Bir Arap atasözü derki, “Sağlığı olanın umudu, umudu olanın herşeyi var demektir”.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 12 Eylül darbesinin ürünü olup Erdoğan ve ekibi tarafından korunan yüzde 10 barajını tüm zorbalıklara rağmen aştı. Aşacağı kesindi. Ancak devlet erkanının tüm olanaklarını kullanıp HDP’yi Parlamento dışında bırakma çabaları da oldukça yoğundu. 

İşte yukarıda bahsettiğim bu atasözü HDP’nin başarısına, yani insanların sağlıklı kararına açıklık getiriyor. HDP sağlıklı temeller üzerine kurulmuş, umutları yeşerten bir partidir. HDP bu umudunu insanlığa armağan ederek halkları ve inançları kucaklayan ve birleştiren bir oluşum. HDP herkesin umudu olan bir hakikat.

Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’deki halklar ve inançlar işte bundan dolayı HDP’de birleşti ve sağlıklı bir yaşam için karar verdi. Derler ya, sağlıklı bir vucüt kötülüklere karşı katı olandır. Halklar ve inançlar tüm provokasyon ve saldırılara rağmen en büyük zenginliği olan sağlığını koruyarak umuda umut kattı. 

Kürdistan’da sağlığa ve doğaya oldukça zararlı olan ampüller büyük oranda söndürüldü. Zaten güneşin en berrak şekiliyle doğduğu ve böyle denli yakıcı olduğu bir coğrafyada ampüllere gerek yok. Kürdistan’da doğan güneşin aydınlığı tüm Türkiye için yeterlidir. Güneşin özgür kalması dileğiyle sağlıklı günlere.