Tapu erkeklerin elinde

Kültür/Sanat Haberleri —

1 Aralık 2022 Perşembe - 16:30

İstanbul Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İstanbul Şube Başkanı Pınar Pelin Giritlioğlu

İstanbul Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İstanbul Şube Başkanı Pınar Pelin Giritlioğlu

  • Pembe otobüs, pembe taksi, kadın parkı, millet kıraathanesi, ‘sosyal konut’ politikası kadını daha çok eve hapsediyor. Kadının, kent ile mesafesi arttıkça istihdam kapasitesi de düşüyor. Bu kadını kırılgan hale getiriyor. Yerel yönetimler de bu konuda bir yaşam biçimi dayatıyor.

Kent politikalarının eril bir zihniyetle yürütüldüğünü belirten İstanbul Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İstanbul Şube Başkanı Pınar Pelin Giritlioğlu, pembe otobüs, pembe taksi, kadın parkı ve millet kıraathanesi gibi uygulamalar ile “sosyal konut” politikasının kadını daha çok eve hapsettiğini söyledi.

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Prof. Dr. Pınar Pelin Giritlioğlu, “Toplumsal cinsiyet eşitliğini göz ardı eden birçok kentsel politikada kadınlar, dirençsiz bırakılıyor. Bu süreç içerisinde kadın toplumsal cinsiyet eşitliğini gözardı eden ayrımcı muamelelere maruz kalıyor. Bunların örnekleri pembe otobüs ve pembe taksilerle gün yüzüne çıktı. Kadın parkları ve millet kıraathaneleri de bunlardan bazıları. Bütün bunlar kadının istihdam alanını kısıtlayan ve kadını yalnızlaştırarak, toplumdan geri çeken uygulamalardır. Bugün Türkiye'de tapu erkeklerin elinde. Kadınlar gayrimenkul alanda kısıtlanıp, söz sahibi olmaları engelleniyor. Devlet yetkileri kadınları kısıtlayarak toplumsallaşmasını engellemektedir. Kentsel dönüşüm yerelinde de iktidarın ve yerel yönetimlerin muhatabı, erkeklerdir. Kadınlar bu sürecin tamamen dışında tutuluyor” dedi.

Kadının kent ile mesafesi artıyor 

Özellikle “kentsel dönüşüm” ve “sosyal konut” gibi uygulamalarla yaşanan göçlerin kadınlar üzerindeki etkisine işaret eden Giritlioğlu, “Yerinden edilmeler ve pazarlıklar en çok kadınlar üzerinden yaşanıyor. ‘Sosyal konut’ adı altında yürütülen konutlarda, genelde çeperlerin dışında yer alan kadınlar karşımıza çıkıyor. Buralara gitmek kadının zaten sınırlı olan istihdam kapasitesini giderek daraltıyor. Özellikle eğitim hakkından uzak kalmış kadınların gündelik işlere ve ev içi işlere yönlendiriyor. Geçimini sağlayabilen kadının, kent ile mesafesi arttıkça buradaki istihdam kapasitesinin de düştüğünü görüyoruz. Bu durum kadını daha da kırılgan hale getirerek, daha fazla eve hapsediyor. Yerel yönetimler bu konuda bir yaşam biçimi dayatıyor, bunlardan bazılarının bilinçli yapılıyor” diye konuştu.

Kentleri erkekler yönetiyor 

Yerel yönetimlerde kadın temsiliyetinin oldukça az olduğunu ve kent adına karar veren kesimin erkekler olduğunu hatırlatan Giritlioğlu, şöyle dedi: “Yerel yönetimlerde kadın kotasını arttıracak yönetimlere, ihtiyaç var. Bunu sadece yerel yönetimler için değil, özel sektör için de talep ediyoruz. Kentleri şu anda politikalarıyla da yaptıklarıyla da erkekler yönetiyor. Yani eril bir siyaset söz konusu.”

Kent savaşları 

Merkezi ve yerel yönetimlerin kent politikalarını “kent savaşları” olarak ifade eden ve bu politikaların kadın karşıtı olduğunu yineleyen Giritlioğlu, “Kadınlar kent savaşlarında en çok etkilenen ve yalnızlaşsan gruptur. Bu politikalar için de öncelikle yenilikler tanınmalı ve kadınlar örgütlenmelidir” diye belirtti. AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2023 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.