
İstanbul Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve 8 Şubat’ta tahliye edilmesi gereken Eylem Mengütay, hakkında açılan disiplin cezaları nedeniyle tahliye edilmiyor. Mengütay gibi onlarca siyasi tutsak hakkında açılan keyfi disiplin soruşturması olduğunu belirten Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi üyesi avukat Şule Recepoğlu, Bakırköy Cezaevi’ndeki hak ihlallerini anlattı.
Haksız ve keyfi uygulamaları dayatan infaz memurlarına karşı çıkan tutsaklar hakkında onlarca disiplin cezası açıldığını kaydeden Avukat Recepoğlu, “Gerekçelerinin birçoğu gerçeğe uygun değil. Birçoğu da keyfi uygulamalar sonucudur. Buna karşı gelen tutsaklara açılan soruşturmalar var. Aynı eylemden onlarca soruşturma söz konusu” dedi.
Öksürse dahi disiplin
Cezaevi idaresinin soruşturmaları tutuklunun ileriye dönük infazını yakacağını bildiği için açtığını ifade eden Recepoğlu, “Bunu bildikleri için aynı eylemden onlarca disiplin soruşturması açıyor. Aslında tutsakların bize söyledikleri şey daha çok ‘provoke ediliyoruz’ şeklinde. Bu provoke edilen durumlara karşı tutsaklar öksürse dahi bunun karşılığı disiplin soruşturmasıdır. Buna karşı tabi birçok tutsağın infazlarının da yanması söz konusu olabiliyor.”
Hepsi keyiflerine kalmış
İnfaz hakimliği ve cezaevi müdürü ile görüştüklerini söyleyen Recepoğlu, “Keyfi uygulamaların önüne geçilmiyor. Tutsakları provoke eden onlar, tutanakları tutan onlar, disiplin soruşturması ve cezalandırmayı yapan onlar. Disiplin soruşturmalarının bir sonucu olarak birçok kadın tutsağın hali hazırda infazlarının yandığını ve şuan tahliye edilmediklerini söyleyebilirim” diye konuştu.
Radyosu da alındı

“Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmeyen ve her iki eli olmayan hasta tutuklu Ergin Aktaş‘a mektup ve gazeteler verilmiyor. Aktaş’ın radyosuna da el konuldu.
İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından 3 kez verilen “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmeyen ve her iki eli olmayan hasta tutuklu Ergin Aktaş, Menemen Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulmaya devam ediliyor. Daha önce birçok defa hak ihlali ve cezaevi baskısı ile gündeme gelen Aktaş’ın şimdi de faks ve mektupları yasaklanıyor.
Faks sakıncalı bulundu
Menemen R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu, Aktaş’ın İzmir Aliağa 4 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne göndermek istediği faksı “sakıncalı” buldu. Kurul, sakıncalı olarak gördüğü faksı, “Ceza infaz kurumumuz uygulamaları hakkında asılsız iddialar içeren cümleler” iddiasıyla göndermedi.
Aktaş’a bazı mektuplar da aynı gerekçeyle sansür uygulanarak veriliyor. Yine Aktaş’a gönderilen yayınlar da aynı şekilde engelleniyor. Aktaş’a gönderilen, “Haberde objektif yorumda devrimci atılım” isimli iki adet gazete, “Örgüt övücü”, “Toplumu etnik köken üzerinden ayrıştırıcı” ve “Devlet kurumlarımızı, devlet büyüklerimizi ve kamu görevlilerini aşağılayıcı ifadeler” olduğu ileri sürüldü.
Gazeteler yasaklandı
Aktaş’ın talebi üzerine alınan Evrensel ve Özgürlükçü Demokrasi gazeteleri de aynı gerekçeyle verilmedi. Aktaş yazdığı mektubunda, yaşadığı hak ihlallerinin geldiği boyutu ve tecrit durumunu özetliyor. Aktaş, Atılım, Özgürlükçü Demokrasi ve Evrensel gazetelerinin kendisine verilmemesi yönünde cezaevi yönetiminin karar aldığını vurguladı.
