HDP İl binasında sürdürülen açlık grevi eylemine katıldıkları için ikinci kez gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Sevican Yaşar , “Bu sessizlik bozulur” dedi. HDP Amed Milletvekili Dersim Dağ ile üyeleri Sevican Yaşar, Salih Cansever, İsmet Yıldız, Salih Tekin ve Bilal Özgezer, 3 Mart’ta düzenledikleri basın toplantısıyla İl binasında süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladı. Aynı gün İl binasına düzenlenen baskın sonucunda darp edilerek gözaltına alınan üyeler, 4 gün boyunca gözaltında kaldı. Serbest bırakılmalarının ardından eylemlerine devam eden partililere, Van milletvekilleri Tayip Temel ve Murat Sarısaç’la birlikte Abdulhalik Kurt ve Yusuf Ateş, 8 Mart’ta dahil oldu. Aynı gün eyleme yapılan ikinci baskınla binanın kapılarını kırarak, milletvekillerini tekmeleyen polis, açlık grevinde olan HDP üyelerini darp ederek gözaltına aldı.

   

12 Mart’ta Diyarbakır Adliyesi’ne çıkarılan Sevican Yaşar, İsmet Yıldız, Salih Tekin ve Bilal Özgezer, açlık grevi eylemine katıldıkları için “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı. Salih Cansever, Abdulhalik Kurt ve Yusuf Ateş ise serbest bırakılınca İl binasında eylemlerine devam etti. Önceki sabah yapılan baskınla, serbest bırakılan HDP’liler bir kez daha gözaltına alındı. Sevican Yaşar, Salih Tekin ve Bilal Özgezer, gözaltına alınmadan önce MA’ya konuştu.

Tutuklanarak Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Tekin, Öcalan ile devlet arasında sürdürülen görüşmelerin sonlandırılması ardından yaşanan sürece dikkat çekerek, “Türkiye’de amansız bir faşizm var” dedi. Leyla Güven’in başlattığı ve yayılarak devam eden açlık grevi eylemlerinin ülkede yaşanan siyasi krize çözüm arayışı olduğunu belirten Tekin, “Taleplerimiz aynıdır. Türkiye’nin anayasayla yönetilen bir hukuk devleti olduğu söyleniyor. Yasama görevi olan bir parlamento olduğu söyleniyor. Sayın Abdullah Öcalan üzerinde kişiye özel uygulanan faşist bir uygulamayla karşı karşıyayız. Tecridin kaldırılması, siyaset kanallarının açılması talebiyle açlık grevine başladım” diye konuştu.

   

3 Mart’tan beri süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan ve Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde gönderilen Yaşar da Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebinin insani ve demokratik bir talep olduğunu hatırlatarak, “Tecridin kalkması talebi Türkiye halklarının talebidir. Bu talep yerine gelirse, ülkede barışın sağlanacağına inanıyoruz. Barış istiyorum diyen herkesin artık bir şeyler yapması gerekiyor. Bizde varız dedik. Bu sessizlik bozulur. En büyük çözümler en büyük kaoslardan çıkar. Bu nedenle eylemimize devam edeceğiz” dedi.

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Bilal Özgezer ise ülkede yaşanan krizlerin temelinde Öcalan üzerindeki tecrit olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Yaşanan krizin son bulması amacıyla açlık grevi eylemine başladık. Özgürlük bilincinin yükseltilmesi gerekiyor. Bunu topluma mal etmemiz gerekiyor. Mücadele devam ediyor. Sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bu süreçte herkesin özverili bir şekilde üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor.”

Tıbbi müdahaleyi kabul etmiyorum

   

Erzurum T Tipi Cezaevi’nde 69 gün önce açlık grevine başlayan Sedat Akın, tahliye olduktan sonra eylemini evinde sürdürüyor. Akın, sağlık durumunun cezaevindeki arkadaşlarından daha iyi olduğuna dikkat çekti. Akın, “Bir halkın özgürlüğü için ölümü de göze aldım. Bilincimde, irademde değişen bir şey yoktur. Aksine mücadeleme kararlılıkla devam edeceğim. Olası bir rahatsızlık durumumda kesinlikle talepler kabul edilmediği sürece tıbbi hiçbir müdahaleyi kabul etmiyorum” dedi. Tahliyesinin ardından dayanışmayı daha net gözlemleyebildiğini belirten Akın, şöyle devam etti: “Bunların yetersiz olduğunu söylememiz gerekiyor. Mücadelenin büyütülmesi gerektiğini söylememiz gerekiyor. Beklentimiz kitlelerin sesini daha gür çıkarmasıdır. Mücadele büyüdükçe zafer daha yakın olacaktır.”

