Devlet güçleri tarafından kaçırılan ve bir daha haber alınamayan, gözaltında kaybedilen kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için İstanbul’un Galatasaray Meydanı’nda her hafta eylem yapan Cumartesi Anneleri’ne dönük engellemeler, Amed ve Batman’daki kayıp yakınlarına uzandı.
Amed her hafta Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde kayıplarının akıbetini soran aileler, 20 Temmuz 2016’da ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte açık alanda eylem yapması engellendi. İki yıl boyunca İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesi’nde eylemlerini sürdüren kayıp yakınları, 100 hafta sonra OHAL’in kaldırılması ile yeniden İnsan Hakları Anıtı önünde eylemlerini sürdürdü. Kayıp yakınlarının 499’uncu hafta eylemleri, geçen hafta Diyarbakır Valiliği tarafından “kamu güvenliği” gerekçesiyle yasaklandı, anıtı ablukaya alan polisler eyleme izin vermedi. Kayıp yakınlarının bugün gerçekleştirilecekleri 500’üncü hafta eylemleri öncesi, Koşuyolu Parkı polis bariyerleriyle kapatıldı.
Kayıp yakınları, 12 Eylül 2006’da Koşuyolu Parkı’nda meydana gelen patlamada yaşamını yitiren 5’i çocuk 10 kişinin anısına 12 Eylül 2008’de yapılan Yaşam Hakkı Anıtı önünde kayıplarının akıbetini sormaya başlamıştı. Söz konusu uygulama, OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın Ankara’nın Kızılay semtinin Yüksel Caddesi’nde bulunan ve Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni okuyan bir kadını temsil eden İnsan Hakları Anıtı’nın bariyerlerle çevrilmesini hatırlattı.
Yıllarca kayıp yakınları ile birlikte bariyerlerle kapatılan Yaşam Hakkı Anıtı önünde kayıpların akıbetini soran İHD Eşbaşkan Yardımcısı Raci Bilici, uygulamaya şaşırmadıklarını söyledi. OHAL’in kaldırıldığını; ancak uygulamaların sürdürüldüğünü ifade eden Bilici, “Bu ülkede kayıpların, yargısız infazların olduğu, ‘faili meçhul’ cinayetlerin, gözaltında kayıpların olduğu gerçeği, onurlu mücadeleyle ispatlandı. Devletin bununla yüzleşmesi gerektiği, kaçınılmaz bir noktaya geldi. Bununla yüzleşmeme adına, engelleme ve yasaklama girişimlerinde bulunuyorlar. Bu çok keyfi bir uygulama; hukukla, yasalarla, uluslararası sözleşmelerle açıklanamaz. Bu mücadeleyi her koşul altında sürdüreceğiz. İnsani bir mücadeledir” dedi.
MA/AMED