Tüm kadınların geleceği tehdit altında

Kadın Haberleri —

Rojava için eylem/foto:AFP

Rojava için eylem/foto:AFP

  • Rojava’ya dönük saldırıları değerlendiren kadın aktivistler: “Karşı karşıya kaldığımız bu tehlike aslında tüm dünya kadınlarına dönük bir tehlikedir. Kimse ‘DAİŞ bana saldırmıyorsa bir şey olmaz’ demesin.”
  • Kadın savaşçıların DAİŞ’i yenilgiye uğratmasına dikkat çeken aktivistler: “Kadınlar hem DAİŞ’i kovdular hem de bunun üzerine kendi örgütlenmelerini yaratarak kadın öncülüğünü tüm kurumsallaşmalara yaydılar. Bunun intikamını almak istiyorlar.”

HTŞ, DAİŞ ve Türkiye'ye bağlı paramiliter grupların Rojava'ya yönelik saldırıları sürüyor. Çeteler özellikle DAİŞ’in intikamını almak istercesine kadın savaşçıları hedef alıyor. ABD ve HTŞ'nin "ateşkesin devam ettiği" iddialarına rağmen Kürt kentlerine dönük devam eden saldırılara karşı, başta Kürt halkı olmak üzere YPG / YPJ savaşçıları tarihi bir direniş sergiliyor. MA’ya konuşan kadın örgütleri ve aktivistler saldırılara karşı direnişe destek verirken, eylemleri büyütme çağrısında bulundu.

 Kadın savaşçılar DAİŞ’i kovdu

Jineolojî Akademi üyesi Figen Aras, Rojava Devrimi’ni diğer devrimlerden farklı kılan şeyin kadın öncülüğünde gerçekleşmiş olması olduğunu belirterek, "Kadınlar hem DAİŞ’i kovdular hem de bunun üzerine kendi örgütlenmelerini yaratarak kadın öncülüğünü tüm kurumsallaşmalara yaydılar. Raqa’daki ya da Hol Kampı’ndaki DAİŞ’lilerin çıkarılması tam da kadın düşmanlığının bir sembolüdür. Çünkü DAİŞ’in en büyük hedefi özgürlük mücadelesi veren kadınlardır" dedi. 

Saldırının amacının kadınlara bir mesaj vermek olduğunu ifade eden Figen Aras, "Burada kışkırtma mesajları da var. Hem kadınlara 'evinizde oturun, erkeklerinizin malı mülkü olun' diyorlar ve özgürleşmek isteyen kadınlara bu şekilde yaklaşıyorlar hem de halklar arasında bir kışkırtma politikası yaratılmak isteniyor."

‘Bize saldırmıyorsa bir şey olmaz’ denilmemeli

"Kürt kadınlarının bu kadar hedef alınmasının temel gerekçelerinden biri; yerel örgütlenmelerini ve yerel hakikat arayışlarını açığa çıkarmış olmalarıdır” diyen Figen Aras, şunları ekledi: “Bununla da yetinmeyip evrensel bir temelde, konfederal bir sistemde tüm dünya kadınlarıyla bir araya gelmenin koşullarını aramaları ve bunun evrenselliğini gerçekleştirmeleridir" diye konuştu.

DAİŞ'in büyük bir tehlike arz ettiğini belirten Figen Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kürtler mücadelesini de verir, savunmasını da sağlar; ancak kimse ‘DAİŞ bana saldırmıyorsa bir şey olmaz’ demesin. Dünya kadınlarının bu konuda duyarlı olacağına inanıyoruz. Diplomatik açıdan büyük üzüntü ve kaygılar var ama bu duyguları artık öfkeye ve sese dönüştürmek, yani örgütlenmek lazım. Örgütlü bir zihniyet bize saldırıyorsa, bizim de örgütlenerek buna karşı durmamız hayati önemdedir."

 

Bizler Rojava’ya tanığız

Başta Kürtler olmak üzere Ortadoğu’da yaşayan bütün halklara yeniden büyük bir uluslararası komplonun dayatıldığını vurgulayan Jineolojî Akademi üyesi Rojda Yıldız ise, “DAİŞ türevi çetelerin Ortadoğu’yu yeniden yönetmeye çalışacağı, inançsal ve dinsel bağlamda çatışmaların körüklendiği bir süreçten geçiyoruz. Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Bizler Rojava’ya tanığız. Orada kurulmak istenen yaşama da, kadınların yaşadıklarına da farklı inançların yaşam deneyimini okuduk, dinledik, gördük. Bunların hepsi Ortadoğu gerçekliğine kalıcı çözüm olabilecek insani tavırlar olarak geliştirildi. Maalesef uluslararası güçler, 100 yıldır uyguladıkları politikalarda ısrarcı davranarak Ortadoğu’yu demokratik yöntemlerle değil, sonu her zaman savaş ve çatışmaya çıkan siyasal bir İslam anlayışıyla yönetmeye çalışıyor" dedi.

Devrime sahip çıkmalıyız

DAİŞ’in yalnızca Kürtler için tehlike olmadığını, tüm kadınlar için tehlike olduğunu ifade eden Rojda Yıldız, şöyle devam etti: "Bugün savunulan DAİŞ’lilerin temel motivasyonu Ortadoğu’da kadınları öldürmek, tecavüz etmek ve onları seks kölesi olarak alıkoymaktır. Bu yüzden karşı karşıya kaldığımız bu tehlike aslında tüm dünya kadınlarının tehlikesidir. Bunu iyi okumak gerekiyor. Nerede olursak olalım bu devrime sahip çıkmak, saldırıları protesto etmek ve buna karşı ayakta durmak; her kadının kendi geleceği için üstlenmesi gereken en temel sorumluluklardan biridir."

 

Bu direniş sadece bize ait değil

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) üyesi Zemzem Fedai de Kürt kadınlarının Kobanê direnişiyle dünyaya örnek olduğunu ifade ederek, "‘Jin Jiyan Azadî’ felsefesi dünyaya bir perspektif sundu” dedi. Zemzem Fedai konuşmasını şöyle tamamladı: “Kürt kadınları bu büyük zulme karşı ‘Jin Jiyan Azadî’ felsefesiyle DAİŞ’i yendi. Bugün gelinen noktada bunun intikamını almak istiyorlar. Bu direniş sadece bize ait değil, bütün kadınların öncülük etmesi gereken bir kavgadır. Bugün Rojava’daki kazanımlar ve Kobanêli kadınların elde ettiği haklar korunmazsa, bu karanlık anlayış Ortadoğu’nun her yerine yayılacaktır. Bu nedenle Kürt kadınları olarak herkese sesleniyoruz; direnen kadınların yanında olalım." AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.