 
 

Baro: Tutsaklar dövüldü

Elazığ’daki tutsaklarla görüşen Amed Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu, ciddi sağlık sorunları yaşayan tutsakların darp edildiğini açıkladı.

Cezaevi İzleme Komisyonu, Elazığ 1 ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi ile Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsaklarla yaptığı görüşme sonucunda hazırladığı, “Açlık grevine ilişkin gözlemlerimiz ve yaşanan hak ihlalleri” raporunu açıkladı. Raporda, söz konusu cezaevlerinde farklı tarihlerde siyasi mahpuslar tarafından başlatılan açlık grevi eylemlerinin takibi, mahpusların sağlık durumlarını gözlemlemek, yerinde tespit etmek ve bu süreçte yaşanan hak ihlallerine ilişkin baroya yapılan başvurular doğrultusunda Cezaevi İzleme Komisyonu ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi Cezaevi Komisyonu üyelerinden oluşan bir heyetle 6 Mart’ta cezaevine gidildiği, 10 tutukluyla görüşme yapıldığı kaydedildi. Heyet, açlık grevi eylemcilerinden 1 No’lu Cezaevi’nde, Harun Alkan, Murat Ergen, Metin Serhat, Zana Şeker; 2 No’lu Cezaevi’nde Ahmet Tekin, Yasin Güngör, Necip Özdil, Cengaver Aykul, Reşit Teymur; Kadın Kapalı Cezaevi’nde ise Diclenur Özdemir’le görüştü.

Komisyon, görüşmelere dair yaptığı yazılı açıklamada, şu ihlallere yer verildi:

Provokatif girişimler

  • Sağlık kontrolleri düzenli yapılmıyor.
  • Gardiyanlar tarafından sürekli psikolojik baskıya maruz kalıyorlar. Açlık grevini sonlandırmaya yönelik baskı yapan gardiyanlar bu minvalde provokatif girişimlerini sürdürüyor.

Ciddi sağlık sorunları

  • Ciddi kilo kayıpları oluştu; sıklıkla baş ağrısı, sese ve kokuya karşı hassasiyet, işitme problemleri, görme bulanıklığı, sürekli bulantı, mide, ayak ve kolda kasılmalar, halsizlik, yürümede ve ayakta durmada güçlük, denge bozukluğu, ciltte dökülmeler, uyku düzensizliği ve özellikle uyuyamama gibi.

B1 vitamini verilmiyor 

  • Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde mahpuslarla yapılan görüşmede ise şu ana kadar hekim kontrolü yapılmadı.
  • B1 vitamini şu ana kadar kendilerine verilmedi.

İtaat edin işkencesi! 

  • Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı’da iki tutsağa işkence yapıldı. Lütfü Sönmez ve Mazlum Deniz, spor faaliyetine çıkmadan önce gardiyanlarca durdurularak ‘sizi döveceğiz, bize itaat edeceksiniz’ şeklinde tehditlere maruz kaldı. Yaklaşık bir saat sonra da odalarına gelen gardiyanlarca ‘başgardiyanla görüşmeniz olacak, bizimle gelin’ denildikten sonra kameraların olmadığı bir alanda işkenceye maruz kaldılar. Yaklaşık 15 dakika devam eden bu işkence sırasında odalarında bulunan diğer tutsaklar, çığlık ve bağrışma seslerini duymaları üzerine mazgallara vurarak bu duruma engel olmaya çalıştı. Mazlum Deniz’in yüzünde ve gözünde darp izleri oldu, Lütfi Sönmez’in dudağı patladı. Cezaevi idaresi, mazgallara vurdukları için tüm tutsaklar hakkında soruşturma başlattı.

 Tutsağın kolu kırıldı

  • Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı’dan açlık grevinden sonra gardiyanlar tarafından arama adı altında koğuşlara girildi. Nevzat Demir ve Tahir Temel darp edildiğini ve bir tutsağın kolu kırıldı. Ayrıca darp edilen tutsaklar, tek kişilik odalara alındı.