Libya’da NATO destekli muhalifler, Trablus’ta kontrolü sağlamak için Muammer Kaddafi’nin karargahına saldırdı. Trablus’ta çatışmalar her geçen saat daha da şiddetleniyor. Binlerce kişinin öldüğü söyleniyor. Libya yeni bir dönemin eşiğinde. Türkiye ise yeni dönemde pay kapmak için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu muhaliflerin kalesi olan Bingazi’ye gönderdi. Muhalifleri yere göğe sığdıramayan Davutoğlu, tam sonuç alınana kadar NATO’nun operasyonlarını devam ettirmesini istedi.

Libya’daki muhalifler Cumartesi gününden itibaren başkent Trablus’a saldırmış ve Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece kentin büyük bölümünü kontrol altına aldıklarını açıklanmıştı. Yine yapılan açıklamaya göre Muammer Kaddafi’nin oğulları Seyfülislam ile Muhammed, muhalifler tarafından tutuklandıkları açıklanmıştı. Ancak bu açıklamaların hepsinin birer iddia olduğu ve muhaliflerin psikolojik savaş yürüttüğü ortaya çıktı. Zira Seyfülislam Kaddafi, önceki gün yabancı gazetecilerin kaldığı otele gitti. Gazetecilere “İsyancıların belini kırdık. Tuzağa düştüler. Onları zora soktuk, biz kazanıyoruz” diyen Seyfülislam, baba Kaddafi’nin Trablus’ta olduğunu ve sağlığının yerinde olduğunu söyledi.


Çatışmalar sürüyor
Yine Muhammed Kaddafi’nin muhaliflerin ‘elinden’ kaçtığı açıklandı ancak nasıl kaçtığı hakkında bilgi verilmedi.
Dün sabah itibariyle Trablus yine savaş alanına döndü. Kaddafi’nin kaldığı karargahının yakınlarında üst üste birçok patlama meydana geldi. NATO, karargahı kendilerinin bombalamadığını duyurdu. Kent merkezinde makineli tüfekler ateşi sürüyor. Kaddafi’nin devrildiği inancıyla sevinç gösterileriyle sokaklara dökülen halk, çatışmalardan dolayı evlerinden çıkmıyor. Kaddafi’ye bağlı tanklar ve askerlerin dar bölgelere hakim olduğu ve bunların genelde tahkim edilmiş Kaddafi’nin karargahı olan Bab el Aziziye kompleksi çevresinde olduğu konuşlandığı bildirildi.

Kimin derdi petrol?
Son üç günde 2000’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği Libya’da, Türkiye ise muhaliflere yaranmak için NATO’nun operasyonlarını sürmesini istedi. Libya’da muhalifler sokağa döküldüğü zaman Kaddafi’ye bağlı devlet güçleri yüzlerce kişiyi katlemişti. Emperyalist güçler, muhaliflere destek vermek için NATO’nun devreye girmesini istemişti. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Şubat ayının sonlarına doğru Yaptırım ya da müdahale isteyenlerin petrol peşinde olduğunu ileri sürmüş ve “Bize basın mensupları soruyor: NATO Libya’ya müdahale etmeli midir? “Böyle saçmalık olabilir mi ya? NATO’nu ne işi var Libya’da?... Bakın Türkiye olarak biz dedik ki, bunu karşısındayız. Böyle bir şey konuşulamaz, böyle bir şey düşünülemez” demişti. Erdoğan’ın bu açıklamasından sadece 20 gün sonra başını Fransa’nın çektiği ABD ve İngiltere gibi emperyalist güçler Kaddafi birliklerini bombalamaya başladı. Daha sonra askeri operasyonun komutası NATO’ya devrildi. Libya’daki operasyonun komuta merkezi de İzmir oldu. Ve muhalifler ile NATO Kaddafi güçlerine büyük darbeler vurdu. Şubat ayından bu yana Libya’da en az 15 bin kişi yaşamını yitirdi. Kaddafi hükümeti de NATO’nun operasyonlarında 700 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Davutoğlu şirinlik yaptı!
Libya’da dengelerin değişmesi üzerine Türkiye de ağız değiştirdi. Önce muhaliflere yaranmak için uluslararası toplantılara ev sahibilik yapan Türkiye, daha sonra muhalifleri tanıdı. Bununla yetinmeyen Türkiye 6 ay önce söylediği ‘NATO’nun ne işi var Libya’da’ sözünün tam tersini söylüyor. Kaddafi rejiminin resmen düştüğü açıklanmazken, Türk Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu apar topar muhaliflerin güçlü olduğu Bingazi’ye gitti. Kaddafi sonrasındaki Libya’dan nemalanmak isteyen Türkiye, Davutoğlu aracığıyla muhalifleri yere göğe sığdıramadı. Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdülcelil ile ortak basın toplantı düzeneleyen ve Abdülcelil’i ‘erdemli ve ileri görüşlü’ olarak tanımlayan Davutoğlu, NATO’nun operasyonların sürdürmesini istedi. “Libya’da güvenlik tam olarak sağlanana kadar NATO’nun desteği devam edecek” diyen Davutoğlu, Libya’nın yeni özgür bayrağının tüm uluslararası kuruluşlarda dalgalanması lazım” dedi.
Birkaç gün içerisinde Libya Temas Grubu’nun siyasi direktörler düzeyinde birkaç gün içinde İstanbul’da toplanacağını dile getiren söyleyen Davutoğlu, “Libya halkının süratle maddi kaynağa ihtiyacı var, bir an önce dondurulmuş finansal kaynakların Libya halkının hizmetine verilmesi lazım” diyerek Libya halkına şirin gözükmek istedi.

Türkiye, Libya Ulusal Geçiş Konseyi’ne destek için 300 milyon dolarlık yardım taahhüdünde bulunmuştu. Davutoğlu, 100 milyon doları hibe, 100 milyon doları nakit ve 100 milyon doları da proje kredisi olan bu yardımların Libyalı muhaliflere ulaştırıldığını söyledi.

TRABLUS