
İyi ki ben de oradaydım
Kitabın tanıtım yazısında yayınevi Gezi’ye ve Yayınlama gerekçelerine ilişkin ‘’Daha önce yapmadığımız, ya da yapmaya cesaret edemediğimiz bir şeyi o gün o saat yapmamızı sağlayan nedir? Tüm varlığımızı harekete geçiren, ayağa kalkıp inandıklarımızı kararlılıkla savunmamızı sağlayan şey... Bizi sokaklara döken, bütün gece ayakta tutan, pankart yaptıran, saatlerce bilgisayar ve telefon başında mesaj gönderten, erzak taşıttıran, mıknatısla çekilircesine tekrar tekrar meydanlara sokaklara, arkadaşlarımızın çocuklarımızın yanına çeken şey? Hiç tanımadığımız, ama orada birlikte olduğumuz insanlara öyle özenli davranmamızı, yardım etmemizi, şefkat duymamızı sağlayan nedir?
Bütün bunları sağlayanın, adaletsizlik daha fazla hoş görülemediğinde harekete geçen insani bir ortak güdü olduğuna, bunun da tarih yapıcı bir güç olduğuna inanıyoruz. “Doğru olan” adına mücadele etmekten başka yapılacak bir şey kalmadığını anladığımızda, rahatımızı, bedenlerimizi, hatta yaşamlarımızı riske atmamıza yol açan, kızgınlıktan kaynaklanan ve tutkuyla beslenen bir duyarlılık bu.
2013 Haziranı’nın ilk iki haftasında Gezi Direnişine katılanlar buna, zamanın gündelik akışının kendi eylemleriyle nasıl askıya alınabildiğine tanık oldular. İnsanın ender yaşayacağı, “iyi ki ben de oradaydım,” diyeceği anlardı. Hazırlanmış olduğu halde yayımlanmayan, sonra da yayın hayatına son verilen eski NTV Tarih dergisinin “Gezi Direnişi” sayısını, hem bu direnişi hem de Türkiye’de iktidar ile sermaye medyası arasındaki ilişkileri belgeleyen —ve dileriz, günü geldiğinde çocuklarınıza, torunlarınıza bırakacağınız— bir kitap olarak yayımlıyoruz’’ diyor.
Tarihin tozlu sayfalarına karışmıyor
Eski NTV Tarih Yayın Yönetmeni Gürsel Göncü’de : “Tarihin en güzel tarafı, öngörülemez oluşudur.Yaşanmış olanı ne kadar iyi bilirseniz bilin, yaşanmakta olanı ne kadar iyi okursanız okuyun, yaşanacakları her zaman kestiremezsiniz. Türkiye 2013 Haziranı’nda, tarihinde benzeri görülmemiş boyutlara ulaşan kendiliğinden eylemlere sahne oldu. Taksim Gezi Parkı’nda başlayan direniş hareketi yurt geneline yayıldı. Siyasal iktidarın çeşitli uygulama ve anlayışlarını protesto eden insanlar üç hafta boyunca meydanları, sokakları doldurdu. Canlar gitti, canlar yandı; yürekler acıyla, öfkeyle, bazen umutsuzluk bazen umutla, coşkuyla doldu.Biz de NTV Tarih dergisi olarak, olayları tarihselleşecek özgün çerçevesi içinde bütün yönleriyle okurlarımıza sunmaya hazırlanırken, her zamanki gibi işimizi yapıyor, 54. sayımızı oluşturduğumuzu sanıyorduk. Yanılmışız. Meğer o hummalı çalışma, bu kitabı oluşturmak içinmiş. Hazırladığımız sayının basılmayacağı,üst yönetim kararı olarak bildirildi, ardından dergi tümden kapatıldı.
Mamafih onca emekle, zamana karşı yarışarak “yaşarken yazılan tarih” kapağı altında hazırlayıp matbaaya gönderdiğimiz “Fevkalade Nüsha”, bu kapatmaya rağmen tarihin tozlu sayfalarına karışmıyor. “Fevkalade Kitap” olarak yayımlıyoruz. Artık hem Gezi direnişinin hem de Türkiye’deki medya-siyaset ilişkilerinin belgesi, gerçek koleksiyon değeri taşıyan bir kaynak var elinizde. Önce internet ortamında yayımlamıştık, şimdi de kitap olarak sunuyoruz’’ dedi.
KÜLTÜR SERVİSİ