
Raporda üzerinde durulan sorunlara ilişkin tespitlerden bazıları şöyle:
- Ordunun siyasete müdahale edebilmesini sağlayan özerk konumu geçmiş yıllarda zayıflamış olsa da, bazı açılardan hala varlığını sürdürmektedir.
- Ordunun parlamento ve parlamento dışı kurumlarca denetimi oldukça sınırlıdır; özellikle bütçe ve savunma politikalarının hazırlanma süreçleri ile silah alımları açısından sivil demokratik denetim son derece yetersizdir.
- Askeri yargının varlığı, yargı sisteminde çift başlılığa sebep olmakta, eşit ve adil yargılanma hakkını zedelemektedir.
- Zorunlu askerlik sistemi, vicdani, dini, politik veya diğer nedenlerle askerliğe karşı çıkanların haklarının ihlal edildiği bir süreci beraberinde getirmektedir. Askerlik sırasında birçok insan hakları ihlali yaşanmakta ve bunlar büyük ölçüde cezasız kalmaktadır.
- Polis teşkilatının 2000'lerin başından itibaren uygulamaya koyduğu istihbarata dayalı 'önleyici' polislik stratejileri, tüm bireylerin birer 'potansiyel suçlu' konumuna indirgenmesini mümkün kılmaktadır.
- Mevzuat içerisinde polise tanınan geniş takdir yetkisi, polisin orantısız şiddet kullanımını, günlük hayatta kişilere ve gruplara müdahale edebilmesini, telekomünikasyon yoluyla gerçekleşen iletişimin tespitinde keyfi bir tutum takınabilmesini beraberinde getirmektedir.
- Polisin gerçekleştirdiği insan hakları ihlalleri sistematik olarak cezasız bırakılmaktadır; teşkilatın sivil demokratik denetimi için bağımsız/etkin bir kurum henüz kurulmamıştır.
- Emniyet Genel Müdürlüğü içindeki Özel Harekât Daire Başkanlığı ve İstihbarat Daire Başkanlığı gibi bazı birimlerinin yönetmeliklerinin gizli tutulması, polis için özerk bir alan sağlamaktadır.
- MİT'in yasalarla düzenlenen yetkileri ve görev alanı, başta siyasi muhalifler olmak üzere tüm yurttaşlar için insan hakları ihlallerine kapı aralayacak şekilde geniş tutulmuştur.
- Kişisel verilerin 'gizliliği', temel bir insan hakkı olarak yasal düzenlemelerde korunmamaktadır. Meclise sunulmuş olan Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı'nda 'devlet sırrı' tanımı 'milli güvenlik' kavramına dayandırılmakta, her türlü bilgi ve belgenin devlet sırrı olarak gizlenebilmesi olanaklı kılınmaktadır.
DİHA/İSTANBUL