HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, Anayasa Mahkemesi’nin ‘Milletvekilleri tutuklu yargılanamaz’ kararını hatırlatarak, tutuklu vekiller için gereğinin yapılmasını istedi. 

Meclis’te 12 günlük süren bütçe maratonunun ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meclis Grubu toplandı. HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Eşbaşkanlar ve milletvekillerinin tutukluluklarına dikkat çeken Bilgen, “Kasım ayını başından bu yana hükümet temsilcileri tutuklanan milletvekillerimizle ilgili bizi suçlayan söylemler geliştiriyorlar. 17-25 Aralık’ta yargıdan kaçırdıklarını düşünseler aslında yargıdan kimin kaçtığını bütün kamuoyu çok net biçimde görecek. Son grup toplantımızdan sonra 2 milletvekilimiz tutuklandı, 3 arkadaşımız gözaltına alındı. Anayasa Mahkemesi’nin kararı çok açık. AYM’nin kararının gereğini yapın. Daha önce de tutuklu milletvekilleri hakkında AYM ‘Milletvekilleri tutuklu yargılanamaz’ dedi. Bu karar daha geçerliyse, herkesi bağlar. Bizi tutuklayarak inandığımız değerlerden çeviremeyeceksiniz. Bu işi daha fazla rehine siyasetiyle pazarlığa çevirmeyin” dedi. 

OHAL’de bunlar oluyor

“Herkes bilsin ki paralelin paraleliyle karşı karşıyayız” diyen Bilgen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Paralelle mücadele etme adına başka paraleller kuruyorsunuz. Biz hangi cemaat hangi tarikat tartışması yapacak değiliz. Eğer OHAL kısıtlamalarında sendikalar miting, partiler basın açıklaması yapamıyorken büyükelçi polis kimliğiyle içire giren tarafından öldürülüyorsa OHAL’i kimin için ilan ettiniz, muhalifler için mi?

5 Haziran 2015ten bu yana 30 büyük patlamaya tanıklık etti. Tüm bunların sorumlusu muhalefet ya da ‘dış güçler’ diyerek hükümet siyasi sorumluluğundan kurtulabilir mi? Bu ülkede istihbarat birimi, İçişleri Bakanlığı niye var. Bunları önlemek ya da sorumlularını yakalamak için ama olmuyor. 15 Temmuz’u enişteden öğrenenler, Büyükelçiyi öldüren failin ailesini gözaltına alıyor. İstihbarat eniştelere, yengelere kalmış.

Trol hareketi yönetiyor

Türkiye trol hareketiyle yöneltiliyor. Türkiye bir trol cumhuriyetine dönüşmüş durumda. Troll-devlet işbirliğiyle, Beşiktaş saldırısının ardından başka nedenlerle gözaltına alınan HDP’lileri troller hedef gösteriyor, gazeteler HDP’lileri haberleştiriyor. Son birkaç günde 30’un üzerinde il ve ilçe binamıza saldırılar oldu. Uyarıyoruz; bu ateş sizi de yakar, bizi de yakar, ülkeyi de yakar. Diyelim ki bunu istemiyorsunuz ve kontrollü bir kaos yönetmek istiyorsunuz. Ama bütün il ilçe binalarımız yaksanız da biz inandığımız değerlerden vazgeçmeyeceğiz. Kim kimi temizler bilemiyoruz. Kendi pis iktidar kavgalarınızın, kendi pis ittifaklarınızın tarafı değiliz. Bizi bu kavganın tarafı yaparak, bizim üzerimizden kendi hesaplarınızı hayata geçirmenize izin vermeyeceğiz. Korkuyla anayasa referandumunu kotarmanıza, parti devlet anlayışını yerleştirmenize de asla izin vermeyeceğiz.

Ya başkanlık ya kaos

‘Ya 400 vekil verirsiniz, ya kaos olur.’ Bunu bir sopa gibi kullandılar. Bu olmadı. Şimdi 330’u bulmak için şunu dayatıyorlar: Ya başkanlık ya kriz, ya başkanlık ya kaos. Şu anda ülkeyi kaosla/krizle zaten yönetiyorsunuz. Bundan daha fazla nasıl bir kriz hayal ediyorsunuz? Koltuklarınız için çok şey göze almış olabilirsiniz ama yalanlarınıza teslim olmayacağız.

O planın gereği

Ekim 2014 Milli Güvenlik Kurulu’nca alınan ve sonrasında devreye konulan “Çöktürme Planını”n birer parçasıdır bütün yaşadıklarımız. Evet, biz can kaybı olmasın diye elimizden geleni yapıyoruz ama bunu korktuğumuz için yapmıyoruz. Buraya hangi bedellerin ödenerek geldiğini biliyoruz. Bu bedeli ödemeye cezaevlerindeki arkadaşlarımız da biz de hazırız. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu ateşi birlikte söndürelim, anayasayı başka türlü tartışalım, OHAL’i bir dakika bile beklemeden kaldıralım maçın ortasında kural değiştirme ahlaksızlığından vazgeçelim.” 


 ANKARA