
Türk cezaevlerinde rehin tutulan HDP’li vekiller, barış ve çözüm isteyenlerin Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı durmaları çağrısında bulundu.
Halkları Demokratik Partisi’nin (HDP) eşbaşkanları ve milletvekilleri, Öcalan’a dönük tecride ilişkin ortak açıklama yaptı. Eşbaşkan Selahattin Demirtaş (Edirne Cezaevi) ve Figen Yüksekdağ (Kandıra Cezaevi) ile İdris Baluken (Sincan Cezaevi), Çağlar Demirel (Kandıra Cezaevi), Selma Irmak (Kandıra Cezaevi), Gülser Yıldırım (Kandıra Cezaevi), Burcu Çelik (Sincan Cezaevi), Abdullah Zeydan (Edirne Cezaevi) ve Ferhat Encu (Kandıra Cezaevi) tarafından yapılan açıklamanın tam metni şöyle:
”İmralı’da bulunan Sayın Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşulları ile ilgili kaygıların arttığı günleri yaşıyoruz. 5 Nisan 2015’te, bundan yaklaşık 2.5 yıl önce başlatılan ağır tecrit, 11 Eylül 2016’da ailesinden bir kişi ile bayram görüşü yaptırılmasına kadar sürmüştür. O günden bu yana 1 yılı aşkın bir süre geçmiş ve ne ailesinden ne de avukatlardan herhangi bir kimse görüş yapamamıştır.
Herhangi bir hükümlü değildir
AKP hükümetleri avukatlarının görüşme taleplerini şu ana kadar 670 kez reddetmiştir. Aile görüşü yaptırılmamaktadır. Sayın Öcalan herhangi bir hükümlü değildir. Kürt halkı kendisinin sağlık durumunu birinci elden, yani kendisinden duymak ve öğrenmek beklentisindedir. Bu tecrit politikası insanlarımızda ciddi kaygılar yaratmaktadır. Üstelik bu kaygılar yersiz de değildir. Kürt halkının her türlü hakkının yok sayıldığı, gasp edildiği koşullarda Sayın Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşulları ile ilgili yapılan savcı açıklamaları güven verici ve inandırıcı değildir.
Şu talepler yer aldı
* Her geçen gün endişelerin arttığı ve beklentilerin yükseldiği bir dönemi yaşıyoruz. İktidardan ve devlet kurumlarından tecridi sona erdirecek gerekli tavrın ve ciddiyetin sergilenmesini bekliyoruz. Bir an evvel adım atılmalıdır.
* Tecrit politikası gerginlik, kutuplaşma ve çatışma demektir; Kürt halkına yönelik bölgesel düşmanlık demektir, Kürt ile ilgili her şeyin karşısında olmak demektir. Ama sadece bu da değildir. Sayın Öcalan’ın Dolmabahçe Mutabakatı için hazırlamış olduğu 10 maddelik deklarasyondaki Türkiye’nin demokratikleşmesi maddelerine; bu coğrafyada yaşayan tüm halkların, inançların ve kültürlerin eşit bir biçimde birarada yaşaması anlayışının da karşısında olmak demektir.
Demokratik kamuoyundan ve halkımızdan konuya sahip çıkmalarını bekliyoruz. Çünkü Sayın Öcalan, barışın ve çözümün gerçekleşmesi için aklıyla, fikriyle, önerileriyle ve tüm varlığıyla son derece ciddi katkılar yapmış olan; önümüzdeki dönemde de hem bölgesel hem yerel düzeyde barışçı ve demokratik adımlarla sorunların çözüme ulaşmasını sağlayacak önemli bir kişiliktir. Barış ve çözüm isteyenlerin bu konuya duyarsız kalmaları beklenemez.
* Başta CPT olmak üzere konuyla ilgili uluslararası kurum ve kuruluşlara çağrı yapıyoruz: Bu hukuksuzluk karşısında suskun kalmayın.
* Meclis’e çağrı yapıyoruz: İçerde eşit haklara sahip özgür yurttaşlar olarak barış içinde yaşamanın; dışarıda Kürt halkıyla ekonomik, sosyal, kültürel, ticari ve diplomatik ilişkilerin geliştirildiği bir ortamda, el ele yaşamanın da anahtarı Sayın Öcalan’dadır. Meclis bu konuda aktif, barışçı ve demokratik bir tutum geliştirmek istiyorsa adım atmalı, siyasi partiler büyük barış ve çözüm girişiminin sahibi ve yöneticisi olmalıdır.
* İmralı Adası’na aile, avukat veya siyasi bir heyet bir an önce gitmelidir. Bu gerçekleşmeden yapılacak hiçbir açıklama bizleri ve halklarımızı tatmin etmeyecek, kaygılar asla azalmayacak gittikçe derinleşecektir. İnsanlık dışı tecrit acilen sonlandırılmalıdır.” ANKARA
Kürkçüler’de açlık grevi
Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutsaklar, 5 günlük açlık grevi başlattı.
Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması talebiyle açlık grevi başlattı. Yakınlarının verdiği bilgiye göre; dün başlayan açlık grevi 5 gün sürecek. Tutsaklar, hak ihlallerinin son bulmaması durumunda eylemlerini sürdüreceklerini belirtti.
