Suriye krizi üzerine önceki gün iki ayrı mekanda iki ayrı toplantı yapıldı. Biri Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da, biri de Rojava Kürdistanı’nın Cizîr Kantonu Dêrik kentinde yapıldı. Görünüşte gündem aynı olsa da, topantıların yapıldığı mekanlar, bileşenleri ve tartışma yöntemleri birçok farklılığı da gösterdi. 

Gösterişin öne çıktığı Riyad toplantısında Suriye krizinin çözümünde esas rolü oynayan ve oynayacak olan muhataplar bulunmazken, yürüttükleri politikalar ile çıkmazı derinleştiren Türkiye, Arabistan gibi bölge ülkelerinin yanı sıra, krizin parçalarından biri olarak gösterilen El-Nusra, Ehrar El-Şam gibi çete grupları da katıldı. Dolayısıyla sorunu ele alış tarzı ve çözüm yollarında da yeni bir şey ortaya çıkmadı. 

Dêrik’te yapılan toplantı ise; hazırlık aşamasından mekanına, bileşenlerinden tartışma yöntemine kadar her yönüyle ortaya koyduğu farklılık itibarıyla üzerinde durulması gereken bir toplantı oldu. 

"Demokratik Suriye Kongresi" adı altında yapılan toplantının hazırlıkları bir yıldan fazla süredir yürütülmekteydi. Hazırlıkların yüzde 80’i sorunun kaynağında, yani Suriye’de ve çözüm olarak öne çıkan Rojava’da yürütüldü. 

Bir yandan sorunlar yerinde tespit edilerek çeşitli tahliller yapılırken, bir yandan da Rojava’da 3 yıldır denenerek gerçekleşen ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin öncülük ettiği Demokratik Özerk Sistem inşa edildi. Sistem Rojava’yı güvenli bir bölge haline getirerek, tüm renklerin ve dillerin ortak çatıda bir araya toplanmasını başardıkça, Suriye genelinde yıkım ve ölümden başka bir şey görmeyen kaygılı çevreler de yönlerini Rojava’ya çevirdi. 

Özellikle tüm etnik, kültürel ve inançsal yapıların temsiliyetini bulduğu kantonların ilanının ardından, sistemin Suriye krizine çözüm için tek seçenek olabileceği konusu ana gündem oldu. Dolayısıyla hazırlıklar da Rojava merkezli, Suriye ve yurt dışında geniş bir yelpazede sürdürüldü. Kongre tartışmaları da bu temel üzerine yürütülerek önemli sonuçlara varıldı. 

Beşinci yılında derinleşen kaostan çıkmak isteyen sorunun esas muhatapları, böylece dışarıdan dayatılan ve uluslararası güçlerin çıkarlarını gözeten, bu nedenle sonuçsuz kalan planlara karşılık kendi çözümlerini biraz daha şekillendirmiş oldu. 

Daha da önemlisi krizin çözümü adına uluslararası platformlarda gerçekleşen toplantılarda, sorunu yaşayanlar olarak oluşturdukları birliğin esas çözüm gücü olarak muhatap alınması gerektiğini göstermiş olacaklar.  

Kongrenin bileşenleri de zaten bunu gösterdi. İki gün süren kongreye Kürt, Arap, Ermeni, Asuri-Süryani ve Türkmenleri temsilen yaklaşık 60 parti, örgüt, kurum, sivil toplum örgütünün yanı sıra, Girê Sipî, Cerablus, Şehba bölgelerinin ileri gelenleri ile bağımsız şahsiyetler ve iş insanları da katılım gösterdi. Daha da önemlisi toplumsal ahlakın yaratıcı ve geliştirici gücü olan kadınlar ile temel yürütücü güç olan gençlerin katılımı oranı oldu. Yurt dışından gelecek olan katılımcıların çoğu ise KDP’nin engeli nedeniyle katılamadı. Kongrenin yapıldığı salon da buna denk hazırlanmış, ana pankart 4 dille (Kürtçe, Arapça, Süryanice ve Türkçe) yazılmıştı. 

Bu kadar geniş bir yelpazeden katılımın olduğu kongrenin gündemleri de aynı zeginlikteydi. Sorunun kaynağında esas muhatapları ile çözülmesi temel gündem konusu oldu. Suriye krizi üzerine ilk defa sorunun kaynağında, temel muhataplarının böylesi bir kongre yapıyor olması da, bunun gerçekçi olduğunu herkese göstermesi açısından önemli bir nokta olmakta.  

Kongrede ele alınan gündemlerden biri de sorunun demokratik yöntemler ve tüm etnik yapıların katılımı ile çözülmesi konusu oldu. Toplantının basına açık kısmında gündem konularının ele alınışı, divanın seçimi ve tartışma yöntemine ilişkin uygulanan demokratik yöntem ile herkese bu mesajın verildiği belirtilebilir. Yürütülen tartışmalar sonucunda da Demokratik Federal Suriye ile Demokratik Suriye Cephesi’nin oluşturulması noktası önce çıktı. 

Kongrenin yankıları da benzer şekildeydi denilebilir. Aynı gün Riyad'da da toplantı yapılıyor ve yoğun bir basın ilgisi olmasına rağmen, Dêrik’teki kongrenin yankısı daha fazla oldu denilebilir. Birinci günün sonunda birçok basın yayın organında kongreye geniş yer ayrılırken, RT televizyonunda ise canlı yayında yapılan ankette, katılımcıların yüzde 86’sı Demokratik Suriye Kongresi’nin Suriye krizine çözüm olabileceği yönünde görüş beyan etti. Riyad toplantıs için ise bu oran yüzde 14’te kaldı. 

Kongreden çıkan sonuçlar şimdiden uluslararası alanda geniş etkide bulunacak ve çözüme en yakın adres olarak gösterilecek gibi görünüyor.