İsviçre Gündemi
Geçtiğimiz hafta Türkiye, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nde insan hakları ihlallerinin hesabını verdi. Türk basını ve özellikle de iktidar yanlısı basın ise Türkiye’nin bütün eleştirilerin altından kalkmakla yetinmeyip, bir de kendisine eleştiri getiren ülkelere insan hakları dersi verdiğini yazdı. Toplatıda eleştirilere yanıt veren Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın, 'demokratikleşen, ilerleyen ve insan haklarına önemli çözümler getiren Türkiye'yi anlatarak, BM İnsan Hakları Konseyini susturduğunu' manşetlere taşıdı.
Ancak 27 Ocak günü Cenevre'de Türk basınının iddia ettiğinin tam tersi gelişmeler yaşandı. Türkiye, BM İnsan Hakları Konseyi oturumunda ABD’den Fransa’ya, Kongo’dan Sierra Leone’ye kadar onlarca ülke tarafından eleştiri bombardımanına tutuldu. Temsilciler, Türk devletini daha doğrusu AKP Hükümeti'ni onlarca konuda insan haklarını ihlal etmekle suçladı. BM’nin 2010 yılından başlayarak 4 yılda bir her ülke için yaptığı insan hakları gözlemleri ve sonuçları toplantısının Türkiye gündeminde basın ve ifade özgürlüğü, toplanma ve gösteri hakkı, yargı bağımsızlığı, polisin orantısız güç kullanımı, aile içi şiddet, kadına karşı ayrımcılık, din ve vicdan özgürlüğü, azınlık hakları, sosyal medya üzerindeki yasaklar ve LGBTİ hakları konularında Türkiye’ye sert eleştiriler yapıldı ve söz konusu ihlallerin giderilmesi için AKP Hükümeti'nden acilen adımlar atması istendi.
ABD temsilcisi, özellikle basın ve ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı konularında kaygılı olduklarını ifade etti, ayrıca insan kaçakçılığı ve cinsiyete dayalı şiddete yönelik Türk devletinin daha fazla önlem alması gerektiğini söyledi. ABD’li temsilcisinin, "Haber medyasının ve internetin sansürlenmesi, gösteri yapma özgürlüğünü kısıtlayan kanunlar da dahil olmak üzere ifade özgürlüğü üzerinde gitgide büyüyen sınırlamalardan dolayı kaygılıyız. Son dönemde meydana gelen ve mahkemelerin yeniden yapılandırılması, hukukun üstünlüğünün göz ardı edilmesi gibi yargıya ve kanun uygulayıcılarına yönelik müdahalelerden dolayı kaygılıyız”' sözleri dikkat çekti.
Almanya, ifade ve toplanma özgürlüğünün garanti altına alınması, vicdani ret hakkının tanınması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması çağrısı yaptı. Fransa da basının sansür, kısıtlama, akreditasyon gibi engellemeler olmadan işini yapabilmesi için uygun ortam oluşturulması tavsiyesinde bulundu, ayrıca Alevilere yönelik baskılara son verilmesini istedi. Danimarka ise yolsuzluklarla mücadele konusuna dikkat çekti.
Türkiye’nin 'darbeci' diye suçladığı Mısır temsilcisi bile 'Cezaevindeki gazeteci sayısında 2 yıl üst üste rekor kırdınız ama sürekli başka ülkeleri ileştiriyorsunuz' diyerek sert bir çıkış yaptı. En dikkat çeken ülkelerden biri de Suriye'ydi. Suriye temsilcisi, Türkiye’yi DAİŞ benzeri terörist grupların sınırdaki hareketlerine göz yummakla suçlayarak, "Türkiye’ye, organize suç işleyen uluslararası terörist gruplar da dahil olmak üzere terörist grupların dolaşımını engellemek üzere sınırlarını etkili bir şekilde kontrol etmesini tavsiye ediyoruz. Aynı zamanda terörizmle savaşan uluslararası anlaşmalar ve yönetmeliklere, özellikle de Güvenlik Konseyi yönergelerine samimi ve tam bir bağlılık göstermesini öneriyoruz" dedi.
İşte diğer ülkelerin Türkiye’ye yönelik uyarıları:
Belçika: Türkiye’nin polis kuvvetleri konusunda BM yönetmeliklerinin takip edilmesini, polis şiddetine son verilmesini önerdi. Ayrıca küçük yaşta evlendirilen çocuklarla ilgili adım atılmasını istedi.
İsviçre: İnsan hakları ihlallerinde cezasızlığa ve basının görevi için hapsedilmesine son verilmesini talep etti.
Bosna-Hersek: Türkiye’nin henüz gözaltında kaybedilen kişilerle ilgili sözleşmeyi imzalamadığını söyledi.
Kongo: Yargı bağımsızlığına vurgu yaptı.
Çin: Az kalkınmış bölgelerde özellikle çocuk hakları ve hizmetlerinde iyileştirme yapılması tavsiyesinde bulundu.
Kanada: İfade hürriyeti ve internet özgürlükleri önündeki engellerin kaldırılması tavsiyesinde bulundu.
Avustralya: Toplantı ve gösteri hakları, ifade özgürlüğü ve dini grupların haklarına değindi.
İrlanda: Sansür, gözetim, gazetecilere baskı ve ifade hürriyeti önündeki engellerin, polis şiddetinin kaldırılmasını talep etti.
İsrail: İfade ve toplanma özgürlüğü, kadınların ve çocukların korunması, kadınlara karşı ayrımcılığın son bulması, gösterilerde orantısız güç uygulayan güvenlik güçleri hakkında hukuki işlem yapılması ve sosyal medya üzerindeki yasakların kaldırılması çağrısında bulundu.
Filistin: Türkiye’de kadınlara karşı ayırımcılığın son bulmasını talep etti.
Özetle Türk devletine, insan hakları ihlalleri konusundaki aldatma arayışlarının ve cilalarının tutmadığı BM’de bir kez daha hatırlatıldı.