Seehofer’den Erdoğanvari hamle!
Dünya Haberleri —

❏
- Almanya İçişleri Bakanı Seehofer, Gazeteci Hengameh Yaghoobifarah hakkında polis teşkilatına ilişkin kaleme aldığı yazı nedeniyle suç duyurusunda bulunacağını duyurdu. Bakanın açıklaması “basın özgürlüğüne” müdahale olarak kabul edilerek tepkiyle karşılandı.
DİLAN KARACADAĞ
Almanya’nın “taz” gazetesinde köşe yazarlığı yapan Hengameh Yaghoobifarah’ın “Kapitalizm devam ederken – Polisliğin ortadan kaldırılması” başlıklı yazısı 15 Haziran’da yayınlandı. ABD’de George Floyd’un polis tarafından katledilmesi ardından polis teşkilatı için reform çağrılarına dikkat çeken Yaghoobifarah, bunun Almanya için de düşünülmesi gerektiğini belirtti. Polis teşkilatının kaldırılması durumunda 250 bin polis için nasıl bir alternatif oluşturulabileceğini tartışmaya açan Yaghoobifarah şu ifadeleri kullandı: “George Floyd’un öldürülmesinin ardından polisin olmadığı bir gelecek hayal et. Varsayalım, polislik ortadan kaldırıldı; ancak kapitalizm devam ediyor; peki eski polisleri nereye istihdam edeceğiz? Ne de olsa bu meslekteki otoriter kişiliğe ve faşist zihniyete sahip olanların oranı oldukça yüksek.”
Yazısında eski polislerin postacı olmasının riskli olabileceğini belirten Yaghoobifarah, “Ne de olsa içine bomba koyabilirler” diye yazdı. “Faşist ve şiddete meyilli” polislerin bu mesleklerde insanlar için “riskli” olabileceğini yazdı. Yazısının sonunda ise polisler için en uygun mesleğin çöpçülük olduğunu ifade etti.
Gazeteye dava
Yaghoobifarah’ın yazısı ciddi tartışma konusu olurken; sosyal medyada yoğun destek kadar tepki de aldı ve Twitter’de tt-listesine girdi. Federal Kriminal Dedektiflik Bürosu (bdk) Başkanı Sebastian Fiedler, Yaghoobifarah’ın Anayasayı Koruma Dairesi (iç istihbarat) tarafından izlenmeye alınması gerektiğini savundu. Hükümet partisi Hıristiyan Sosyal Birliği (CSU) Twitter üzerinden yazarın fotoğrafını da paylaşarak “Nefret dolu solun çirkin yüzü” diyerek hedef aldı. Polis Sendikaları GdP ve DPoIG gazeteye dava açtı. Zürcher Gazetesi, yazı için “Hiciv adı altında halkı kin ve isyana teşvik” ettiğini savundu.
Yazı: Başarılı bir hiciv tarzı
Deutschlandfunk’tan Brigitte Baetz, yazının “insan düşmanı” olduğunu savundu. Bunun karşısında oyuncu ve yazar Schlecky Silberstein, aynı radyo yayınına konuşarak yazının “çok başarılı hiciv tarzı bir yazı” olduğunu belirtti.
Sol çevreden de farklı tepkiler geldi. Bazı siyasetçi ve gazeteciler “her ne kadar yazının içeriğini savunmasak da suç duyurusunda bulunulması doğru değil” dedi. Pazar akşamı ise Almanya İçişleri Bakanı Seehofer yazıya sert tepki gösterdi. Seehofer, bu sözlerin polislere karşı şiddet eylemlerini artıracağını savunarak Yaghoobifarah’ın yazısını yayınlayan “taz” gazetesine ilişkin suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
En son 1970’de görüldü
Gazete ise bu yazı ile arasına mesafe koyduğunu ve yazının sadece yazarın görüşlerini yansıttığını belirterek, Yaghoobifarah’a sahip çıkmadı. Gazetenin baş editörü Barbara Junge, 8 yıllık çalışanı Yaghoobifarah’ın yazdığı yazıyı önce bir yazı ile eleştirdi ve üzgün olduğunu belirtti, daha sonra Seehofer kendisinin eleştirisi ile hemfikir olunca, eleştiri yazısını geri çekti. Ancak bu geç kalınmış bir özürdü. Ülkenin İçişleri Bakanının yazıyı çarpıtarak aktarması, hicivin de bir sınır olduğunu savunarak bir gazeteciye dava açması belki de en son 1970’lerde görülmüş bir durum.
Basın özgürlüğüne saldırı
Yazıyı okuyan fark edecektir; hiciv ve ironi dolu. Ciddiye alınacak hakaret olmamasına rağmen Seehofer’in suç duyurusunda bulunacağını duyurmasıyla tepkiler arttı. Sosyal medyada gündeme oturan bu durum üzerine çok sayıda kişi, Seehofer’in basın özgürlüğüne saldırdığına dikkat çekti.
Recep Tayyip Seehofer
Daha önce Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan hakkında hiciv şiiri paylaştığı için hakkında dava açılan komedyen Jan Böhmermann, Seehofer’in duyurusunun ardından fotoğrafını paylaşarak “Recep Tayyip Seehofer” yazarak Almanya’da bir yazıdan dolayı gazeteci ve gazetenin hedef alınmasının basın özgürlüğü için büyük bir endişe kaynağı olduğunu vurguladı.
Benzer davaların habercisi mi?
Seehofer’in bu suç duyurusu emsal bir adımdır. Dava açılsa da reddedilse de bir makaleye ilişkin ülkenin İçişleri Bakanlığının suç duyurusunda bulunması, benzer girişimlerin de gelebileceğinin habercisidir.
Peki Seehofer, yazıyı yazan yazarın adı Hengameh Yaghoobifarah değil de Julia Müller olsaydı aynı şekilde tepki gösterir miydi? Hatırlatalım: Hitler selamı verilmesinden rahatsız olmayan Seehofer, “Göçmen sorunu, Almanya’daki siyasi sorunların anası” diyen bir İçişleri Bakanı ve ülkenin iç güvenliğinden sorumlu.
(*) Yazıya şu link üzerinden ulaşılabilir: https://taz.de/Abschaffung-der-Polizei/!5689584/?goMobile2=1591488000000)







