- Rêber Apo'nun, uzlaşılan 'çerçeve yasa'nın Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemli bir kapı aralayacağını değerlendirdiği ifade edildi.
Azadiya Welat'tan H. Halît Alaçati, kaynaklara dayanarak İmralı'daki son görüşmeye dair bazı ayrıntıları yazdı. Buna göre; son görüşme oldukça geniş katılımlı gerçekleşti. Rêber Apo, sekreteryası, DEM Parti İmralı Heyeti ve ilgili devlet kurumlarının temsilcileri görüşmede yer aldı. Yaklaşık 5 saat süren müzakerelerin sonunda 'çerçeve yasa' konusunda uzlaşmaya varıldı. Rêber Apo, tüm eksikliklerine rağmen bu çerçevenin Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemli bir kapı aralayacağını değerlendirdi.
Mutabakat gereği yasa taslağının kısa süre içerisinde DEM Parti ile paylaşılması, DEM Parti’nin hazırlayacağı öneriler doğrultusunda son hâlinin verilmesi; ardından taslağın Türkiye Meclisi alt komisyonlarında değerlendirilmesi ve Genel Kurul’da görüşülerek yasalaştırılması öngörüldü.
Gerekli komisyonlar
Yasa ile birlikte süreci yürütecek gerekli komisyonların da yasal statüye kavuşturulması hedefleniyor. Bu komisyonlarda bir tarafta ilgili devlet kurumlarının temsilcileri, diğer tarafta ise Rêber Apo ve görevlendireceği isimler yer alacak. Böylece süreç ilk kez Türkiye hukuk sistemi içerisinde açık ve yasal bir zeminde yürütülecek. Bugüne kadar fiilî olarak sürdürülen çalışmalar, bundan sonra hukuki bir çerçevede devam edecek. Komisyonlar hem silahsızlanma sürecini hem de demokratikleşme için gerekli yasal düzenlemeleri ele alacak.
Yasanın projeksiyonu
'Çerçeve yasa'nın, Kürt halkına ve özgürlük mücadelesine karşı çıkarılmış ve uygulanmış olan Terörle Mücadele Kanunu (TMK) başta olmak üzere ilgili tüm yasal düzenlemelerde değişiklik yapılmasına zemin oluşturması öngörüldü. Bu düzenlemelerin Rêber Apo, Kürt Özgürlük Hareketi yöneticileri, üyeleri, gerillaları, yurtseverleri ve ilişkili tüm kesimleri kapsaması planlanıyor. Buna göre;
* Tutsaklar, aşamalı olarak serbest bırakılacak.
* Yurt dışında veya dağda bulunanlar ise Türkiye’ye ve Kuzey Kürdistan’a dönerek siyasal yaşama katılabilecek.
* Özgürlük Hareketi’ne destek verdiği, yardım ettiği ya da ilişki içerisinde olduğu gerekçesiyle baskıya uğrayan; kamu görevinden çıkarılan, mallarına el konulan kişilerin uğradıkları mağduriyetlerin de yasal düzenlemeler çerçevesinde giderilmesi öngörülüyor.
Rêber Apo'nun katılımı
Rêber Apo'nun, 'çerçeve yasa'nın yürürlüğe girmesinin ardından sürece aktif biçimde katılması planlanıyor. Yeni hukuki düzenlemeler kapsamında sekreteryasını yeniden oluşturması ve siyasal faaliyet yürütmesinin önü açılacak. Bu doğrultuda Rêber Apo'nun ortaya koyacağı perspektif temelinde; cezaevleri, diaspora ve ülke içerisindeki Özgürlük Hareketi bileşenlerinin siyasal katılımı yeni bir biçim kazanacak.
Diğer yasalar
'Çerçeve yasa'nın çıkarılması, sürecin yalnızca bir aşamasıdır. Asıl belirleyici olan ise bu 'çerçeve yasa' temelinde çıkarılacak diğer yasal düzenlemeler olacak. Bu durum, aynı zamanda Rêber Apo'nun sık sık dikkat çektiği demokratikleşme yasaları anlamına geliyor;
* Öncelikle yerel yönetimlere ilişkin yasal düzenlemelerin gündeme gelmesi bekleniyor.
