KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Amed’deki saldırının ‘Ben yoksam bunlar olur’ diyen AKP’nin yeniden tek başına iktidar olmak için yaptığı kaos planı ve savaş ilanı olduğunu söyledi. Seçimlerin ortaya çıkardığı demokratikleşme umudunun hedeflendiğine dikkat çeken KCK, demokratik ittifakı genişleterek AKP’ye geçit verilmemesini istedi. 

Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, Kürt halkının Yeni İHYA DER Başkanı‘na saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığının altını çizerek, şunları belirtti: “Amed’de yaşanan olayların içinde ne Kürt Özgürlük Hareketi ne de Kürt demokratik hareketi bulunmaktadır. Yaşananlar tamamen yurtsever Kürt halkına yönelik saldırılardır. Hüda-Par’a yakın olduğu söylenen bir dernek yöneticisine yönelik saldırı da, Kürt halkına yönelik sindirme saldırılarını gerekçelendirmek için yapılmış bir provokasyondur. Bu saldırıyı kim yapmış olursa olsun yapanlar kesinlikle Kürt halkının seçim zaferinin etkisini ortadan kaldırmak isteyenler ve Kürt halkına yönelik saldırı ve sindirme konseptini planlayanlardır.” 

Saldırının zamanlamasına dikkat çeken KCK, Kürt halkının siyasi gücü ve etkisinin arttığı bir dönemde gerçekleşen saldırının failini de ortaya koyduğunu belirtti. 


Katliam planlandı

5 Haziran’da Amed’deki katliamın bir benzerinin de 9 Haziran’da yapılmak istendiğine dikkat çeken KCK, “Devletin bilgisi dahilinde silahlanmış bazı güçlerin açık bir biçimde polislerin himayesinde halka saldırarak terör estirmesi ve birçok yurtseverin katledilmesi ve yaralanması ne yapılmak istendiğini ortaya koymaktadır” dedi. KCK, saldırılarda yaşamını yitirenleri anarak, “Özgürlük ve demokrasi şehitlerinin ailelerine ve halkımıza başsağlığı diliyoruz. Bu şehitlerin anısına demokratik Türkiye ve özgür Kürdistan’ı yaratarak cevap vereceğimiz sözünü yineliyoruz” diye kaydetti.

Saldırının geçmişteki Hizbulkontra adıyla bilinen JİTEM kontrolündeki saldırıların bir benzeri olduğunu kaydeden KCK, 

Hüda-Par sözcülerinden Hüseyin Yılmaz’ın “kaos yaratmak istiyorlar; emniyet güçleri de görevlerini yapmıyor” sözlerini de “Gerçekleri örtmeye ve saldırganları meşrulaştırmaya yönelik bir demogoji” olarak nitelendirdi. 


Sağduyu istismar ediliyor

“Büyük bir seçim başarısından sonra Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu başarıyı gölgeleyecek hiçbir tutumda olmayacağı bilinmesine rağmen, Kürt Özgürlük Hareketi’nin seçim öncesi yapılan saldırılara karşı gösterdiği sağduyu istismar edilerek halka saldırılmakta ve Kürt Özgürlük Hareketi tahrik edilmektedir” diyen KCK, içinde kontra güçler olsa da saldırının arkasında devletin derin güçlerinin bulunduğuna işaret etti. 

“Kürt Özgürlük Hareketi, AKP hükümeti ve derin güçlerin, bazı güçleri Kürt Özgürlük Hareketi’ne saldırtmak istediğini bildiğinden her türlü saldırı karşısında sağduyulu davranmış, hep ‘ya sabır’ tutumu içinde olmuştur” denilen açıklamada şöyle devam edildi:

“Seçim öncesi Hareketimiz de, Kürt demokratik güçleri de tahriklere gelmeyerek AKP ve derin güçlerin oyunlarını bozmaya çalışmıştır. Bugüne kadarki tutumu da bu yönde olmuştur. Ancak devletin ve AKP hükümetinin Kürt Özgürlük Hareketi’nin güçlendiği her dönemde ya asker ve polis ya da kontra güçleri Özgürlük Hareketi’ne saldırtma politikası bulunmaktadır. 6-9 Ekim Kobanê protestolarında 40’tan fazla yurtsever; kontralar, polisler ve faşistler tarafından katledildiği halde, öldürülen Hüda-Par’lı 2-3 kişinin faili olduğu söylenen ve daha sonra çoğu serbest bırakılan bazı çocuklar ve gençler yakalanmış, ama diğer ölümlerin hiçbirinin faili ne bulunmuş ne de yargılanmıştır.  


90’lı yıllarda nasılsa bugün de öyle

Eğer bugün kendilerine ‘Hizbullah’ diyen kontra güçler halka saldırma cesareti gösteriyorsa arkasında kesinlikle derin güçler vardır. Hatta bu saldırılar kendine Hizbullah maskesi takan derin güçlerin saldırıları olarak görülmelidir. Zaten 9 Haziran’da işlenen cinayetler ve yapılan saldırılar da polislerin gözü önünde gerçekleştirilmiştir. 1990’lı yıllardaki saldırılar ve cinayetler nasıl yapılmışsa 9 Haziran’daki saldırı da aynı biçimde polislerin gözü önünde gerçekleşmiştir.”


Ben yoksam bunlar olur diyor

KCK, yaşananların tamamen halkı sindirmeye yönelik AKP yapımı saldırılar olduğunu kaydetti. “Hizbullah adı altında halka saldıran JİTEM’dir; derin güçlerin örgütlediği çetelerdir” ifadesini kullanan KCK, “Kürt Özgürlük Hareketi aylardır yapılan saldırılar karşısında sağduyusunu korumuş ve AKP’nin oyununa gelmemiştir. Hareketimizin bu yaklaşımı bilinerek istismar edilip halkın sindirilmesi hedeflenmiştir. Yaşanan olayların başka türlü izahı yoktur. AKP hükümeti seçim öncesi gerilim yaratıp oyunu koruyup iktidarını sürdürmek istemişti. Seçim sonrası da bu yönlü saldırı ve provokasyonlarla kaos yaratıp ‘benim tek başıma iktidar olmadığım yerde bunlar olur’ diyerek yeniden tek başına iktidar olma hesapları yapmaktadır. İktidarda kalmak için başvurduğu çirkin yöntemlere şimdi yeniden iktidar olmak için başvurmaktadır” diye belirtti. 


Dikta rejimine geçit vermeyin

Saldırıyı AKP’nin Kürt halkına savaş ilanı olarak nitelendiren KCK, “Saldırılar bu seçimle birlikte ortaya çıkan demokratikleşme umudu ve fırsatına yapılmıştır” vurgusunu yineleyerek kamuoyuna çağrıda bulundu: “Kamuoyu ve demokrasi güçleri Kürt halkına ve demokrasi güçlerine yönelik bu planlı saldırılar karşısında duyarlı olmalı, bu saldırıları püskürtmek için demokratik ittifak ve demokrasi mücadelesini geliştirerek Türkiye ve Kürdistan’da baskıcı ve otoriter rejim heveslilerine geçit vermemelidir.” 


 ANF/BEHDİNAN