
Sur’da Türk devletinin işgal saldırıları ve buna karşı YPS öncülüğündeki halk direnişi devam ediyor. Günlerdir tank ve top atışlarıyla dövülen mahallelere yönelik bombardıman dün de devam etti. Sur Belediyesi’nde olan HDP Milletvekili Sibel Yiğitalp, saldırı altındaki mahalllerden kendisine ulaşan sivillerin anlatımlarını paylaştı. Yiğitalp, “İçeriden siviller aradı ve bombardımanda en az 50 kişinin yaralandığını söylediler. Yaralılar içinde çocuklar ile gebe kadınların olduğunu biliyoruz” dedi.
Enkaz altında kaldılar
Yiğitalp twitter hesabından 15.52’de de içeriden gelen şu mesajı paylaştı: “Bakın durum artık hiç basit değil. Şu anda yanımızda 5 tane cenaze var. Daracık bodrumdayız. 3 ayrı yerde enkaz altında insanlar var çıkaramıyoruz. Ambulans gelse dahi yaralıları taşıyacak kimse yok. Şu anda bilinci açık olan ayakta olan 7 kişi tek var.”
Vahşetin izleri siliniyor
Saldırılar devam ederken, Türk devleti vahşetin izlerini siliyor. Yıkılan yüzlerce tarihi yapı, ev ve işyerlerinden geri kalan molozlar Devlet Su İşleri ve Karayolları Müdürlüğü’ne ait kamyonlarla Dicle Nehri’nin kenarında bulunan Dicle Üniversitesi’ne ait boş araziye gelişi güzel dökülüyor. Getirilen hafriyatın görünmemesi ve fazla dikkat çekmemesi için iş makineleriyle etrafa dağıtılıp ardından silindir ile üzerinden geçiliyor.
Hurdacıların molozlar arasından buzdolabı, çamaşır makinesi gibi büyük eşyaları alıp götürdüğü bölgeden bir insana ait el parçası bulundu.
Ailelerden suç duyurusu
44 gündür katledilen çocuklarının cansız bedenlerini almak için nöbette olan aileler de delillerin karartılmasına karşı suç duyurusunda bulundu. Nöbet eyleminin devam ettiği Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Cizre’de olduğu gibi Sur’da da katliam ve saldırıların delillerin yok edilmek istendiğine dikkat çekti.
Sur’un son kalıntıları
Aileler adına açıklamayı okuyan Rozerin Çukur’un yakını Abdurrahman Karakoç, “Son günlerde yakıp yıkılarak harabeye dönüştürdükleri kentimizin son kalıntılarını birçok katliama tanıklık etmiş Dicle Nehri kıyısına gömerek imha etmektedir” dedi. Karakoç, Sur’da katledilen çocuklarının cansız bedenlerinin de bu molozlarla birlikte atılmış olmasından duydukları endişeyi dile getirdi. Açıklama ardından aileler Diyarbakır Adliyesi’ne giderek, suç duyurusunda bulundu.
AMED
Katledemedi, tutukladı
Sur’dan 6 gün önce çıkarak gözaltına alınan 10 kişiden 7’si tutuklandı, tutuklananlar arasında epilepsi hastası İhsan Karatay, 76 yaşındaki Mehmet Şah Pervane de var.
Sur’da 2 Mart gecesi yaralıları ambulansa taşırken gözaltına alınan ve 5 gündür sorguları devam eden 10 sivil, önceki akşam nöbetçi mahkemeye sevkedildi. Mahkeme Elif Su bebeğin annesi Seda Arslan ve Fatma Kaya için adli kontrol getirdi, Mehmet Salih Pasin, Mehmet Çoreşoğlu, Seniha Sürer, İhsan Karatay, Mesut Aygül, Mehmet Şah Pervane ve İhsan Biter ise “anayasa düzeni bozma” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce de Sur’dan çıkan DİHA muhabiri Mazlum Dolan, katledilen Fatma Ateş’in eşi Fahrettin Ateş, kızları Sinem ve Fatma Ateş ile Ekrem Karatay tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.