerinin, insanlığın güvenliği için ortada olan NATO'da yer almasını kabullenemeyiz" dediğini aktardı.

İsveş Başbakanı ne söyledi?

Erdoğan, İsveç ve Finlandiya'da halen Türkiye karşıtı yaklaşımların devam ettiğini ileri sürerek, Kürtlerine bu ülkelerdeki gösterilerine işaret etti ve İsveç Başbakanı Magdalena Andersson'a seslendi: "Bak bana neler söyledin ama buyur. Bak Stockholm caddelerinde bağırarak çağırarak yürüyorlar. Senin polisin de onları koruma altına alıyor. Bu ülkelerin, terör örgütlerine fiili ve siyasi destek vermekle Türkiye'den NATO üyeliğine 'evet' demesini beklemek arasında bir tercih yapmaları, bunun da somut emarelerini ortaya koymaları gerektiğini söyledik. Buradan bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum, somut uygulamalarıyla bu değişimi gördüğümüzde Türkiye olarak üzerimize düşenleri yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın."

Yeni işgal saldırısı

Erdoğan, asıl pazarlık konusunun ve kendilerine verilen vize ile güvenceleri ise şu sözleriyle ifade etti: "Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgeler oluşturmak için başlattığımız çalışmaların eksik kalan kısımlarıyla ilgili yeni adımları da yakında atmaya başlıyoruz. 

Saldırılacak alanlar

Ülkemize ve güvenli bölgelerimize sık sık yapılan saldırıların, tacizlerin, tuzakların merkezi konumundaki alanlar harekat önceliğimizin başında yer almaktadır. 

MGK'nın Perşembe toplantısı

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, istihbaratımız, emniyet güçlerimiz hazırlıklarını tamamlar tamamlamaz bu operasyonlar başlayacaktır. Perşembe günü yapılacak Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantımızda bu hususları enine boyuna değerlendirecek ve kararlarımızı alacağız. Biz de gereken görüşmeleri yaparak, sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesini temin edeceğiz. Ülkemizin güvenlik hassasiyetlerine saygı gösterenler ile kendi çıkarları dışında hiçbir derdi olmayanların ayrımını bu süreçte bir kez daha görecek ve gelecekteki politikalarımızın referansı yapacağız."

Rusya hatırlatması

Erdoğan, Suriye'deki etkisi ve Kuzey-Doğu Suriye'de hedef alanlardaki rolü dolayısıyla Rusya'yı dikkate aldığını ve 'sessizliğini' sağlayabileceğinin işareti, şu sözleriyle verdi: "Karadeniz'in kuzeyindeki savaşta dahi toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına yapılan saldırıyı asla kabul etmediğimizi açıkça belirttiğimiz Ukrayna'ya en ciddi, somut ve işe yarar desteği biz verdik. Rusya ile ilişki kurduğumuz her platformda ve her seviyede bu tutumumuzu kendilerine de mertçe söyledik. Rusya ile siyasi ve insani ilişkileri sürdürerek, bölgede önce ateşkesin sağlanması, ardından kalıcı bir barış anlaşmasının yapılması hususunda en samimi çabaları Türkiye sergiledi."

QSD: Garantörlerle paylaşıyor

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Basın İrtibat Merkezi, Erdoğan'ın bu konuşmasının ardından kısa bir açıklama yaptı. Basın Sözcüsü, “Kuzey-Doğu Suriye’de bulunan garantör güçlerin stratejik konumlarında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Türk devletinin gündemi ısıtmak ve bölgenin istikrarını bozmak için yaptığı tehditlerin amacı DAİŞ’i yeniden canlandırmaktır. Güçlerimiz Türk devletinin tehditlerini en ince ayrıntısına kadar araştırmakta ve elde ettiği bilgileri uluslararası garantör güçlerle paylaşmaktadır” dedi. 

ABD ve Rusya duymadı!

Erdoğan'ın konuşmasının ardından QSD'nin "garantör güçler" dediği ABD ve Rusya'dan ise dün öğle saatlerine kadar herhangi bir açıklama yapılmadı.