Nepal’de tarımın yükünü artık kadınlar taşıyor: Göç eden erkeklerin ardından kalanlar ülkenin gıda sistemini ayakta tutuyor

  • Ekonomik çıkmaz yüzünden önce erkeklerin, ardından kadınların terk ettiği Nepal köyleri tamamen boşalırken, yaşanan büyük göç dalgası tarımın yapısını da kökten değiştiriyor. Uzmanlar durumu, '20 yıl öncesine kıyasla, ailede temel çalışan konumundaki kadınlar artık temel çiftçi konumuna geçti' diyerek özetliyor.
  • Nepal’de kadınların yüzde 80’den fazlası tarımda çalışıyor. Kadınların yönettiği hane sayısı on yılda iki katına çıktı. Ancak bu dönüşüm kadını güçlendirmiyor. Araştırmacılar bu sürece yalnızca “tarımın kadınlaşması” değil, “tarım yükünün kadınlaşması” olarak ifadelendiriyor.
  • Orta Nepal’de erkekler haftada ortalama 55 saat çalışırken, kadınların ev işleriyle tarımı birlikte yürüttüklerinde haftalık çalışma süresi 86,5 saate kadar çıkabiliyor. 39 yaşındaki Kumari Praja bunun günlük hayatındaki karşılığını şöyle anlatıyor: “İki kat fazla çalışmak zorundayım.”
  • Uzmanlara göre Nepal’de asıl ihtiyaç yalnızca teknoloji yatırımı değil. Kadınların güvenli toprak haklarına sahip olması, krediye erişebilmesi, iklim değişikliğine uyum sağlayacak tarım politikalarının geliştirilmesi ve kadınların karar alma süreçlerinin merkezine alınması gerekiyor.

ANITA ZHANG* - Çeviri: Yeni Özgür Politika

Nepal’de milyonlarca genç erkek iş bulmak için Körfez ülkelerine, Güney Kore’ye ve başka ülkelere göç ederken, geride kalan kadınlar ülkenin tarımsal yaşamını sürdürmek için tarlalara yöneldi. Ancak kadınlar tarımda giderek daha büyük bir rol üstlenmelerine rağmen, karar alma mekanizmalarının hâlâ dışında tutuluyor.

Orta Nepal’in Raksirang bölgesindeki küçük bir köyde yaklaşık 50 haneden oluşan yerleşim sessizleşmiş durumda. Köyde kadınlar güneş altında sebze ayıklıyor, birbirleriyle haberleşiyor. Bölge sakinlerinden Bishnu Maya Praja, kâğıt üzerinde 25 bin kişinin yaşadığı çevrenin büyük ölçüde boşaldığını söylüyor.

Göç önce erkeklerle başladı. Ancak zamanla kadınlar da ülkeden ayrılmaya başladı. Praja’nın eşi iki yıl önce Dubai’ye otobüs şoförü olarak gitti ve bir daha geri dönmedi. Kız kardeşi ise dört yıl boyunca Kıbrıs’ta yaşlı bakım işçisi olarak çalıştı. Praja’ya göre bunun temel nedeni Nepal’deki ekonomik çıkmaz: İnsanlar çoğu zaman başka bir seçenek bulamıyor.

Bu süreç, Nepal tarımının yapısını değiştirdi. Güney Asya İleri Araştırmalar Enstitüsü ve Bristol Üniversitesi araştırmacısı Rachana Upadhyaya, “20 yıl öncesine kıyasla ailede temel çalışan konumundaki kadınların artık temel çiftçi konumuna geçtiğini görüyoruz” diyor.

Nepal’de kadınların yüzde 80’den fazlası tarım sektöründe çalışıyor. Kadınların yönettiği hane sayısı da 2012 ile 2022 arasında neredeyse iki katına çıktı. Ancak bu dönüşüm, kadınların güçlenmesinden çok daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Araştırmacılar bu sürece yalnızca “tarımın kadınlaşması” değil, “tarım yükünün kadınlaşması” demeyi tercih ediyor. Çünkü kadınlar daha fazla üretim sorumluluğu alırken, gerekli kaynaklara erişimleri aynı ölçüde artmıyor.

Kadınların çalışma yükü erkeklerin çok üzerinde

Orta Nepal’de erkekler haftada ortalama 55 saat çalışırken, kadınların ev işleriyle tarımı birlikte yürüttüklerinde haftalık çalışma süresi 86,5 saate kadar çıkabiliyor. 39 yaşındaki Kumari Praja bunun günlük hayatındaki karşılığını şöyle anlatıyor: “İki kat fazla çalışmak zorundayım.”

