- 'Çerçeve yasa' kapsamında oluşturulan ve ilk toplantısını yapan kurul, adını "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu" olarak duyurdu ve dört alt kurul oluşturma kararı aldı.
- İHD Eşbaşkanı Cihan Aydın, söz konusu alt komisyonların nasıl çalışacağı, kimlerden oluşacağı ve sivil toplumun katılımına açık olup olmayacağı konusundaki belirsizliğe dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında önceki gün toplanan "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu", Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nun oluşturulmasını karara bağladı.
Cevdet Yılmaz başkanlığında önceki gün yapılan ilk toplantıya, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Okay Memiş katıldı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun gereğince oluşturulan kurulun adının "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu" olduğu belirtildi. Açıklamada, şiddetin ve silahların tamamen gündemden düşmesi ve kardeşlik ikliminin kökleşmesi vizyonuyla yürütülen tarihi sürecin, 'çerçeve yasa'nın Meclis'te yüksek bir toplumsal ve siyasi mutabakatla kabul edilmesiyle önemli bir eşiğe ulaştığı hatırlatıldı. Bu sürecin hukuki altyapısını oluşturan kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber idari mekanizmaların hızla harekete geçirildiği belirtilen açıklamada, toplantıda kurulun işleyişi ve sürece dahil olan tüm devlet kurumlarının yürüteceği çalışmaların en üst düzeyde koordinasyonunun detaylıca görüşüldüğü; kurul çalışmalarının sevk ve idaresinde izlenecek usul ve esasların ele alındığı kaydedildi.
Devletin, tüm kurumlarıyla tam bir eş güdüm içinde, toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek bu tarihi adımları kararlılıkla uygulamaya devam edeceği iddia edilen açıklamada, şu alt komisyonların oluşturulmasının karara bağlandığı duyuruldu:
* Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu,
* İzleme ve Tespit Alt Komisyonu,
* Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu,
* Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu.
* Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu,
* İzleme ve Tespit Alt Komisyonu,
* Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu,
* Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu.
Belirsizliğe dikkat çekti
Söz konusu alt komisyonların çalışma yöntemleri ve içeriğine dair dün itibarıyla herhangi bir bilgi paylaşılmadı. MA'ya konuşan İHD Eşbaşkanı Cihan Aydın, alt komisyonların nasıl çalışacağı, kimlerden oluşacağı ve sivil toplumun katılımına açık olup olmayacağı konusunda henüz bir netlik bulunmadığını söyledi. Aydın, “Bu belirsizlik, zaten kısmen yasada da var. Yasada da bazı şeyler kanaatimce bilinçli olarak muğlak bırakılmış. Bu konuda kanun koyucuya, yürütücüye ya da icra makamına bir manevra alanı tanımak gibi bir gerekçeyle bu muğlaklığın yaratıldığını söylemek mümkün. Aynı şey şu an alt komisyonların durumu için de geçerli. Bunların nasıl teşekkül edeceği belli değil” dedi.
Önemli olan işlevleri
Bu tür mekanizmaların isimlerinden ziyade, sürece yaklaşımlarının belirleyici olduğunu vurgulayan Aydın, "Dört değil 14 alt komisyon da kurulabilir fakat mantıksal olarak bu sürece nasıl baktıkları, bu komisyonların nasıl işledikleri ve sivil toplumun katılımına ne kadar açık olduklarıyla da bağlantılı olarak işlevlerinin de olumlu ya da olumsuz olarak değişebileceğini söylemek mümkündür" diye konuştu.
Sivil izleme kurulu
Aydın, İHD olarak bundan sonra süreci daha sistematik olarak takip edeceklerini kaydederek, şunları söyledi: "Bunun yanı sıra başka sivil toplum örgütleriyle de bir araya gelip bir izleme kurulu oluşturma fikrimiz de var. Eğer mümkün olursa başka sivil toplum örgütlerinin katılımıyla da bu süreci birlikte izlemeye, tavsiyeler oluşturmaya devam edeceğiz. Elbette burada olması gereken şey; bizzat yasal güvencelere kavuşturulmuş bir şekilde bu sürece aktif katılım sağlamak. Yapılmazsa bile biz fiili olarak diğer sivil toplum örgütleri ile birlikte bu süreci izlemeye devam edeceğiz."
Kapsayıcı olmalı
İHD'nin eski genel başkanlarından hukukçu Yusuf Alataş da zaten 'çerçeve yasa'nın uygulanmasının büyük ölçüde devletin tutumuna bağlı olmasının, yasanın en önemli eksikliklerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Kurul'un oluşturduğu alt komisyonlarda en azından toplumun bütün kesimlerinin temsil edilmesi gerekir. İnsan hakları kuruluşları, hukuk kuruluşları, toplumun bütününü bir anlamda kapsayabilecek şekilde bir komisyon oluşturulsun ve o komisyonun görüşlerine de değer verilsin” şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ
***
AKP'nin yazarı seçimi işaret etti
AKP'nin yayın organlarından Hürriyet gazetesi elemanlarından Abdulkadir Selvi, Türkiye’nin 2027'nin ikinci yarısından itibaren seçim gündemine gireceğini belirterek, seçimin 2027 sonunda ya da 2028 başında yapılacağını öne sürdü.
Selvi, dünkü yazısında yaklaşan seçimlere ilişkin dikkat çeken bir tarih verdi. Selvi, 2027’nin ikinci yarısından itibaren seçim hazırlıklarının başlayacağını belirterek, Cumhurbaşkanı adaylığı, ittifaklar ve milletvekili listelerinin gündeme geleceğini yazdı. Selvi, seçimin 2027'nin sonunda ya da 2028'in başında yapılacağını öne sürdü.
Türkiye’de bir sonraki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin normal takvimde 2028’de yapılması gerekiyor. Selvi’nin açıklaması, seçimlerin erkene alınabileceği ihtimalinin de iktidara yakın bir köşe yazarı tarafından gündeme getirilmesi bakımından dikkat çekti.
Selvi, yazısında Ekrem İmamoğlu’nun siyasi geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu’nun bugün için muhalefetin en güçlü Cumhurbaşkanı adaylarından biri olarak görüldüğünü belirten Selvi, devam eden davaların İmamoğlu’nun adaylığını etkileyebileceğini savundu. Selvi, seçim döneminde İmamoğlu’nun Silivri’de davalarla uğraşacağını öne sürerek, seçim yarışının dışında kalacağını iddia etti.