Eylemler sürüyor
İmralı’daki tecridin son bulması için başlatılan eylem ve etkinlikler yayılıyor. İstanbul’daki açlık grevlerini yeni gruplar devraldı, İzmir’de grev 12. gününe girdi, Mersin start verdi, Mardin’de ise eylem 12 Kasım’a kadar sürecek.
Öcalan üzerindeki tecridin son bulması amacıyla başlatılan eylem ve etkinlikler kent kent yayılıyor. İstanbul Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde tecridin son bulması ve sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması amacıyla başlatılan açlık grevi eylemi devam ediyor. Grevi Kartal, Kağıthane ve Başakşehir ilçeleri devraldı. İki gün sürecek açlık grevleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ilçe binalarında gerçekleştirildi.
İstanbul ilçeleri grevde
HDP Kartal ilçe binasında bir araya gelen açlık grevi eylemcileri, üzerlerine Öcalan’ın fotoğrafının bulunduğu siyah önlükler giydi. Açlık grevinin yapılacağı salona ise ”Eşit, özgür ve ortak yaşam için Öcalan’a özgürlük” yazılı pankartı ve Öcalan’ın fotoğrafları asıldı. 10 kişinin girdiği açlık grevi eylemi, yapılan açıklamayla başladı. İstanbul Demokratik Kurumlar Platformu Koordinasyonu Yürütme üyesi Atilla Özdoğan, yaptığı açıklamada Öcalan’ın sadece Kürt halkının değil, Ortadoğu halklarının önderi olduğunu belirtti. Özdoğan, ”Öcalan’a sıradan yaklaşılamaz. Taleplerimiz sadece onun ziyaret edilmesi değil, özgür olmasıdır. Eylemlerimiz Öcalan özgür olana kadar sürecek” dedi.
HDP Kağıthane İlçe Örgütü’nde başlayan açlık grevine 14 kişi girdi. Üzerinde Öcalan’ın fotoğraflarının bulunduğu ve ”özgürlüğü özgürlüğümüzdür” yazılı yelekleri giyen eylemciler, İmralı’nın kapılarının açılmasını istedi.
Eylemcilerden Turgut Bozgül, Türk bir yurttaş olarak açlık grevinde yer aldığını dile getirdi. Öcalan’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını isteyen Bozgül, iktidarının kandan beslendiğini belirterek, barışın Öcalan ile geleceğini söyledi.
İzmir’de 12. gün
HDP İzmir İl Örgütü’nde başlatılan açlık grevi eylemi ise 12. gününde devam ediyor. DBP il binasında süren süresiz dönüşümlü açlık grevini, dün Gaziemir ilçe yönetiminden 9 kişi devraldı. Kısa bir açıklama yapan İlçe Eşbaşkanı Şükrü Aslan, şunları söyledi: ”Sayın Öcalan üzerinde tecrit uygulayarak bu ülkeye ve halka saldırıyorlar. Bu tecrit savaş politikasıdır. Bir an önce bu savaşın son bulmasını, tecridin kaldırılmasını istiyoruz. Eğer mevcut hükümet barış ortamını istiyorsa Sayın Öcalan’ı serbest bırakmalı. İnsanlık dışı uygulamayı kabul etmiyoruz. Gaziemir halkı olarak bu yapılan tecrit uygulamasına sessiz kalamayacağız.”
HDP Muğla İl Örgütü’nün başlattığı açlık grevi ise 4. gününde devam ediyor. Açlık grevini HDP Ortaca İlçe Örgütü devraldı.
Mardin’de 12 Kasım’a kadar
HDP ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Mardin il örgütlerinde başlatılan süreli-dönüşümlü açlık grevi devam ediyor. HDP ve DBP Artuklu, Nusaybin, Kızıltepe ve Midyat ilçe binalarında 4 Kasım’da başlatılan açlık grevi, 12 Kasım’da son bulacak. Açlık grevine giren her grup, iki günlük grevin ardından eylemlerini bir sonraki gruba devrediyor. Grevin yapıldığı yerlerde ”Wê tecrîd hilveşe, jiyan azad bibi” pankartı asıldı. Kollarına taktıkları kırmızı renkli bandajla eylemlerini sürdüren yurttaşlar, iki günlük eylem süresince sadece şekerli su ve çay içiyor.
Mersin’de de başlatıldı
HDP ve DBP Mersin il örgütlerinde 12 Kasım’a kadar sürecek açlık grevi eylemi HDP Akdeniz ilçe binasında startı verildi. Eylem öncesi açıklama yapan HDP Mersin il yöneticisi İlhami Yurtsever, “Önderlik üzerinde keyfi olarak 920 gündür tecrit koşullarında tutulması ve sosyal medya da sağlığı ile ortaya atılan iddiaları kaygı vericidir. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü ve güvenlik sorunu artık sadece Kürtlerin gündeminde değil, başta Ortadoğu halkları başta olmak üzere tüm dünyanın sorunudur” diye konuştu.
3 grup şeklinde planlanan eylem 12 Kasım’a kadar sürecek.