Şehit anneleri: Kutlanacak günümüz yok

Kadın Haberleri —

7 Mayıs 2021 Cuma - 16:30

  • Raife Ergül: Anneler Günü’nün benim için bir anlamı yok. Çocuklarımızı katlettikleri gün Anneler Günü’nü bizden aldılar.
  • Nazlı Şen: Diğer yarım gitmiş gibi hissediyorum. Yaşadığımı bilmiyorum sadece nefes aldığımı biliyorum.
  • Fahriye Çukur: “Ben değil de sanki o benim annemdi. Ben Rozerin ile birlikte büyüdük.

EYLEM AKDAĞ
 
Evi defalarca basılan, yaşadığı yerden göçe zorlanan, polisin fiziksel şiddetine maruz kalan, cezaevine giren ve bir kızını çatışmada kaybeden Raife Ergül, zulme maruz kalan sayısız Kürt anneden sadece biri. Kızının bir mezarının olmasına dahi sevindiren bu sisteme tepki gösteren Ergül, diğer annelerin acılarının daha derin olduğunu söyleyerek, bunun mahcubiyetini yaşıyor. 

Baskı ile geçen bir ömür
Bitlis'in Hizan ilçesinde geçimini hayvancılıkla sağlayan bir ailenin kızı olarak 1958'de dünyaya gelen Ergül, sadece ilkokul 5’e kadar okuyabildi, 24 yaşında evlendirildi ve 4 çocuğu oldu. Evliliğin ilk yıllarında devlet baskısıyla karşılaşan Ergül, önce Adana sonra ise Diyarbakır’a göçe zorlandı. Göç etse de devletin baskı ve zulmünden kurtulamayan Ergül’ün, birçok kez evi basıldı, eşi 2 defa tutuklandı. 
Ergül, baskın sıralarından birini hiç unutamadığına söyleyerek, "Bir keresinde saatlerce benim ve çocuklarımın önünde eşimi yumrukladılar. Her gece bomba sesleri vardı, çocuklarım bana sarılmadan uyuyamazlardı. Bu tutuklamalardan sonra bölük komutanı eşimi çağırarak, '3 yol var ya öleceksin ya tutuklanacaksın ya da gideceksin’ sözleriyle tehdit etti" dedi. 


 
Cezaevi bir anne için işkence 
Daha sonraları yaşadıkları baskılardan dolayı çocuklarının isyan seslerinin başladığını aktaran Ergül'ün ikinci çocuğu Gülistan Ergül (16), 2005 yılında canlı kalkan eylemlerine katıldı. Ergül ise, 2006'da 15 Şubat protestosu sırasında polislerin işkencesini gördü. Gözaltına alınan Ergül, sonrasında tutuklanarak Adana Kürkçüler Cezaevi'ne konuldu. 3 ay tutukluluk süresi geçiren Ergül, o zamanki anısını şöyle anlattı: "3 ay tutuklu kaldım, içerideyken annelere okuma yazma öğretiyordum. Direniyordum, fakat 5 yaşındaki küçük kızımı görünce annelik duygusuyla ağlamaya başladım. Bir ay hiç ağlamamıştım, kızımı görünce neredeyse 1 saat ağladık. Cezaevi bir anne için çok ağır bir işkence. Ben hala o etkiyi üzerimde hissediyorum."
 
Olmayan bir gün
5 yıl sonra 2010'da kızının Şemdinli’deki çatışmada yaşamını yitirdiği haberini alan Ergül, gözleri dolarak "Ağlamayacağımı söylemiştim, fakat kendimi kaybettim, dayanamadım ağladım. Acı içinde kıvranmak, insana başlı başına bir ceza. Bizim çocuklarımız sadece barış istiyordu, fakat onları katlettiler. Kızım ve arkadaşı birbirine sarılarak şehit düşmüştü. Adli tıpta ayırabilmişler onları. Çocuğunu o durumda gören anneler için Anneler Günü yok. Çocuklarımızı katlettikleri gün anneler gününü bizden aldılar" diyerek üzüntüsünü dile getirdi.