El Kaide kökenli çeteler Suriye’de zor durumda kalınca Erdoğan yönetimindeki AKP-MHP rejimi, Suriye ve Rusya ile doğrudan savaşa girdi. Suriye’nin iki savaş uçağı düşürüldü. Bu olaydan önce Türk devletine bağlı çeteler, İdlib’de Suriye veya Rusya ait olarak düşündükleri bir Türk SİHA’sını düşürdü, AA son dakika haberini kaldırdı.
Türk devleti, Rusya ve Suriye ordusunun İdlib’de El Kaide kökenli çetelere yönelik operasyonuna karşı, doğrudan savaşa girerek yanıt verdi. Dün sabah saatlerinde Türk devletinin himayesindeki çetelerin bir Türk silahlı insansız hava aracını (SİHA), Suriye veya Rusya’ya ait bir savaş jeti sanarak vurmasından sonra Türk Savunma Bakanlığı, Suriye’ye ait 2 SU-24 savaş uçağının düşürüldüğünü duyurdu.
Suriye devlet ajansı (SANA) da Suriye ordusuna ait iki uçağın düşürüldüğünü doğruladı. SANA, pilotların paraşütle atladığını ve durumlarının iyi olduğunu aktardı. Türk Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, “İdlib’de uçaklarımıza taarruz eden Rejime ait 2 SU-24 tipi uçak düşürülmüştür. Bir SİHA’mızı düşüren hava savunma sistemi ile diğer 2 hava savunma sistemi imha edilmiştir” denildi.
Çeteler Türk SİHA’sı vurdu
Öte yandan 27 Şubat’ta İdlib’de yüzlere varan Türk askerinin ölümü ve yaralanmasının ardından Türkiye cephesinde yaşananlar tam bir panik halini yansıtıyor.
Dün İdlib’deki savaşa ilişkin ilginç bir gelişme yaşandı.
Türk devletinin himayesindeki çeteler Rusya veya Suriye’ye ait olabileceğini düşündükleri bir hava aracını, son günlerde hava bombardımanına yoğun bir şekilde uğrayan Saraqip’te düşürdü.
AKP-MHP’nin sosyal medya hesapları bu durumu bir zafer olarak sundu. Görüntülerde düşen hava aracının Suriye veya Rusya’ya ait bir SU-24 savaş uçağı olduğu söylendi. Ancak görüntülerde bunun bir SİHA olduğu dahası, Türk ordusuna ait bir SİHA olduğunun ortaya çıkmasından sonra, söz konusu hesaplar gerçeği kabul etmek zorunda kaldı.
AA haberini kaldırdı
Hem görüntüler, hem Suriye Habar Ajansı (SANA) hem de Rusya tarafından yapılan yalanlama haberlerin ardından AKP’nin borozanı durumuna gelen, yaptığı manipülasyon haberler defalarca kanıtlanan Anadolu Ajansı (AA) “İdlib’de Esed rejimine ait bir savaş uçağı düşürüldü” şeklinde son dakika haberini kaldırmak zorunda kaldı.
Suriye’nin resmi ajansı SANA, Russia Todays ve Sputnik, düşürülen uçağın Türkiye’ye ait keşif uçağı olduğunu duyurdu.
Türk devletinin İdlib’de SU-24 uçağı düşürüldüğü haberlerine bir yalanlama da Rusya’dan geldi. Rusya Savunma Bakanlığı, İdlib’de SU-24 uçağının düşürüldüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Rusya Savunma Bakanlığı açıklamasında “Teröristlerin internet kaynaklarına dayandırılarak aktarılan, Rus Hava Kuvvetleri’ne ait SU-24 uçağının İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesi hava sahası üzerinde düşürüldüğü bilgisi yalan” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Rus Hava Kuvvetleri uçaklarının Suriye’de olağan faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.
Twitter ve Facebook meydan savaşları
Hatırlanacağı üzere, Şubat ayının ortalarında Türk Cumhurbaşkanı Recep T.Erdoğan “Esed rejimi askerlerlerini Şubat ayı sonuna kadar, kuşatma altında tuttuğu gözlem noktalarımızın gerisine çekmezse vuracağız” demişti.
