Kazı alanından pazar tezgahına

Kadın Haberleri —

Ayşe Durmuş

Ayşe Durmuş

  • Mezuniyet sonrası işsiz kalan arkeolog kuruttuğu yabani çiçekleri reçineyle buluşturarak “Arke Dizayn” markasını yarattı. Ürünlerini pazarda satan Ayşe Durmuş, şimdi kendi işinin patronu ve daha özgür.

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu Ayşe Durmuş, mezuniyetinin ardından arkeolog olarak düzenli bir iş bulamadı. Proje bazlı yürütülen kazı çalışmalarının sona ermesiyle işsiz kalan Ayşe Durmuş, evinde kurduğu küçük atölyede el emeği üretime yöneldi ve akademik birikimini tasarım yeteneğiyle birleştirerek “Arke Dizayn” adlı markasını kurdu.

İşsiz kaldığı dönemde depresif bir süreçten geçtiğini belirten Ayşe Durmuş, kendisine iyi gelmesi için el emeği üretime yöneldiğini anlatıyor. Doğadan topladığı çiçekleri kurutarak tasarımlarında kullanan Ayşe Durmuş, başlangıçta hobi olarak başladığı bu üretimin bugün bir geçim kaynağına dönüştüğünü ifade ediyor.

Beton doğamıza aykırı

Haftanın her Pazar günü Şişli’de kurulan Feriköy Semt Pazarı’nda tezgah açan Ayşe Durmuş, evinde ürettiği takıları burada satıyor. Ayşe Durmuş, bu işe başlamasındaki motivasyonunu şu sözlerle anlatıyor: “Bitkilerle ve doğayla her zaman çok ilgiliydim, doğanın içinde olmayı seviyorum. Şehir hayatı, apartman kültürü ve betonun içine sıkışıp kalmak insan doğasına aykırı. Bu nedenle toprak, bitki ve doğa her zaman bize huzur veriyor.”

Hobi olarak başladı

Ayşe Durmuş’un hobi olarak başladığı bu üretim süreci zamanla maddi bir gelire dönüştü. İşsiz kaldıktan sonra depresyonda olduğu bir dönemde bu işe başladığını söyleyen Durmuş o sürece dair şunları anlatıyor: “Kendimi kötü hissettiğim bir dönemdi. ‘Bir şeylerle uğraşayım, bana iyi gelir’ diye düşündüm. Rahatlamak için sürekli parklara, bahçelere gidiyordum. Bu süreçte internetten bu tarz takıların yapıldığını gördüm. ‘Ben de böyle bir şey yapabilirim’ dedim. Videolar izleyerek, evde deneme-yanılma yöntemiyle ufak ufak başladım. Parçadan bütüne giden işleri yapma konusunda elim biraz yatkındı; çiçekleri ve malzemeleri parça parça bir bütün haline getirip ürüne dönüştürmeye başladım.”

Sezonluk yabani çiçeklerden

Tasarımlarında kullandığı çiçeklerin tamamının gerçek ve doğadan toplanmış olduğunu söyleyen Ayşe Durmuş, üretim sürecini şu şekilde paylaşıyor: “Tamamen kırlarda açan sezonluk yabani çiçeklerle çalışıyorum. Onları topladığım gibi hemen kitapların veya presleme aletinin arasına koyuyorum. Hava geçirmeyecek şekilde kuruttuğunuzda çiçeklerin rengi korunuyor. Sonrasında reçineyi bazen renklendirerek, bazen şeffaf bırakarak çiçeklerle birleştiriyorum ve kurumaya bırakıyorum.”

Markasının ismi olan Arke Dizayn’ın da bilinçli bir tercih olduğunu ifade eden Ayşe Durmuş, bu ismin hem arkeolojiden hem de felsefedeki “arke” yani başlangıç ilkesi kavramından geldiğini söylüyor.

Artık daha özgürüm

Ayşe Durmuş, arkeoloji mezunlarının karşı karşıya kaldığı istihdam sorununa da dikkat çekerek, bu işin kendisine sağladığı özgürlüğü şu sözlerle dile getiriyor: “Bu ülkede ve hatta dünyada arkeolojiye bakış açısı biraz farklı. Akademik bir bölüm olduğu için hizmet sektörüne yakın değil ve doğrudan iş alanı kısıtlı. Bu durum insanlarda sürekli bir geçim kaygısı yaratıyor. Ben hem arkeolojiyi akademik olarak sürdürmek hem de geçimimi sağlamak istiyordum; o dengeyi de kendi markamı kurarak sağladım. Bir kadın olarak çalışma yaşamında kendimi daha özgür hissetmek istedim. Artık kendi işimden para kazanma ve bir yere bağlı olmadan çalışma özgürlüğüm var.”

Kriz hediyeleşmeyi de bitirdi

Ekonomik krizin hem üretim maliyetlerini hem de sosyal hayatı olumsuz etkilediğini belirten Ayşe Durmuş, her geçen yıl kazancının daha da düştüğünü söylüyor. İnsanların alım gücünün azalmasıyla birlikte hediyeleşme kültürünün de zayıfladığına dikkat çeken Durmuş, “Ekonomik kriz, insanları bireyselleştiriyor, ‘kendimi kurtarayım’ mantığı öne çıkıyor. Hediyeleşme, insanlar arasındaki iletişimi sağlayan unsurlardan biri ama kriz bunu bitiriyor. Sırf hediye almamak için arkadaşının doğum gününe gidemeyen, sosyalleşmekten kaçınan insanlar var. Bu durum insanlar arasındaki iletişimi ve dayanışmayı zayıflatıyor” diyor.

Bir yerden başlayın

Evinin bir odasını atölyeye çeviren Ayşe Durmuş, el emeğiyle bir şeyler üretmenin yarattığı duyguya da değinerek, kendi yeteneğine güvenen herkesi şu sözlerle cesaretlendiriyor: “Yaptığınız işi bırakın demiyorum ancak bir yerden başlayın. Çünkü insanın el emeğiyle yaptığı üretimin karşılığını alabilmesi gerçekten çok güzel ve tatmin edici bir duygu. Özellikle kadınlara bunu öneririm.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.