
Hollanda Parlamentosu Sosyalist Parti Milletvekili Harry Van Bommel 4 hafta önce Sosyalist Parti adına Hollanda Dışişleri Bakanı Uri Rosenthall’e soru önergesi verdi. Türk devlet operasyonlarını ve özellikle Güney’e yönelik saldırılarını sorgulayan önergenin içeriğinde, „Bu operasyonlar kimin adına yapılıyor, neden yapılıyor ve sonuçları nelerdir?“ diye soruluyor. Harry Van Bommel, bu operasyonlarda sivillerin hayatını kaybettiğini belirterek, „Türk devleti ne yapmak istediği konusunda nettir ve belki de istediği sonuç budur“ dedi. İnsan hakları, uluslararası hukuk ve savaş hukukunda önemli bir pozisyonu olduğu iddia ettiğini Hollanda’nın yalnız kalmamasını isteyen Harry Van Bommel, başka devletlerin gerekli tepkiyi göstermesini sağlaması gerektiğini söyledi.
Öcalan’ın tecrit edilmesi
Türk devletinin KCK Önderi Abdullah Öcalan’ın siyaset üzerindeki rolünü asgari düzeye çekmek istediğini belirten Harry Van Bommel, „Abdullah Öcalan üzerindeki izolasyon, örgüte verdiği direktiflerden veya cezaevi güvenliğinden dolayı değildir. Abdullah Öcalan’ı tamamen siyaset dışına çekme isteğidir. AKP Hükümeti ve Türk devletinin amacı Öcalan’ın halk ve siyaset üzerindeki etkisini azaltmak veya tamamen etkisiz hale getirmeye çalışmaktır“ diye konuştu.
Kürtleri oyalama mantığı
Her ne kadar küçük açılımlarla Kürt sorununu çözmeye çalışıyor görünse de AKP Hükümeti’nin Kürtleri oyalama taktiğinden başka birşey yapmadığını belirten Van Bommel, „Şimdiye kadar köklü bir çözüme gitmemiştir. Anadilde eğitim hakkını bile tanımış değildir. Türk devleti Kürtlere otonomi hakkını tanıyarak ekonomik gelişmelere de ağırlık vermelidir. Halkın yüzde 70’nin işsiz olduğunu, Diyarbakır’a giderken gördüm. Türk devleti kendi çıkarı için Kürt sorununu çözmek zorundadır. Ortak yaşam ve ortak gelecek için Kürt sorununu görmezlikten gelemezler“ dedi.
Türk devletinin operasyonlarla ve sivil yerleşim bölgelerinde sivilleri öldürerek uluslararası suç işlediğini, üstelik sorunun çözümünden uzaklaştığını kaydeden Harry Van Bommel, „Türk devleti Kürtlerin doğal haklarını tanımak zorundadır“ diye vurguladı.
AB ilişkileri de aynı
Türkiye’nin AB ilişkilerinin de benz mantığın kurbanı olduğunu belirten Harry Van Bommel, müzakereler başladığında Türkiye’nin AB’ye girmek için büyük bir çaba harcıyor gibi göründüğünü hatırrlattı. Harry Van Bommel, şunları söyledi: „Ben AB’nin birçok komisyonunda yer aldım. Türkiye ilk başlarda hırslı ve istekli görünüyordu. Ama gelinen aşamada Türkiye hızlı bir şekilde AB’den uzaklaştı. Bu uzaklaşma hem Türkiye için hem de AB için hiç de iyi olmadi. Müzakereler durdu. Türkiye bir çok alanda kendisini değiştirmek zorunda. Türkiye’nin tüm halkları kucaklayacak yeni bir anayasa ihtiyacı vardır. Türkiye Avrupa Birliği’ne sırtını çevirmekle istikrar sağlayamaz. Şu anda Arap dünyasına yaslanmış gibi görünüyor fakat Arapların kendisi dağınık durumda.“
RONİ YILDIRIM - AMSTERDAM