• Almanya’da “Barış İçin Aileler” inisiyatifi tarafından organize edilen Anneler Karavanı’nın Rojava ile dayanışma, kadın haklarının güvence altına alınması ve YPJ’nin tanınması talebiyle gerçekleştirdikleri eylem ikinci gününde. İki koldan yola koyulan anneler 20 Haziran’da Berlin’de buluşacak.
  • Karavana katılan, Tişrîn’de yaralanan Alman enternasyonalist Lea’nın annesi Monika Bunse, “Rojava’daki kadınların cesareti, çok kıymetli. Neler başardıklarını, başarabileceklerini görüyoruz. Bir mozaiğin küçük bir taşı gibi, bizler de bir şeylerin değişmesine vesile olmak istiyoruz” dedi.

 

SAİT ÖZTÜRK/HEILBRONN

Rojava ile dayanışmayı büyütmek, Kobanê’ye yönelik kuşatmaya dikkat çekmek ve kadın haklarının güvence altına alınması talebiyle Barış İçin Aileler(Familen für den Frieden e.v) tarafından organize edilen Anneler Karavanı, Almanya’nın Heilbronn ve Hamburg kentlerinden Cumartesi günü yola çıktı. Heilbronn kolunda yer alan anneler Mannheim Alte Feuerwache’da kitlesel olarak karşılandı. Hamburg kolu ise Bremen’e hareket etti. Anneler 20 Haziran’da Berlin’de buluşacak.

YPJ’ye yasal statü

Karavanın güney kolunun Heilbronn'daki Bollwerksturm Meydanı'nda düzenlenen etkinliğe çok sayıda kadın kurumu temsilcileri ve onlarca kadın katıldı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda, Rojava'da kadınların öncülüğünde kurulan demokratik sistemin desteklenmesi ve bölgeye yönelik tüm ambargoların kaldırılması talep edildi. Ayrıca Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) ile dayanışma içinde olduklarını belirterek, YPJ'nin Suriye'de yasal statüye kavuşması gerektiğini vurguladı.

Saç örgüsü Berlin’e taşınacak

Müzik dinletileri eşliğinde halayların çekildiği etkinlikte bildiriler dağıtıldı. Programın en dikkat çekici eylemlerinden biri ise, HTŞ çetelerinin Rojava'da bir kadının saçlarını kesmesine yönelik protesto oldu. Kadınlar, Kürt halkının sembol renkleri olan sarı, kırmızı ve yeşil kumaşlardan uzun bir örgü örmeye başladı. Dayanışmanın sembolü olarak görülen örgü, karavanın uğrayacağı her kentte uzatılarak Berlin'e kadar taşınacak.

Tüm kadınlar özgürleşmeden…

Etkinlikte ayrıca Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) gönderdiği dayanışma mesajı okundu. Mesajda, Rojava'da büyük bedeller ödenerek kadın özgürlüğünü temel alan demokratik bir sistem kurulduğu belirtilirken, bölgenin savaşlar, tehditler ve halkın iradesine dayalı sistemleri merkeziyetçi yapılara dönüştürme girişimleriyle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Almanya'da savaşın sıradanlaştırılmasına karşı yürütülen mücadelenin Rojava halklarının mücadelesiyle ortaklaştığı ifade edilen mesajda, "Tüm kadınlar özgürleşmeden hiçbirimiz özgür değiliz" denildi.

Eva, Ahmet serbest bırakılsın

Etkinlik sırasında uzun süredir Suriye'de tutulan gazeteciler Eva Michelmann ve Ahmet Polat'ın durumuna da dikkat çekildi. Katılımcılar, gazetecilerin akıbetine ilişkin ciddi kaygılar taşıdıklarını belirterek derhal serbest bırakılmaları çağrısında bulundu.

Hepimiz YPJ’yiz

"Jin Jiyan Azadî" ve "Hepimiz YPJ'yiz" sloganlarının sık sık yükseldiği etkinliğin ardından Mannheim'a doğru yola çıkan Anneler Karavanı, dün Mannheim’da kitlesel olarak karşılandı. Bugün Darmstadt'ta olacak anneler Ardından Kassel/Göttingen, Jena, Leipzig ve Neuruppin duraklarıyla yolculuğunu sürdürecek. Hamburg'dan hareket eden kuzey kolu ise Bremen, Celle, Wendland, Rostock ve Neuruppin'de dayanışma etkinlikleri düzenleyecek. İki ayrı koldan ilerleyen Anneler Karavanı, 20 Haziran'da Berlin'de düzenlenecek ortak mitingle yolculuğunu tamamlayacak.

Uluslararası sessizliğe son

Her durakta halk toplantıları, söyleşiler ve dayanışma etkinlikleri gerçekleştirecek olan anneler, Rojava'daki kadın mücadelesini, halkların ortak yaşam deneyimini ve Kobanê direnişinin mirasını Almanya'nın farklı kentlerinde kamuoyuyla paylaşacak. Karavan aynı zamanda Rojava'ya yönelik uluslararası sessizliğin son bulması ve bölge halklarıyla dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulunuyor.

 

***

Lea’nın annesi de Karavan’da

Anneler Karavanı’na katılanlardan biri de Türk devleti ve çetelerinin Tişrîn Barajı’na yönelik saldırısında yaralanan Alman aktivist Lea’nın annesi Monika Bunse. Kızının bir dönem Rojava’da bulunduğunu, kendisinin bir süre orada yaşadığını belirten Monika Bunse eylemin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Rojava ile bağlantım var. Kızım da orada birkaç yıl kaldı, ben de bir süre orada bulundum. Rojava’da öz yönetim, taban demokrasisi ve toplumun geliştirdiği demokratik yapılardan çok etkilendim. Ocak ayında Kobanê kuşatma altındayken Peoples’ Caravan’ın Kobanê’ye gitmesi beni çok etkiledi. Bunun doğru bir adım olduğunu düşündüm ve ‘Biz anneler de harekete geçmeliyiz, biz de yola çıkmalıyız’ dedim. Kısa sürede bu düşünceyi paylaşan başka kadınlar ve anneler de oldu.”

Kadınlar söz sahibi olmalı

Karavanın hedeflerini de anlatan Monika Bunse, “Dünya çapında barış istiyoruz. Kadın haklarının güçlenmesini istiyoruz. Özellikle kadınların görünür olmasını istiyoruz. Kadınlar tarih boyunca birçok alanda geri planda bırakıldı. Oysa toplumun şekillenmesinde söz sahibi olmaları çok önemli. Bu karavanla küçük de olsa bir değişime katkı sunmak istiyoruz. Bir mozaiğin küçük bir taşı gibi, bir şeylerin değişmesine vesile olmak istiyoruz” dedi.

Rojava’daki kadınlara selam

Rojava’daki kadınlara da mesaj gönderen Monika Bunse şöyle devam etti: “Rojava’daki kadınlara en içten selamlarımı gönderiyorum. Onların cesareti, bağlılığı ve gücü çok kıymetli. Rojava’da kadınların neler başardığını ve hâlâ neler başarabileceğini görüyoruz.”

Almanya’daki kadınlara da çağrı yapan Bunse, şu ifadeleri kullandı: “Almanya’daki kadınlar ve anneler için dileğim, kendi güçlerinin farkına varmalarıdır. Daha fazla dayanışma içinde olmalarını, birbirleriyle daha çok bağ kurmalarını isterim. Kendi taleplerini daha güçlü dile getirmelerini, seslerinin duyulmasını ve görünür olmalarını diliyorum. Kadınların söyledikleri ciddiye alınmalı ve sesleri dünyayı şekillendirmelidir.”