Talepleri karşılansın

- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevini dün 5. grup devraldı. Tutsaklar, tecrit kırılmadan eylemin bitmeyeceğini söyledi.
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Kürt Halk Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecridin kaldırılması talebiyle 130’a yakın cezaevinde PKK ve PAJK’lı tutsakların, 7 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi, 22. gününde devam ediyor. Eylemi, dün 5. grup devraldı. Tutsaklar, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin, Öcalan üzerinde uygulanan tecritten kaynaklandığını belirtirken, tutsak yakınları ise ”talepleri talebimizdir” diyerek açlık grevine ses olma çağrısında bulundu.
Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Serhat Karsu, ailesiyle bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Karsu, telefon görüşmesinde şunları söyledi: ”Açlık grevlerine girmemizin temel nedeni Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasıdır. Taleplerimiz yerine getiriline kadar eylemlerimize devam etmekte kararlıyız.”
Karsu’nun ağabeyi Necat Karsu, tutsak kardeşinin 2018’de başlayan açlık grevlerine de dahil olduğunu aktararak, arzu ettikleri tek şeyin taleplerinin yerine getirilmesi ve barışın sağlanması olduğunu söyledi. Karsu, ”Onların talepleri talebimizdir” dedi.
Dışarıdan desteklenmeli
İzmir Şakran 4 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde üç yıl kaldıktan sonra iki ay önce tahliye edilen Erkan Tamir ise açlık grevinin asıl amacının tecridin kırılarak Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması olduğunu kaydetti. Toplumun özgürleşebilmesi için Öcalan’ın özgürleşmesi gerektiği dikkati çeken Tamir, açlık grevinin başarıya ulaşabilmesi için dışarıdan imkanların en iyi şekilde kullanılıp tutsakların sesine ses olunması gerektiğini vurguladı.
Ağır baskı altındalar
Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 5 yıldır tutsak olan Botan Timur da açlık grevi eyleminde. Timur’un annesi Zübeyde Timur, oğlunun 2018’de de tecride karşı başlatılan açlık grevi eyleminde de yer aldığını aktardı. Anne Timur, ”Çocuklarımızı bu hale sokmaya kimsenin hakkı yok. İşkence yapılıyor, kantin ve su ihtiyaçları sağlanmıyor, kitap ve gazete verilmiyor, odalar her gün aranıyor. Hepsi ağır baskı altında” dedi.
Desteğimizle direnecekler
Karşılanabilinir talepler olduğuna dikkati çeken Timur, ailelerin de tecride karşı olmaları gerektiğini vurguladı. Timur, şunları ekledi: ”Bazı tutsaklar hasta ve doktora götürülmüyor, ilaçları dahi verilmiyor. Oğlumla görüştüğümde bana yaşanan hak ihlallerini anlatıyor. Oğlum bu işkence ve zulüm karşısında direneceklerini söylüyor. Biz de onlara destek olup, gereken yerlere onların sesini duyurmalıyız.”