Kamuoyunda Şubat sonunun yaklaşmasıyla birlikte bir merak ortaya çıkarken, 27 Şubat’ta Türk devletinin 36 asker kaybı ancak değişik kaynakların ise yüzlerce ölü ve yaralıdan bahsettiği İdlib’deki bombardıman gerçekleşti. Erdoğan ise iki gün boyunca derin bir sessizliğe gömüldü. Verilen sürenin sonunda önceki akşam saatlerinde AKP ve MHP’lilere ait sosyal medya hesapları Türk 16 savaş uçaklarının Suriye’de bombardımana başladığını yazdı. Ancak bu belirtilenlerin yalan haberler olduğu kısa bir süre içinde anlaşıldı.
Suriye Saraqib’i vuruyor
Bu arada Erdoğan’ın Suriye ordusuna gözlem noktalarının dışına çekilmesi için verdiği süre bitti. Rejim güçleri ise Rusya’nın da hava desteğiyle Seraqib’e yoğun saldırılar başlattı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) dün yayınladığı brifinginde Suriye rejim güçlerinin dün gece saatlerinden itibaren Türkiye’nin müttefiki Rusya’nın hava desteğiyle İdlib’in Saraqib kentine yoğun saldırılar başlattı. Saraqib kenti ve Afis köyü cephelerinde Türk ordu ile Türk devletine bağlı çeteler arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
SOHR’a göre Türk devleti ve çeteleri saldırılara, hava sahası kapalı olduğu için İdlib’deki rejim güçlerine ait noktalara yoğun top atışları yaparak karşılık vermeye çalışıyor.
Çeteler Hama’nın kuzeyinde kaybettikleri yerleri geri aldı
Öte yandan Suriye ordusunun kontrolünde bulunan Hama’nın kuzeybatısındaki Hab ovası ile El Enkavi ve Kiledin köylerinin yeniden Türk devletine bağlı çetelerin eline geçtiğini kaydetti.
Saraqip’e yönelik Suriye ordu güçlerinin başlattığı operasyon ve saldırılar, Osmanlıcılık politikası gereği doğu ve batı müttefiklerini şantaj yoluyla çizgisine çekmeye çalışan Erdoğan’ın bir tehdidinin daha boşa çıktığı şeklinde yorumlanıyor. HABER MERKEZİ
Erdoğan-Putin görüşmesi 5 Mart’ta Moskova’da
AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan uzun uğraşları sonucu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den bir randevu alabildi. Ancak, Türk tarafınının aksine görüşme İstanbul’da değil, Rusya’nın başkenti Moskova’da 5 Mart Perşembe günü gerçekleştirilecek.
Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın da heyette yer alacağı belirtildi. Bu üç ismin bir gün önceden Moskova’ya gitmesi bekleniyor.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin’in planlarında 5 Mart’ta İstanbul’da Erdoğan’la bir görüşme yapılmasının henüz bulunmadığını söylemişti.
Türk tarafı 5 Mart’ta İstanbul’da Türkiye, Rusya, Fransa ve Almanya’nın katılacağı bir toplantı planlıyordu. Türk tarafı bu şekilde batılı müttefiklerini de yanına alarak İdlib’de kendi hesapladığı çerçevede bir avantaj sağlamaya çalışıyordu. Ancak Rusya her defasında Türkiye’nin, İstanbul’da toplantı, Fransa ile Almanya’nın da toplantıya katılması talebini reddetti.
NATO’dan yardım istiyor
AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan da Moskova’ya eli güçlü bir gitmek istiyor. Erdoğan bunun için bir yandan NATO’dan Suriye’deki işgal için sivilleri ve göçü gerekçe göstererek destek isterken, bir yandan da İdlib’deki çeteleri ve askeri varlığı ile Suriye ve Rus güçleriyle savaşıyor.
Son olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada “Erdoğan, NATO’da ittifak dayanışmasını sadece söylemde değil eylem düzeyinde de açık ve somut bir şekilde görmek istediklerini dile getirdi” denildi.
Erdoğan hafta sonu da ABD Başkanı Donald Trump’la da telefonla görüşmüş ve görüşmede, “Trump’ın Erdoğan ile Suriye bağlamında birçok konuyu görüştüklerini ve Patriot konusunun da buna dahil olduğunu” söylediği belirtilmişti.
Rusya’yla karşı karşıya gelme niyeti yokmuş
Öte yandan Türk Savunma Bakanı Akar, 27 Şubat’ta İdlib’de Türk askerlerine yönelik bombardımanın ardından uydurdukları isimle “Bahar Kalkanı Harekatı’nın, başarıyla sürdürüldüğünü” iddia etti.
