
Bilmeyen de konuşuyor
Prof. Dr. Gençay Gürsoy ise, tıbbi bilgiden yoksun insanların, "hepsinin durumu iyi, yiyip içiyorlar" yönünde açıklamalar yapmasını eleştirerek, bunun sağlık bilimi açısından geçerliliği olmadığına dikkat çekti. Görünüşe bakılarak, kişilerin sağlık imajı hakkında yorum yapmanın doğru olmadığını belirten Gürsoy, açlık grevinde bulunanların sağlık durumlarında her an hızlı değişiklikler olabileceği uyarısında bulundu. Cezaevlerinden nesnel-tarafsız bilgilerin kendilerine ulaşmadığını belirten Gürsoy, Adalet Bakanı'nın söylemde olumlu gibi görünse de Başbakan'ın saldırgan bir üslup kullanarak, süreci provoke ettiğini dile getirdi.
Hükümet müdahale için bekliyor
Meclis İnsan Haklarını Araştırma Komisyonu ile birlikte Bolu F Tipi Cezaevi'nde açlık grevinde bulunan tutsaklarla görüşen Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, "AKP Hükümeti müdahale etmek için tutukluların durumunun kötüleşmesini bekliyor ve elinin altında kırmızı bir buton bulunduruyor. Bu çok tehlikelidir. Geçmişte yaşadığımız olaylarda bunu tecrübe edindik. Hükümeti bu konuda uyarıyorum" diye konuştu.
HDK Eşbaşkanı Fatma Gök, bir insanın anadilde eğitim alması ve savunma yapmasının hiçbir güç tarafından engellenemeyeceğini belirterek, bir eğitimci olarak bundan acı duyduğunu dile getirdi. Cezaevlerinde başlatılan direnişin ülkede yaşayan tüm insanlar için bedenlerini ölüme yatırma olduğunu belirten Gök, "Bir gün bu ülkede insanlar anadilinde eğitim de görecek savunma da yapacak" diye konuştu.
Milletvekili Levent Tüzel ise, hükümetin demokratik taleplere karşı şiddetini esirgemediğini belirterek, "Susturulup, zapturapt edilmek isteniyoruz. Buna izin vermeyeceğiz" diye konuştu.
DİHA/İSTANBUL