‘Şiddetin Yüzü’nde kadınlar konuşuyor

Kadın Haberleri —

14 Ocak 2021 Perşembe - 18:00

  • Yönetmen Esra Açıkgöz, hazırladığı ‘Şiddetin Yüzü’ belgeselini, “Erkeklerin acımasız saldırılarına rağmen hayatlarına devam etmeyi başaran, taleplerini dillendirme cesaretini gösteren kadınların anlatısı ve bir şekilde “Asla yalnız yürümeyeceğiz!” demenin bir yolu” sözleri ile tarif ediyor. 

HABER MERKEZİ

Türkiye’de erkek-devlet şiddetinin her türlüsünün ayyuka çıktığı bir süreçte gazeteci ve yönetmen Esra Açıkgöz, “Şiddetin Yüzü” belgeseli ile bu şiddete dikkat çekiyor. Yönetmen Kenan Özer ile birlikte çalışan Açıkgöz, kimyasal madde saldırısı sonucu katledilmek istenen ve yaralanan kadınların hayatlarına odaklanıyor. Saldırıya uğramış üç kadının röportajlarına yer verilen belgeselde, kadınların yaşadıklarının tüm çıplaklığıyla seyirciyle buluşturulması hedefleniyor. 

Konuşulsun diye

Kadına yönelik erkek şiddetinin uzun zamandır bir katliama dönüştüğüne dikkat çeken “Şiddetin Yüzü” belgeselinin yaratıcısı Esra Açıkgöz, Jinnews’ten Nişmiye Güler’in sorularını yanıtladı. Açıkgöz, “Bu artık bir hayat mücadelesi. Bir yanda kadınları kendi malı gibi gören, onlara işkence etmek, öldürmek hakkıymış gibi davranan erkekler, bir yanda onları kollayan, söylemleriyle cesaretlendiren siyasiler” diyerek, soruna dikkat çekmek için araştırma yaparak belgeseli hazırladığını belirtti.

Belgeselde kezzap, asit gibi kimyasal saldırılara maruz kalan kadınları yansıtmayı tercih eden Açıkgöz, bunun sebebini şu ifadelerle dile getirdi: “Bu tür saldırılar erkek şiddetinin vardığı vahşeti gösteriyor, ancak üzerine çok da konuşulmuyor. Bu acımasız saldırıya uğrayan kadınların sonrasında hayatlarına nasıl devam ettikleri, nelere ihtiyaç duydukları, devletin nasıl bir destek mekanizması olduğu ya da olmadığına yönelik fazla haber yok. Kadınlara söz vererek, bunların konuşulmasına az da olsa katkı sunabilmek için bu konunun peşine düştük.”
 
Failleri cezaevindeyken bile kaygılılar

Kimyasal saldırıya uğrayan 10 kadına ulaştıklarını ancak üç kadına belgeselde yer verdiklerini aktaran yönetmen, birçoğunun failleri cezaevinde olmalarına rağmen kaygılanıp katılmadıklarını belirtti. Açıkgöz, “En üzücüsü de iki kadının eşleriyle barıştığını öğrenmek oldu. Kadınlar, devlet tarafından korunmadığı gibi herhangi destek mekanizması da sağlanmıyor, bu nedenle ekonomik bağımsızlığı bulunmayan kadınlar bazen ne yazık ki başka çıkar yol olmadığını düşünebiliyor” diye devam etti. 

Yaralama değil öldürme kastı var

Kezzaplı saldırıların yargı tarafından ‘ani kızgınlıkla yaralama’ kapsamında ele alındığını hatırlatan Açıkgöz, “Belgeselde gördük ki, her üç kadının anlattıkları arasındaki önemli ortak noktalardan biri, erkeklerin bu saldırıları planlı ve bilinçli şekilde gerçekleştirdiği. Yani öyle eril zihniyetin öne sürdüğü gibi “bir anlık kızgınlık”la yapılmış bir saldırı değil. Erkekler kezzaba ulaşmak için uğraşıyor, kadınları birkaç gün takip ederek pusu kuruyor ve öldürücü olabilecek bu saldırıları gerçekleştiriyor. Mahkemeye kravat takıp geldikleri, sessiz durdukları için “iyi hal indirimi” alıyorlar” diyerek, İskenderun’da Casım Ozan’ın asitle saldırdığı Berfin Özek davasını ve Antalya’da eski eşi Bünyamin Bardakçı’nın kezzaplı saldırısı ardından yaşamını yitiren Asiye Güzel örneğini hatırlattı. “Dolayısıyla kezzaplı saldırılar yaralama amaçlı denilip geçilecek bir şey değil” diyen Açıkgöz, suçluların öldürmeye teşebbüsten yargılanması gerektiğini kaydetti. 

İktidarın kadın düşmanlığının bir sonucu

Hiçbir kadının bu tehlikeden uzak olmadığını vurgulayan Açıkgöz, “Bu eril zihniyet devam ettiği sürece, kadına yönelik erkek şiddetinin vahşet sınırlarını zorlayarak devam edeceğini hepimiz biliyoruz. Aylin Sözer’in iki gün boyunca evinde işkence edildikten sonra yakılarak öldürülmesi münferit bir olay değil. Bu, düzgün uygulanmayan cezaların, iktidar tarafından kollanan hatta övülen şiddetin, giderek artan kadın düşmanlığının bir sonucu” diye konuştu.  

Açıkgöz, 5 ay süren çalışmada belgeselin kurgusunu bitirdiklerini, yurt içi ve yurtdışından festivallere başvurduklarını, gösterim yerleri somutlaştıkça @siddetinyuzu adlı Twitter adresinden duyuracaklarını söyledi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.