Kumari daha önce yaklaşık bin metrekarelik bir araziyi tek başına işliyordu. Hasat döneminde sabah saat dörtte kalkıyor, tahıl ya da sebze çuvallarını sırtına alıyor ve en yakın otobüs durağına ulaşmak için bir buçuk saat yürüyor. Daha sonra ürünlerini satmak için kasabaya gidiyor. En zor işlerden biri ise pirincin kabuğunu elle ayıklamak. Tarım makinelerine ve ulaşım araçlarına erişimin sınırlı olması, kadınların “zaman yoksulluğu” yaşamasına neden oluyor.

Üstelik toplumsal gelenekler de yükü artırıyor. Uluslararası Entegre Dağ Kalkınma Merkezi’nden araştırmacı Bidhya Poudel Chettri, birçok bölgede kadınların hâlâ öküz kullanarak tarla sürmesinin hoş karşılanmadığını söylüyor. Erkekler göç ettiğinde kadınlar ya erkek işçi tutmak zorunda kalıyor ya da toprağı kendi elleriyle işlemeye çalışıyor. Bu durum kronik sırt ve eklem sorunlarının yanı sıra kadın sağlığı üzerinde de ciddi etkiler yaratıyor.

İklim krizi kadın çiftçileri daha fazla vuruyor

Nepal’de kadınların tarımda artan rolü, iklim değişikliğinin etkileriyle daha da zorlaşıyor. Bishnu Maya Praja hardal, mısır, pirinç ve siyah fasulye yetiştiriyor. Ancak toprağın her yıl daha az verim verdiğini söylüyor. Yağış düzenleri değişmiş durumda: Bazen şiddetli yağmurlar geliyor, bazen yağmur hiç yağmıyor.

Eskiden yetiştirdiği domates ve biber gibi hassas ürünleri artık bırakmak zorunda kalıyor. Yeni zararlılar ve büyük salyangozlar ürünlere zarar veriyor. Dedelerinin hiç kullanmadığı kimyasal ilaçlara başvurmak zorunda kalıyor. Bütün bu ek emeğe rağmen geliri düşmüş durumda. Beş altı yıl önce ayda yaklaşık 20 bin Nepal rupisi kazanırken bugün geliri 10 bin rupinin, yani yaklaşık 65 doların civarında.

Nepal ekonomisinde tarım hâlâ önemli bir yere sahip olsa da sektör küçülüyor. Tarımın gayrisafi yurt içi hasıladaki payı 2013’te yaklaşık yüzde 31 iken, 2025’te yüzde 25 civarına geriledi. Tarımda çalışanların oranı da 1991’de yaklaşık yüzde 40 iken bugün yüzde 22 seviyelerine indi.

Düşük gelir, iklim belirsizliği ve işsizlik, daha fazla insanı yurtdışında çalışmaya yöneltiyor. Resmî kanallarla yurtdışına giden Nepal vatandaşlarının sayısı geçen yıl 800 bini aştı. Göçmen gelirleri ülke ekonomisinin dörtte birinden fazlasını oluşturuyor. Ancak bunun bedelini çoğu zaman kadınlar ödüyor.

foto:AFP

Teknoloji umut veriyor ama herkese ulaşmıyor

Göçün beklenmedik sonuçlarından biri de akıllı telefonların Nepal’in en uzak köylerine kadar ulaşması oldu. Leela Khadka bu teknolojiyi yalnızca iletişim için değil, çiftçilik için de kullanıyor. GeoKrishi adlı dijital tarım danışmanlığı platformu üzerinden hava durumunu takip ediyor, bitkilerindeki hastalıkların fotoğraflarını uzmanlara gönderiyor ve hangi ilaçları kullanması gerektiğini öğreniyor. Khadka birkaç yıl önce devlet destekli bir program aracılığıyla dijital ve sürdürülebilir tarım eğitimi aldı. Şimdi bu bilgileri diğer çiftçilerle paylaşıyor.

Nepal’de GeoKrishi, Smart Krishi ve NARC Krishi gibi tarım uygulamalarının kullanıcı sayısı giderek artıyor. Ancak bu dönüşüm herkese eşit ulaşmıyor. Güney Asya İleri Araştırmalar Enstitüsü’nün araştırmasına göre kadın katılımcıların yüzde 45’inden fazlası okuma yazma bilmiyor ve yarısından azı akıllı telefona sahip. Tarım uygulamalarını düzenli kullanan kadınların oranı yalnızca yüzde 3,5. Birçok kadın uygulamaları kullanmakta zorlanıyor. 45 yaşındaki Gaumati Gharti, ekrandaki küçük yazıları okuyamadığını söylüyor. Ona göre Facebook’taki görseller ve TikTok videoları, uzun metinlerden çok daha anlaşılır.

