Strasbourg’taki açlık grevi eylemcilerinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması için yaptığı açlık grevi bugün 44.günde. Doktorlar, eylemcilerin sağlık durumlarının her geçen gün daha da ağırlaştığını belirterek, uluslararası kurumların bir an önce harekete geçmesini istedi.
Fransa’nın Strasbourg kentinde 14 aktivistin başlattığı açlık grevi bugün 44. gününde. Sağlık sorunlarını artan açlık grevi eylemcilerini ziyaret eden Heyva Sor Kurdistanê Başkanı Rojvan Bilgin, uluslararası kurumları göreve çağırdı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin kırılması için Fransa’nın Strasbourg kentinde 17 Aralık 2018 tarihinde aralarında, siyasetçi, aktivist, gazeteci ve akademisyenlerin de olduğu 14 eylemcinin açlık grevi 43 günü geride bıraktı. Her gün Fransız siyasetçilerin yanı sıra Türkiyeli ve Kürdistanlı kurum, siyasetçi, şahsiyet olmak üzere yüzlerce kişi ziyaret ederek, dayanışma mesajı veriyor.
En son eylemcileri ziyaret eden de Heyva Sor a Kurdistanê’nin yönetimi oldu. Geçtiğimiz hafta sonu kongresini yaparak, yönetimini yenileyen Kürt yardım kuruluşu eylemcileri ziyaret ederek, sağlık kontrolünde bulundu. Burada konuşan kuruluş başkanı Rojvan Bilgin, durumun artık kritik bir aşmaya geldiğini söyledi.
Dr. Gülşen: Kaygılıyız
Öte yandan Strasbourg açlık grevi doktorlarından Dr. Fahrettin Gülşen ise dün 5’nci genel sağlık taraması yaptı. Yapılan taramada açlık grevi eylemcilerinin sağlık sorunlarının arttığı, eylemcilerin kritik aşamaya girdiği belirtildi.
Dr. Fahrettin Gülşen, şunları söyledi: “Daha önce de kamuoyu ile paylaştığımız bir takım belirtiler var. Bu belirtilerin gün geçtikçe yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Örneğin Tinnitus adını verdiğimiz kulak çınlaması bir hayli yoğunlaşmış durumda. Bir önce ki kontrolümüz de 5-6 kişide tespit ettiğimiz bu durum şu anda tüm eylemcilerde mevcut. Daha önceki kontrolde bir kaç kişide karşılaştığımız mide bulantısı şu an da hemen hemen tüm eylemcilerde baş göstermiş durumda. Ayrıca yüksek-düşük tansiyon, yüksek- düşük nabız durumu, hemen hemen tüm eylemcilerde bulunuyor. Bu durum, eylemcilerde baş dönmesine, halsizlik ve uykusuzluğa neden oluyor. Eylemcilerden bazıları günde 1-2 saat ancak uyuyabiliyor. Uykusuzluk, arkadaşların günü zor geçirmesine ve halsiz kalmasına neden oluyor. Açlık grevinde olan bir eylemci için bunlar ciddi semptomlardır. Bunların giderilmesi için mutlaka medikal bir takım müdahaleler gerekiyor fakat eylemciler bunu kabul etmediği için kaygılarımız artıyor.
Bu durum korkutuyor!
Bazı eylemcilerde gribal enfeksiyonlar sonucunda iltihap durumların ortaya çıktığını daha önce kamuoyu ile paylaşmıştık. Ancak eylemciler tedaviyi kabul etmediği için bu iltihap akciğerlere doğru yayılmaya başlamış durumda. Bizi en çok korkutan durum da bu. Bu durumun tedavisi için eylemcilerle görüştük fakat eylemciler buna olumsuz cevap verdi. İltihabın akciğerlere doğru yayılması sağlık sorunları ile birlikte yaşamsal sorunları da ortaya çıkaracak. Yani ölümlerle de karşılaşma durumu söz konusudur. Şunu belirteyim. Tespit ettiğimiz semptomlar, 43’ncü gün itibariyle normal değildir. Ortaya çıkan semptomları erken semptom olarak kabul ediyorum. İleriki günlerde bu semptomların ciddi komplikasyonlara yol açacağı kaygısını taşıyorum. Umarız ki grevdeki arkadaşların talepleri bir an önce karşılanır ve eylemcilerde daha fazla komplikasyon yaşanmadan, kalıcı hasarlar oluşmadan bu eyleme son verilir.”
Sınır Tanımayan Doktorlara çağrı
Heyva Sor a Kurdistanê Başkanı Rojvan Bilgin ise Heyva Sora Kurdistanê olarak ziyarette geldiklerini belirterek, yaptıkları sağlık taramasının sonuçlarını aktardı: “Bizim iki doktorumuz burada sürekli eylemcilerin sağlıklarıyla ilgileniyorlar. Ancak ben kendim de bugün bir sağlık taraması yaptım. Eylemcilerin moralleri iyi. Ancak maalesef bu durum sağlıkları için geçerli değil. Aşırı kilo kaybı olmak üzere çok ciddi hastalıklar var. Bu da ön semptomlardır. Eylemcilerin taleplerinin bir önce dikkate alınması gerekiyor. Hem bir sağlıkçı hem de bir insan hakları aktivisti olarak uluslararası kurumların bir önce devreye gerektiğine inanıyorum. Beklentimiz bu insanların ciddi risklerle karşılaşmaması için taleplerinin Kabul edilmesidir.”
Dr. Bilgin, uluslararası Sınır Tanımayan Doktorlar Birliği’ne de çağrıda bulunarak, eylemcileri ziyaret edip, taleplerini dinlenmesi gerektiği vurgusunda bulundu.
Öte yandan hafta sonu ise açlık grevi direnişçilerini ziyaret eden Kürdistanlılar, direnişçilere moral verdi.
Ziyaretçilerden Sait Öztürk, Kürtlerin bulunduğu her alanda ayağa kalkarak açlık grevi eylemcilerine destek vermesini istedi.
Almanya’nın Darmstadt kentinden, eylemcileri Ciwanên Azad adına ziyaret eden Cane Kobanê de, Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevi eyleminin aynı zamanda özgür kadın mücadelesinin yükselmesi anlamına geldiğini vurguladı.
HDK-Almanya Eşbaşkanı Ali Mitil de Türkiye’de halklar üzerindeki baskı ve ablukayı kırmanın yolunun İmralı tecridini kırmaktan geçtiğini söyledi. Mitil, bu tecridin aynı zamanda sol, sosyalist hareketlere, emek hareketlerine, özgürlük ve demokrasi isteyen herkese uygulandığını vurguladı.
Pazarcıklılar Derneği pirlerinden Hüseyin Bildik de, Leyla Güven’in Diyarbakır zindanında başlattığı eylemin aynı zamanda Kemal Pir’in, Hayri Durmuş’un ve arkadaşlarının başlattığı ve Kürt halkını dirilten mücadeleye, anlam kattığını belirtti. Kürt Halk Önderi üzerindeki tecridin kabul edilemez olduğunu dile getiren Pir Hüseyin Bildik, bu tecridin ezilen ve demokrasi, özgürlük isteyen tüm herkese uygulandığını dile getirdi.
STRASBOURG