• İsrail, Hizbullah’ın kalesi olan Dahiye’ye saldırı başlattı, Beyrut’a saldırı için de ABD’den onay bekliyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, “vahşi bir İsrail saldırganlığına maruz kaldıklarını” duyurdu.
  • ABD ve İran rejimi, ateşkesi karşılıklı ihlal etti. Trump, bu kez rejimin “gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini” belirtiyor ancak sahadaki gelişmeler, bölgenin yeniden savaşa sürükleneceğini gösteriyor. 

 

Kağıt üstünde ateşkes hâlinde olan ABD ve İran rejimi, hafta sonu birbirlerine yönelik saldırılar düzenledi. Ancak savaşın Lübnan ayağında tablo daha vahim. İsrail-Hizbullah savaşı tırmanıyor ve İsrail, Beyrut’a hava saldırısı düzenlemek için ABD’den onay bekliyor.

Güney Lübnan’daki saldırılarını yoğunlaştıran İsrail, Pazar sabahı erken saatlerde Nebatiye bölgesine bağlı Deyr Zahrani kasabasına saldırdı, sekiz kişi yaşamını yitirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenler arasında üç kadının bulunduğunu ve 19 kişinin de yaralandığını duyurdu. Lübnanlı yetkililer saldırıyı “katliam” olarak nitelendirdi.

Aynı gece Nebatiye bölgesindeki Kfar Sir kasabasında düzenlenen başka bir hava saldırısında ise dört kişinin öldüğü bildirildi. Gün boyunca savaş uçakları 42 farklı yerleşim yerini, İHA’lar ise 14 yerleşim bölgesindeki 18 hedefi vurdu. Bunun yanı sıra 18 yerleşim yeri yoğun topçu ateşine maruz kalırken, üç farklı bölgede çok sayıda ev ve yapı yıkıldı.

İsrail’in saldırılarını ateşkese rağmen sürdürmesine sert tepki gösteren Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, sanal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Lübnan’ın “vahşi ve kınanması gereken bir İsrail saldırganlığına” maruz kaldığını belirterek, özellikle Güney Lübnan’da yaşayan sivillerin büyük acılar çektiğini ifade etti. Avn, Lübnan halkının yaşadığı sıkıntıların sona erdirilmesi için çalışacağını vurgularken, Fransa’nın talebi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Pazartesi günü Lübnan konusunda acil oturum düzenleyeceği açıklandı.

Hizbullah’ın kalesine saldırı emri

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Beyrut'un Dahiye bölgesine yeni hava saldırıları düzenleme talimatı verdi. Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, kararın “Hizbullah’ın ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve İsrail şehirlerine yönelik saldırılarının devam etmesi” gerekçesiyle alındığı belirtildi. Açıklamada, Savunma Bakanı Israel Katz’ın da operasyon kararına dahil olduğu ifade edildi. Dahiye, “Hizbullah’ın kalesi” olarak biliniyor.

Netanyahu'nun 30 Mayıs'ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde Beyrut'u hava saldırılarıyla hedef almak için Washington yönetiminden izin istediği ileri sürüldü. İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın "vetosu" nedeniyle Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği iddia ediliyordu. İsrail, son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.

ABD, ateşkes için devrede

Netanyahu’nun Dahiye’ye saldırı kararı, savaşın bölgeye yayılma tehlikesini beraberinde getiriyor. Buna karşılık bölgedeki diplomatik girişimlerin ise şimdilik gerilimi düşürmede sınırlı kaldığı görülüyor. Al Jazeera'ye göre masada yeni bir öneri var ancak bu öneri örtük bir tehdit de barındırıyor.

Washington, gerginliği azaltmayı ve ardından tam bir ateşkese ulaşmayı hedefleyen bir yol haritası sundu. Öneriye göre Hizbullah'ın önce tüm saldırılarını durdurması gerekiyor. Örgüt bunu yapmazsa İsrail Beyrut'taki gerginliği tırmandırmaktan artık kaçınmayacak. Reuters, Rubio’nun bu plan hakkında Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Netanyahu ile görüştüğünü duyurdu.

Avn öneriyi ilerletmeye çalışırken, Hizbullah ile açık iletişim kanalına ve yakın ilişkiye sahip Parlamento Başkanı Nebih Berri, örgütün kapsamlı ve anlık bir ateşkese uyacağını bizzat garanti edebileceğini söylüyor. Ancak Berri aynı zamanda, “İsrail'in saldırılarını durduracağını kimin garanti edeceğini” de soruyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Lübnan'daki İsrail saldırılarının, ABD-İran savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik sürecin gecikmesine neden olan faktörler arasında yer aldığını belirtti. Lübnan'da ateşkesin herhangi bir anlaşmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu yineledi.

Karşılıklı saldırılar ve suçlamalar

Öte yandan, ABD ve İran rejimi de hafta sonu karşılıklı olarak ateşkesi ihlal etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın güneyindeki Goruk kenti ve Keşm Adası'ndaki İHA radar ve komuta-kontrol merkezlerine "savunma amaçlı saldırılar" düzenlendiğini duyurdu. CENTCOM bu saldırıların, ABD'ye ait MQ-1 tipi bir İHA'nın uluslararası sularda düşürülmesi dâhil İran tarafından gerçekleştirilen "saldırgan eylemlere" bir karşılık olduğunu belirtti. Ateşkes süresince “ABD varlıkları ve çıkarlarının korunmaya devam edeceğini” bildirdi.

Rejime bağlı İran Devrim Muhafızları ise Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, ABD tarafından kullanılan bir hava üssünü vurduğunu ve bu üssün İran'ın güneyine yönelik saldırıda kullanıldığı iddia etti. Üssün yeri konusunda ise bilgi verilmedi. Büyük bir ABD üssüne ev sahipliği yapan Kuveyt de hava savunma sistemleriyle "düşman füze ve İHA saldırılarını engellediğini" duyurdu.

Savaş yeniden tırmanabilir

Taraflar arasındaki pazarlıklar inişli çıkışlı bir hal alırken, savaşın yeniden başlama ihtimali de artıyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Cumartesi günü yaptığı açıklamada gerektiğinde Washington'ın savaşı yeniden başlatma konusunda "fazlasıyla yetkin" olduğunu ifade etmişti. New York Times ve Axios, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran tarafından değerlendirilmek üzere "daha sert şartlar içeren" yeni bir çerçeve gönderdiğini aktarmış, ancak bunun tam olarak neleri kapsadığı belirtilmemişti.

Trump, varılacak herhangi bir anlaşmadaki önceliklerinin İran'ın nükleer silah geliştirmesini durdurmak ve abluka altındaki Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak olduğunu vurguluyor. Daha önce İran'ın kendilerine nükleer silah geliştirmeme garantisi verdiğini öne süren Trump, bu kez rejimin “gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini ve bu anlaşmanın ABD açısından iyi bir anlaşma olacağını” söyledi.

Cumhuriyetçiler’den gelen eleştirilere tepki gösteren Trump, “Müzakere yürütmemi çok daha zor hale getirdiğini anlamıyorlar mı?” ifadelerini kullandı. Ayrıca İran’a sunulan anlaşma taslağında nükleer meselelerin yer almadığı yönündeki iddiaları reddeden Trump, taslak metinde İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağının açık şekilde belirtildiğini aktardı. HABER MERKEZİ