‘Evlenirken akıllı öldürürken deli’
Eşini katleden kişilerin bir işte çalıştığını, sürücü belgesi aldığını söyleyen Özgökçe, çalışırken ya da ehliyet alırken akıllı olan bu insanların eşlerini öldürürken birden delilik bahanesine sığınmalarına bir anlam veremediğini belirtti. Cinayet davalarında faillerin akli dengelerinin yerinde olmadığının arkasına sığındıklarını belirten VAKAD Yönetim Kurulu Başkanı Zozan Özgökçe, „Şimdiye kadar izlediğimiz tüm davalarda sanıkların ve sanık avukatlarının arkasına sığınmak istedikleri ‘haksız tahrik’in yanı sıra ‘akli dengelerinin yerinde olmadığı’ iddiasıdır. Akli dengesi olmayan bu kişilerin mesleklerine baktığımızda uzun yol şoförleri, güvenlikçiler, bir kamu kurumunda memur, bekçi gibi meslekler. Mesela Bitlis’teki Meral’in eşi güvenlik memuru. Güvenlik memurları işe girmeden önce bir çok tetkikten geçiyor. İşe girince sağlam, ancak kadın katledince akli dengem yerinde değildi. Ehliyet alırken bile hastanelerden tam teşekküllü sağlık raporu alınmıyor mu? Akli dengesi o zaman yerinde de ne oluyor da kadın öldürünce birden ruhsal sağlık bozuklukları öne sürülüyor. Mahkeme heyetleri düşünmez mi? Sürücü ehliyeti olan, güvenlikçi sertifikası olan, devlet dairelerinde çalışanlar ve bunun gibi işlerde çalışanların akli dengeleri gayet yerindedir. Değilse bu işleri yapamazlar zaten. Evet insanın hayat arkadaşını canavarca öldürmesi durumunu akli dengesi yerinde değil diye değerlendirebilir akli selim biri. Ancak zalimler her duruma bir kılıf uydurma konusunda bir maharetliler. Bu konu da aynen öyle.“ dedi.
‘Mesele zihniyet meselesi’
Sorunun bir zihniyet meselesi olduğunu söyleyen Özgökçe şunları söyledi: „Bir kadınla evlenirken mal alır gibi olan zihniyet; bu benim kadınım ister severim, ister döverim, ister yaşatır ister öldürürüm gibi düşünüyor. Evlilik ritüelinde ‘geleneksel’ olduğu söylenilen bazı davranışların altından bu zihniyet çıkıyor zaten. Evlenen kadın ev eşyalarından mutfak ve yatak odasını alır mesela. Veya kadınları isteme geleneği. Erkek tarafı ‘kız istemeye’ gider. Alınan ve verilen bir varlıktır kadın. Baba evinden koca evine gider kadın. Giderken de ‘gelinliğinle gider kefenle dönersin’ diye bir telkin duyar kadın. Ailelerdeki mirasın kadına verilmeyişinden tutunda, evlilik günü kırmızı kurdele ile paketlenen kadınlar bir ziynet eşyası gibidirler. Sıfatı ziynet de olsa bir eşya gibi el değiştirirler evlilik ritüellerinde. Böyle bir zihniyetle evlenen erkekler kadınları öldürürken sakat bırakmadan ölmeleri için planlayarak öldürürler kadını. Delilik değil, zihniyettir katillere bunu yaptıran. Katillerin ya haksız tahrik indiriminden faydalanmak ya da akli dengesi yerinde değil diye cezanın azaltılmasından faydalanmalarına dayanak bırakmamak için, kadın örgütlerinin bu konularda çalışmaları elzemdir diye düşünmekteyim.“
WAN