Mektupları verilmiyor
Aktaş, kendisine gelen mektupların da cezaevi yönetiminin engellemeleri yüzünden durma noktasına geldiğini kaydederek, mürekkep, mürekkep kalemi ve daksilin ise kendisine verilmediğine mektubunda yer verdi.
Radyosuna el konuldu
Aktaş, bunun yanında daha önce yapılan hastane sevklerinin ise durma noktasına geldiğini ve havalandırma için açık tutulan mazgalın da artık tümden kapandığını belirtti. Aktaş, daha önce kaldığı cezaevlerinde yanında bulundurduğu radyoya el konulduğunu kaydederek, almak istediği yeni radyo için de izin çıkmadığını söyledi.
Açlık grevleri sürüyor
OHAL ile birlikte baskı ve hak ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı cezaevlerinde açlık grevleri yayılarak devam ediyor. Şakran, Edirne, Menemen, Sincan Kadın ve Van Cezaevlerinde sürdürülen açlık grevlerinden dolayı aileler ve sivil toplum örgütleri endişeli. Şakran’daki süresiz-dönüşümsüz grev bir ayı geride bıraktı. PKK ve PAJK’lı tutsakların “Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin son bulması” talebiyle önceki başlattığı bir aylık dönüşümlü açlık grevi de üçüncü gününde.
24 yıllık hasta tutsak ilaçsız bırakıldı

Bandırma M Tipi Kapalı Cezaevinde’ki 24 yıllık hasta tutsak Kürt şair ve yazar Nail Demir’e ilaçları verilmiyor.
Balıkesir Bandırma M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve müebbet hapis cezasının 24 yılını tamamlayan Şair - Yazar Nail Demir, eşi ile yaptığı telefon görüşmesinde cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Eşinin Karaman Ermenek Cezaevi’nden yaklaşık 2 ay önce Bandırma cezaevine gönderildiğini belirten eşi Halime Demir, eşinin kendilerinden habersiz bir şekilde başka cezaevine gönderildiğini ifade etti.
Eşinin 24 yıldır cezaevinde olduğunu, hasta olmasına rağmen ilaçlarının kendisine verilmediğini aktardığını ifade etti. Eşine yapılanın zulüm olduğunu ifade eden Halime Demir, “Devlet bu halkın üzerinden elini çeksin artık” dedi.
Tarsus Cezaevi’nde sorun yokmuş!
Tarsus Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin yapılan şikayet dilekçesini değerlendiren Adalet Bakanlığı, her şeyin yolunda olduğunu belirtti.
Avukat Mehmet Altuntaş’ın Tarsus C Tipi Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan kadınlara yönelik hak ihlallerine ilişkin Adalet Bakanlığı’na yazdığı dilekçeye cevap verildi. Adalet Bakanlığı, hak ihlallerini sıraladığı dilekçeye cezaevi idaresi tarafından cevap verilmesini istedi. Bunun üzerine Cezaevi Müdürü Mahmut Çaça tarafından Adalet Bakanlığı’nı yanıtlayan bir dilekçe gönderildi. Daha sonra başvurucu avukata tebliğ edilen cevapta, cezaevinde söz konusu ihlallerin yaşanmadığı savunularak, olumlu bir profil çizildi.
Verilen cevapta tutuklu ve hükümlülerin tüm ihtiyaçlarının en kısa sürede karşılandığını iddia eden cezaevi yönetimi, durumu acil olan hastaların revire çıkarılması konusunda yaşanan engellemelere ilişkin “Kurumumuzda bir tutuklu ve hükümlünün rahatsızlanması durumunda o anda kurumumuzda görev yapmakta olan Aile Hekimi tarafından muayene edilmekte. Bunun o an için mümkün olmaması halinde 112 Acil Servis çağrılmakta” ifadelerine yer verdi.
Cevapta ayrıca Tarsus Devlet Hastanesi’nin cezaevine 500 metre uzaklıkta ve araçla 2 dakikalık mesafede olduğu belirtilmesi dikkat çekti.
HABER MERKEZİ