Kürdistan’da mantığın, kriterlerin, vicdanın ve ikiyüzlülüğün en Kürtsel kimliğini ilmik ilmik yaşıyoruz şu günlerde. Kamyon camına denk düşen gözlükleri ile Somali’li yoksulu görmeye niyet etmiş Emine Erdoğan’ın acıklı ve ağlamaklı gözlerinden bende empatisel manyaklık derecesinde aha bu satırları yazıyorum bu hasarlı kimliğime. (Önemli gereksiz not: TAYAD’lılara ‘sonra geleceğim’ diyerek gelemeyen süperstar Ajda xanım de şuan Somali’de olduğu için boşuna beklemesin bu değerli kurum).

Evlerinde çocuklarının oynadığı savaş oyununun bir konsolu olarak bizi görenlerin power düğmesine basınca silinip, sabah tekrar dirildiğini zan edenlerin ülkesindeyiz. Futbolunun şikesi ile fişi bitmişlerin yeşil sermaye intikam tugaylarının Gülen öpücüğüne maruz kalışının da bir dışkısı olarak Tv’lerde ölümleri ‘goooool’ olarak verenlere mi şaşacaz? Yoksa medyanın yarattığı 2.el zombi insanlara mı?

Görüldüğü üzere seçeneklerimiz de bolca mevcut.
Şu günlerin üstündeki tozu üflediğimizde geriye kalan tortunun iğrenç kokusunda sanki bir çiftlik fotosu beliriyor. Bu öyle böyle bir çiftlik değil. George Orwell (Gerçek adı ile, Eric Arthur Blair) ağabeyimizin çizdiği çiftlik fantezisini de aşan bir hayvansal durum bu. Yani evet bir hayvansal şölenin tam ortasındayız. Gaddarizm denen bişi varsa evet oradayız. Demleniyoruz. Vahşet ya da Tofanizm denen bişi varsa, evet oradan da geçtik. Başka bir arzumuz? Yiyecek mi? Hay hay… Bu yılın moda gıdaları Reçel Tayin Undoğan üçlüsünü denediniz mi? Çok fevkaladenin fevkinde. Ye ye doymazsın. Hatta yakında bir çiftlikte seri üretimine de geçilecekmiş. Adı Tayip Çiftliği.
İşin aslını sorarsanız bu Tayip Çiftliği tarihsel bir akış şemasına sahip. Orwell’ın tasarımında önce ‘Beylik Çiftlik’ olan yer, bir ayaklanma ve isyan sonucu ‘Hayvan Çiftliği’ne dönüştü. Yıllardır da öyle. Ama düşünmeme özelliği ile bildiğimiz bu hayvanların da güncelleme yaptığını nereden bilecektik? Science dergisinin Asım-Kubat sayısından öğreniyoruz ki, sahip oldukları ak-p 56 özel geni ile meğerse her badem bıyık qeşmerlik süzgecinde tekerrür ediyormuş. Haa hoo!!!
Biz eskiyi hatırlayalım şimdi. O hayvan çiftliğin kuralları ne idi, şimdi ki hayvanlığın kuralları ne oldu? Hayvanlık nasıl oldu bu kadar ilerledi…
1- İki ayak üstünde yürüyen herksi düşman bileceksin.
2- Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
3- Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4- Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5- Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6- Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7- Bütün hayvanlar eşittir.
 
Görüldüğü üzere kurallar gayet net. Hayvanlık net yani. Peki insanlık?
Son temsilci Tayyip Çiftliğinden futuristik maddeler şöyle:
1- Geneli Doğu’da olmak üzere ve hele ki sınır bölgelerinde olan tüm iki ayaklı, iki kollu herkesi düşman bileceksin.
2- Yüzünde esmerlik olan. Kaşında kıl olan. Yüreğinde insanlık olan her iki ayaklı, iki gözlüleri düşman bileceksin.
3- Hiçbir Kürt demokrasiyi tatmayacak.
4- Hiçbir Kürt rahat uyumayacak. 5 Bin yıldır bize uyguladıkları zulmün hesabı sorulacak.
5- Hiçbir Kürt ya da azınlık içki içmesin, masalarda oturmasın, 4-5 çocuk yapsın.
6- Hiçbir Türk uçağı bir sivili öldürmeden geri gelmeyecek. Her Türk’ün bir Kürdü öldürmek hakkı vardır. Yüzde 50 hakkımı ben daha sonra kullanacağım.
7- Hayvanlar eşit olabilir ama insanlar nahh eşittir! Hele Kürt mürt isen hiç eşit değilsin. Fakat ve lakin û ama! Tüm AKP’liler biraz daha fazla eşittir…
Görüldüğü üzere kurallar gayet net. Hayvan-üstülük net yani. Peki insanlık?
Son temsilci Tayyip Çiftliğinden futuristik maddeleri izlediniz. Çiftlik sahibine seslenmek istiyorum. Tayyip! Çok ayıp…