Akar, “Bugüne kadar 1 İHA, 8 helikopter, 103 tank, 72 top/obüs/ÇNRA, 3 hava savunma sistemi ve 2 bin 212 rejim askeri etkisiz hale getirilmiştir” dedi.
Akar, Suriye ve İran’ın müttefiği olan Rusya için ise “Rusya’yla karşı karşıya gelmek gibi ne niyetimiz ne maksadımız var. Niyetimiz rejimin katliama son vermesi radikalleşmenin ve göçün önlenmesidir” ifadesini kullandı. MOSKOVA
Alman basınının ortak yorumu
Sorun NATO’nun değil
Erdoğan’ın sorunu
Almanya’da medya Türkiye’nin Suriye’de verdiği asker kayıpları, Suriye ordusuna karşı saldırıları, NATO’dan destek beklemesi ve Moskova ile ilişkilere geniş yer verdi.
Frankfurter Allgemeine Zeitung’da (FAZ) ‘Erdoğan’ın hatası’ başlıklı yorumda, Suriye’de “köşeye sıkışan” Türkiye’nin güvenliğini NATO’ya borçlu olduğu ifade edildi:
“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ateşle oynadı. Şimdi cayır cayır yanıyor. Zira Türk ordusu doğrudan Suriye birlikleri ile askeri çatışmaya girdi ve dolaylı olarak da Ruslarla. Suriye’de maceracı tutum izleyen ve Rusya ile yakınlaşan Erdoğan’ın risk alabilmesinin tek nedeni NATO’nun korumasına sahip olması. Ancak bu, NATO’nun 5’inci maddesinin uygulanması çağrısında bulunarak, Erdoğan’ın çıkarttığı yangını söndürmek zorunda olduğu anlamına gelmiyor. Türkiye’nin yaptığı hatanın sorumluluğunu kendisini üstlenmesi gerekiyor.”
İdlib’de bombardımanda ağır kayıp veren Türk devletinin Avrupa’ya dönük mülteci şantajına ilişkin ise Ludwigshafen’da yayımlanan Rheinpfalz gazetesi yorum yaptı.
Erdoğan Suriyelileri kullanıyor
Yorumda şu ifadeler yer aldı: “Suriye’de yaşanan son gerilim, Türk hükümetine ne kadar yalnız olduğunu gösterdi. Ankara’nın uzun zamandır sıkı ilişkiler içinde olduğu Rus yönetimi Esad’a destek veriyor. Batılı müttefikler de ihtiyatlı davranıyor. Türkiye’nin yeterince önemli olduğu ve müttefiklerini kendi ihtiyaçlarına göre seçebileceği varsayımıyla, Erdoğan geçen yıllarda Batı’ya karşı kaba bir tutum izledi. Artık Türkiye en azından Avrupalıları desteğe zorlamak için masum Suriyeli sığınmacıları baskı aracı olarak kullanıyor. Erdoğan hükümeti, Batı’da hiçbir devletin gönüllü olarak kendi yanında olmadığını biliyor.”
Kassel’da yayımlanan Hessische Niedersächsische Allgemeine’de gazetesi ise yorumunda NATO’nun Türkiye’ye destek vermek zorunda olmadığını çünkü “İdlib’deki felaketin
baş sorumluları devlet başkanları Esad, Putin ve Erdoğan” olduğuna dikkat çekti.
Saldırgan bir liderin yayılmacı çabaları...
Yorumda “Erdoğan, Suriye’deki çatışma alanında kendini çıkmaza sokacak bir manevra yaptı. Bu nedenle de transatlantik ittifakı hatırlayarak, NATO desteğinde ısrar ediyor. NATO birlikleri Erdoğan’ın yanında Esad’ın ordusu ve koruyucusu Rusya’ya karşı savaş girerse, NATO anlaşmasının tam tersi olacak. Özgürlük ve demokrasiyi savunmak için kurulan bir ittifakın askerleri, saldırgan bir liderin yayılmacı çabaları için hayatlarını tehlikeye atacaklar. Çünkü Erdoğan’ın Suriye’de nüfuzunu garanti altına almak ve savaştan bağımsız olarak Türk sınırından Kürtleri uzak tutmaktan başka hiçbir niyeti yok.”
Kölner Stadt-Anzeiger gazetesindeki yorumda da ise Türkiye’nin 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığı, yeni gelenlerle birlikte yükünün arttığı, Avrupa’nın ise yardım etmesi gerektiği belirtildi. Gazete devamla şu ifadeler kullanıldı: “Ancak Avrupalılar şantaja boyun eğmemeli.” MOSKOVA