* Sürecin ilerlemesiyle birlikte düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ile demokratikleşmenin ve Kürt sorununun çözümünün önünü açacak diğer yasal düzenlemelerin de hayata geçirilmesi öngörülüyor.
Kaygılar yok mu?
Alaçati'ye bilgi veren kaynaklar, bu yasanın Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından bütün ihtiyaçları tek başına karşılamayacağını, özellikle mevcut iktidarın yaklaşımı dikkate alındığında hâlâ önemli kaygılar bulunduğunu söyledi. Buna rağmen demokratikleşmenin önünü açacak önemli bir başlangıç olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümüne yönelik yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için güçlü bir toplumsal mücadelenin gerekli olduğu vurgulandı.
***
İktidar kanadından yansıyan
'Çerçeve yasa'nın içeriği ve zamanlamasıyla ilgili AKP kanadından yansıtılan bilgilere göre bu hafta Meclis'e geliyor ve uygulama için daha önce sızdırılan 15 Ağustos tarihinden vazgeçildi.
DW Türkçe'den Gülsen Solaker'e verilen bilgiye göre; yasa teklifinin bu hafta Meclis'e sunulması ve hemen ardından Adalet Komisyonu'nda ele alınması bekleniyor. Genel Kurul görüşmeleri ise yetkililere göre bu hafta sonunda ya da gelecek haftanın başında olabilir, ancak bu konu henüz netleşmiş değil.
Bu arada takvimin yetişmemesi ihtimaline karşı bir "B planı" da kulislerde geçen hafta konuşulmuştu. Bu senaryoya göre Genel Kurul resmi olarak tatile girse bile Adalet Komisyonu çalışmalarını sürdürecek ve teklif hazır olduğunda Meclis Genel Kurulu yeniden toplanarak yasayı kabul edebilecek. Bunun için akıllardaki bir tarih 15 Ağustos. Bu tarihin rastgele seçilmediği ve PKK'nin 1984'teki ilk silahlı eyleminin yıl dönümü olan 15 Ağustos'ta 'çerçeve yasa' geçirilerek sürece sembolik bir anlam yüklenebileceği iddialar arasında. Geçen hafta konuşulan bu senaryonun şu anda rafa kalktığı, yasanın önümüzdeki günlerde sunularak kabul edilmesinin hemen hemen kesin olduğu belirtiliyor.
Yasa teklifinin çok uzun tutulmaması, süreli ve müstakil yani sadece PKK'ye yönelik bir yasa olması bekleniyor. DW Türkçe'ye verilen bilgiye göre; teklifte de yer alması beklenen temel düşünce "Kendisini fesheden, Türkiye'ye karşı silah kullanmaktan vazgeçmiş örgütün örgütsel varlığı sona erdiği için buna üye olanların durumlarının da sonuçlarıyla beraber ortadan kalkması" şeklinde olacak. Silahların kime, nasıl teslim edileceği, sürecin güvenliğinin kim tarafından sağlanacağı gibi uygulama ayrıntılarının güvenlik birimleri ile PKK arasında konuşulacağı, bunun için bir mekanizma kurulacağı gelen bilgiler arasında. Teklifin örgütün feshinin ve silah bırakmasının hangi mekanizmayla teyit edileceğini, soruşturma-kovuşturma süreçlerinin nasıl yürütüleceğini ve cezaevindeki hükümlülerin durumunun hangi kriterlerle değerlendirileceğini düzenlemesi de öngörülüyor.
Teklifte suça karışmış ve karışmamış üyelerle, üst düzey yöneticilere dair de formüllerin olması beklenirken, buna ilişkin kulislerde farklı maddelerin varlığı tartışılıyor. Yasanın yürürlüğe girmesiyle 4 binden fazla hükümlü için tahliye yolunun açılabileceği öne sürülüyor.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin daha önce gündeme getirdiği statü önerisine AKP sıcak bakmıyor. Bununla birlikte iktidarın Öcalan'a fiili olarak statü kazandırabilecek adımlara yeşil ışık yakabileceği konuşuluyor.