Jagland’a acil çağrıda bulunarak Kürt halkının da talepleri olan açlık grevcilerinin bazı taleplerinin karşılanmasını isteyen Desmond Tutu’nun mektubu şöyle: “Yıllardır Türkiye’de Kürt sorununu çevreleyen yoğun çatışmayı yakından izliyoruz. Ne yazık ki bu çatışmada, birçoğu kadın ve çocuk, binlerce Türk ve Kürt öldürüldü. Öncelikli dileğimiz, uluslararası toplum ve sizin temsil ettiğiniz kurum olarak, bu çatışmayı sona erdirmek, çatışmanın tarafları arasında barışçıl ve demokratik bir iklim geliştirmek için çaba sarf etmenizdir. (...)
Kürtler tarafından siyasal irade olarak kabul edilen, olası diyalogun ortağı Sayın Abdullah Öcalan, 13 yıldır İmralı Adası Cezaevinde tecrit altında tutulmaktadır. Sayın Öcalan’la son 8 aydır, ne avukatları ne de ailesi aracılığıyla hiçbir ilişki kurulmamıştır. Bu durum Kürtler için derin endişe vericidir. Endişe verici bu duruma karşı duyarlılığı geliştirmek için Kürt halkı süresiz açlık grevi başlatmıştır. Açlık grevi Türkiye’de 45 gün, Strasbourg’da ise bir aydan fazladır devam etmektedir.
Biz, Türkiye’nin de üye olduğu kurumunuzun bir parçası olan CPT’nin eylemcilerin bazı insani taleplerine karşılık verme gücünde olduğuna inanıyoruz. Sizden, Kürt ve Türk halkının birlikte barış ve demokrasi içinde yaşamalarını sağlamada kendi payınıza düşen rolü yerine getirmenizi istiyoruz. Biz şimdiden, insanlığa ve barışa hizmet edecek olan açlık grevcilerinin dile getirdiği, Kürt halkının bazı siyasal taleplerinin karşılanması için girişimde bulunacağınız her hangi bir eylemden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.  Tanrı sizi korusun.”