Dil de önemli bir engel. Nepal’de yüzden fazla dil konuşuluyor ancak birçok dijital tarım uygulaması standart Nepalceyle çalışıyor. Yapay zeka tarafından oluşturulan yanıtlar ve teknik ifadeler, yerel dilleri kullanan kadınları dışarıda bırakabiliyor.

Telefon var ama karar gücü hâlâ erkeklerde

Teknolojiye erişim tek başına yeterli değil. Ev içindeki güç ilişkileri, kadınların bu araçlardan ne kadar yararlanabileceğini belirliyor. Birçok yoksul ailede telefonun gerçek sahibi kayınpeder, eş ya da büyük oğul oluyor. Kadınlar telefonu ancak diğer aile üyeleri uyuduktan sonra kullanabiliyor.

Benzer durum para konusunda da geçerli. Kadın kooperatiflerinde çiftçiler tohumları, gübreleri ve piyasa fiyatlarını tartışıyor. Ancak yeni bir tohum almak ya da üretim yöntemini değiştirmek gibi kararların son sözü çoğu zaman evdeki erkeklere ait oluyor. Kadınların sık söylediği cümle şu: “Önce evdeki erkeklere sormam gerekiyor.”

Toprak sahibi olmayan kadınlar görünmez çiftçiler

Kadınların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri toprak mülkiyeti. Nepal’de arazi ve evler hâlâ büyük ölçüde erkeklerin üzerine kayıtlı. Yasal düzenlemeler kız çocuklarına ve kadınlara miras hakkı verse de uygulamada aileler toprağı çoğunlukla erkek çocuklara bırakmayı sürdürüyor. 2025 verilerine göre arazi kayıtlarının yüzde 61’i erkeklerin adına yapılmış durumda.

Kendi adına toprağı olmayan kadınlar devlet desteklerinden, banka kredilerinden ve sigorta sistemlerinden yeterince yararlanamıyor. Araştırmacılar bu kadınlara “görünmez çiftçiler” adını veriyor.

Tukee Vakfı yöneticisi Sheela Sen Thakuri’ye göre bu durum kadınların uzun vadeli yatırım yapmasını da engelliyor: “Bir kadın işlediği toprağın sahibi değilse, araçlara ya da altyapıya yatırım yapmaya daha çekingen davranıyor.”

Tarım makineleri için verilen yüzde 50 devlet destekleri bile çoğu zaman yoksul kadınlar için ulaşılmaz kalıyor. Daha bağlantılı erkek çiftçiler ve yerel elitler bu desteklerden daha fazla yararlanıyor.

Gelecek ikiye ayrılabilir

Araştırmacılar dijital tarımın kadınlar için önemli bir fırsat yaratabileceğini, ancak mevcut eşitsizlikleri de yeniden üretebileceğini söylüyor.

Rachana Upadhyaya’ya göre telefonların kullanımı okuma yazma gerektirmeyen alanlarda kadınlara yeni imkânlar sunabilir: “TikTok ya da Facebook kullanmak için okuryazar olmak gerekmiyor. Bu kadın çiftçiler için gerçek fırsatlar yaratabilir. Ama aynı zamanda gerçek dünyadaki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini dijital dünyaya da taşıyabilir.”

Uzmanlara göre Nepal’de asıl ihtiyaç yalnızca teknoloji yatırımı değil. Kadınların güvenli toprak haklarına sahip olması, krediye erişebilmesi, iklim değişikliğine uyum sağlayacak tarım politikalarının geliştirilmesi ve kadınların karar alma süreçlerinin merkezine alınması gerekiyor. Son yıllarda zor çalışma koşulları ve Covid-19 nedeniyle bazı göçmen işçiler Nepal’e geri dönmeye başladı. Bir kısmı yeniden tarıma dönmek istiyor.

Ancak bu dönüş yeni bir soru yaratıyor: Yıllarca erkeklerin yokluğunda Nepal’in tarlalarını ayakta tutan kadınlar, erkekler geri döndüğünde yeniden görünmez hâle mi gelecek? Nepal’in tarımsal geleceği, büyük ölçüde bu sorunun yanıtına bağlı görünüyor.

* Anita Zhang, teknolojinin etik sınırlarını ele alan Çinli bir serbest gazetecidir. Çalışmalarında, Güney ve Doğu Asya'yı şekillendiren sosyal adalet ve iklim kriziyle mücadele stratejilerini inceliyor.

Kaynak: Himal Southasian sitesi

Kaynak link: https://www.himalmag.com/nepal-women-farmers-climate-change-reform/