- Kadın katliamlarını ve Kürt kadınlarının yaşadığı sorunları kaleme almak için Rojhilat’a giden gazeteci Şilan Aras, tutku ve cesaretle kadın gazeteciliğini geliştirmek amacıyla yola çıktı. Ucunda ölüm de olsa korkmadı. Ve bu yolda şehit düştü.
Özgür basının öncü kadın gazetecilerinden Şilan Aras (Ayfer Serçe), katledilişinin 20. yılında meslektaşları, sevenleri ve kadın gazeteciler tarafından anılıyor. 19-23 Temmuz 2006 tarihleri arasında Rojhilat’ın Kelareş bölgesinde İran ordusu tarafından düzenlenen pusuda yaşamını yitiren Serçe’nin cenazesi aradan geçen 20 yıla rağmen ailesine verilmedi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), katlediliş tarihini 23 Temmuz 2006 olarak kayıtlara geçti.
Gazeteciliğe adanmışlık
Riha’nın (Urfa) Weranşehir ilçesinde 1974’de doğan Şilan, gençlik yıllarından itibaren gazeteciliğe ilgi duydu. Lise yıllarında Karacadağ Radyosu’nda sunuculuk yaptı. Çukurova Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra mesleki tutkusunu ön plana çıkardı. 2000’li yılların başında Mezopotamya Haber Ajansı’nın (MHA) kurucularından ve muhabiri olarak çalışmaya başlayan Serçe, ajansın 2005’te kapanmasının ardından Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) Ermenistan muhabirliği görevini üstlendi. Üç yıl boyunca Ermenistan’da kalan Serçe, burada Kürt kültürü ve özellikle Kürt kadınlarının yaşamı üzerine derin araştırmalar yaptı.
Tabuların etkisini belgeledi
Ermenistan ağırlıklı olmak üzere Gürcistan’daki çalışmalarında kadınların maruz kaldığı geleneksel baskıları, erken evlilikleri ve toplumsal tabuların etkisini belgeleyen Şilan, henüz yayınlanmamış notlarında şu değerlendirmeyi yapıyordu: “Bu kentlerde gerçek yaşam arayışında olan Kürt kadının yüz binlercesinin gerçek yaşamlarını çırılçıplak, çıkarsız görüyoruz… Kaba fiziki bir imhayla, insanların yok edilmelerinden ziyade, eskilerden kalma bazı anlayışlarla kadın üzerinde halen şiddetin, baskının, sindirmenin vb. sürdürüldüğünü söylemek abartı olmaz.”
Şilan, kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmesini, “kız kaçırma” olaylarını ve maddi yoksunluğun kadınlar üzerindeki etkisini de detaylı biçimde ele almıştı.
Cenazesi hâlâ teslim edilmedi
Ermenistan’dan Başûr Kürdistan’a, oradan da Rojhilat’ın Urmiye ve Mahabad kentlerine geçen Şilan, 3 haftalık saha araştırmasında kadın intiharlarını inceledi. Araştırmasının son aşamasında, 19-23 Temmuz 2006’da Türkiye-İran sınırındaki Kelareş bölgesinde İran ordusunun pususunda katledildi. İran rejimi bugüne kadar olaya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Ailesi, basın örgütleri ve insan hakları savunucularının tüm çağrılarına rağmen Şilan’ın cenazesi hâlâ teslim edilmedi.
Hayali gerçekleşti
Şilan’ın en büyük hayallerinden biri, kadınlar tarafından yönetilen bağımsız bir haber ajansı kurmaktı. Bu hayal, 2012’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Amed’de Kadın Haber Ajansı (JINHA) ile gerçeğe dönüştü. Dünyanın ilk kadın haber ajansı olarak nitelendirilen JINHA’nın ardından birçok kadın odaklı özgün mecra açıldı. JINHA sadece Türkiye'de değil dünyada büyük etki yarattı.
Gurbetelli’nin ardılı
Şilan’ın yoldaşı, 2017’de şehit düşen PAJK Yürütme Konseyi Üyesi Hêlîn Murat (Nurten Kılıçarslan), 2010’da kaleme aldığı yazıda onu şöyle anlatıyordu: “Şilan yoldaşın en belirgin özelliklerinden biri düşünce gücüne yüklenmesiydi… Medyada kadın eksenli bir yaklaşımı hep geliştirmek istedi. Kadınlarla ilgili haber yapmaktan büyük mutluluk duydu… Ölümün her yerde olduğunu, önemli olanın onurluca yaşayarak ölmek olduğunu söyledi hep.”
Hêlîn Murat, Şilan’ı Gurbetelli Ersöz’ün başlattığı kadın gazetecilik geleneğinin güçlü bir takipçisi olarak tanımladı. HABER MERKEZİ
***
Şilan’ın cenazesi nerede?
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) özgür basının öncü isimlerinden Gazeteci Ayfer Serçe'nin (Şilan Aras) katledilişinin 20’nci yılına dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ayfer Serçe, gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil; halkların, kadınların ve görünmeyenlerin sesi olmanın bir yolu olarak gördü. Kadınların yaşamlarına, maruz bırakıldıkları şiddete ve toplumsal eşitsizliklere ışık tutmak için çıktığı yolda, araştırmalarını sürdürdüğü İran’da katledildi. Aradan geçen 20 yıla rağmen katledilmesine ilişkin etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediği gibi, cenazesinin nerede olduğuna dair de herhangi bir açıklama yapılmadı. Ayfer Serçe'nin cenazesi hala ailesine teslim edilmiş değil.
Kadınları görünür kıldı
Gazetecilik yaşamı boyunca kadınların hikayelerini görünür kılmayı amaçlayan Ayfer Serçe, Ermenistan'da Kürt kadınların yaşamını araştırdı; kadınların maruz bırakıldığı baskıları, çocuk yaşta evlilikleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini kayıt altına aldı. Daha sonra Rojhilat’ta kadın intiharlarını araştırmak üzere çalışmalarını sürdürdü. O, gerçeğin peşinden giderken yaşamını yitirdi. Ayfer Serçe'nin en büyük hayallerinden biri, kadınlara ait özgün bir haber ajansının kurulmasıydı. Bugün bu hayal, gazetecilerin emeğiyle büyümeye devam ediyor. Kadınların kendi sözünü kurduğu, kendi gündemini belirlediği ve kadın haberciliğinin güçlendiği mecralar, onun bıraktığı mirasın en somut göstergelerinden biridir.
Tarihe not düşmeye devam
Ayfer Serçe'nin mücadelesi, gazetecilerin yalnızca haber üretme pratiğinde değil, erkek egemen medyaya karşı alternatif ve özgür bir habercilik anlayışını inşa etme çabasında da yaşamaya devam ediyor. Bugün gazeteciler, onun açtığı yolda kadınların direnişini, mücadelesini ve yaşamlarını tarihe not düşmeyi sürdürüyor. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği olarak, Ayfer Serçe'nin hakikat mücadelesini sahiplenmeye ve onun mirasını büyütmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.” HABER MERKEZİ