• İlerleyen yaşlarına ve hastalıklarına rağmen tahliye edilmeyen tutsakların, yaşamları tehlikeye atılıyor. İHD Amed Şubesi yönecilerinden Berfin Elçi, “İşkence yasağı ihlal ediliyor. ATK’nin olumlu raporlarına rağmen tutsaklar tahliye edilmiyor” dedi.

MEDİNE MAMEDOĞLU / AMED

En temel insan haklarından biri olan sağlık hakkının ihlal edildiğini; ağır hastalıklara rağmen tutsakların tahliye edilmemesi işkence olduğunu belirten İHD'li Berfin Elçi, özellikle ileri yaştaki kadın tutsakların insani olmayan koşullarda tutulmasının, toplum vicdanını yaraladığını vurguladı.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre 2022'de 78, 2023'ün ilk 5 ayında ise 15 tutsak cezaevinde yaşamını yitirdi. Bir yıl önceki verilere göre; 651'i ağır olmak üzere en az bin 517 hasta tutsak var. Makbule Özer, Hatice Yıldız, Hanife Arslan ve Besra Erol, yaşları ilerlemiş olmasına rağmen tahliye edilmeyen hasta tutsaklardan sadece birkaç tanesi. İçeride yaşadıkları sağlık sorunlarına rağmen Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) verdiği “cezaevinde kalabilir” raporları gerekçe gösterilerek tahliye edilmiyorlar.

 

 

Besra Erol 67 yaşında

Suruç’ta 2015’te yaşanan patlamada oğlu Evrim Deniz’i kaybeden Besra Erol (67) cenaze töreninde kullandığı sözler nedeniyle “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandı. Bu yargılamada 7,5 yıl hapis cezası alan Besra Erol, Nisan 2019’da tutuklandı. Şimdilerde Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Besra Erol, şeker, tansiyon, fıtık, bel ve diz ağrısının yanı sıra göz ağrılarıyla da mücadele ediyor. Yüksek tansiyondan dolayı gözünden ameliyat ve yine cezaevinde iki defa anjiyo olan Besra Erol, geçirdiği operasyonlara rağmen hala aynı ağrıları yaşıyor.

 

 

Makbule Özer 81 yaşında

İkinci defa geçen ay tutuklanan 81 yaşındaki Makbule Özer de çok sayıda hastalıkla yaşamını sürdürüyor. Elinde bastonuyla yürümekte dahi zorlanan Makbule Özer’in yüzde 61 engelli raporu da bulunuyor. İlk olarak Mayıs 2022'de tutuklanan Makbule Özer, dört ay sonra tahliye edilmişti. Yeniden tutuklanan Makbule Özer’in ailesi ile yaptığı görüşmede kullandığı son söz ise “Direneceğim” oldu. Kamuoyunun yakından takip ettiği olayda ATK’nin vereceği yenin karar bekleniyor.

 

 

Hatice Yıldız 75 yaşında

Cezaevindeki kızına ve kızının koğuş arkadaşına para gönderdiği için hakkında “Örgüte finans sağlamak” iddiasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası verilen 75 yaşındaki Hatice Yıldız, cezanın onanması üzerine 23 Mart'ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. Evden sedyeyle önce hastaneye, ardından cezaevine götürülen Hatice Yıldız, burada birçok defa fenalaştı. Görüşe gardiyanların yardımıyla çıkan, astım hastalığı nedeniyle kapalı alanda çok fazla kalamayan Hatice Yıldız’ın gözünden acil ameliyat olması gerekiyor. Avukatların yaptığı denetimli serbestlik talebi reddedilen Hatice Yıldız, oğlu aracılığıyla kamuoyuna gönderdiği mesajda duyarlılık çağrısı yaptı.

 

 

Hanife Arslan 81 yaşında

"Örgüt üyeliği"nden verilen 6 yıl 3 aylık cezanın onanmasının ardından 2022'de cezaevine giren 81 yaşındaki Hanife Arslan, KOAH, yüksek tansiyon, şeker gibi birçok hastalıkla mücadele ediyor. Van T Tipi Cezaevi’nde kalan Arslan, yaşamını yalnız başına sürdürmekte zorlanıyor. Avukatlar geçtiğimiz günlerde 6. kez infaz erteleme başvurusu yaparken, daha önceki başvurularda ise hem ATK hem de hastane raporlarında “cezaevinde kalabilir” denildi. Cezaevinde yaşadığı sağlık sorunlarının yanı sıra gardiyan ve cezaevi yönetiminin de kötü muamele ve hukuksuzluklarına maruz kalan Hanife Arslan, hem cezaevindeki revir hem de hastanede etkili bir tedaviye erişemiyor. Hanife Arslan, son görüşünde kızına, “Buradan sağ çıkacağımı sanmıyorum” dedi.

 

Raporlara rağmen

Ölüm ve işkence evlerine dönen cezaevlerinde tutsaklar neredeyse bütün haklarından mahrum bırakılıyor. Siyasi saiklerle verilen ATK raporları ise çok sayıda tutsağın yaşamını yitirmesine sebep oluyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi yöneticilerinden Berfin Elçi, ATK’nin verdiği kararların yaşam hakkı ihlalini ortaya çıkardığını belirterek, şunları söyledi: “Hapishanelerin fiziki koşulları, yetersiz beslenme, revir ve hastane sevklerinin zamanında yapılmaması, kelepçeli muayene, ilaç temininde yaşanan sorunlar nedeniyle mahpusların sağlık durumu giderek kötüleşmekte. Hasta mahpusların tahliyelerinin engellenmesi, mahpusların tedavi hakkı, sağlığa erişim hakkı gibi haklarının ihlaline neden olmakta. Ağır hastalıklarına rağmen verilen 'cezaevinde kalabilir' raporları, mahpusların yargılandıkları dosyaların ATK değerlendirme sürecinde etkili olduğunu göstermekte. ATK tarafından verilen olumlu raporlara rağmen ‘toplum için tehlike durumu’ söz konusu olduğu iddia edilerek savcılıklar tarafından tahliye kararı verilmiyor.”

 

 

Yaşamları tehlikeye atılıyor

Olumlu hastane raporlarına rağmen ATK’nin tam tersi rapor hazırladığını belirten Berfin Elçi, ATK raporlarının tutsakların sağlık durumlarına göre değil, mevcut siyasi saiklere göre verildiğini söyledi. Mevcut hukuki düzenlemelerde ağır hasta ve belli bir yaşın üzerindeki tutsakların tahliye edilmesi gerektiğine dikkat çeken Berfin Elçi, “Bunu insani ve vicdani olarak ele almak mümkün değil. Özellikle ileri yaştaki toplum nezdinde ‘anne’ olarak görülen kadın mahpusların hapishanede insani olmayan koşullarda tutulması, toplum vicdanını yaralamakla birlikte yaşam haklarını tehlikeye sokuyor. Kronik hastalığı olan mahpusların, hapishane koşullarında sağlık durumları giderek kötüleşmektedir” dedi.

İşkence yasağı ihlal ediliyor

Yaşanan süreci 'işkence' olarak nitelendiren Berfin Elçi, şunları ekledi: “Yeterli besleneme sağlanamaması, ilaç teminindeki sıkıntılar, temiz bir ortamda yaşayamamaları sebebiyle hastalıklarının giderek ilerlemesi, maalesef kaçınılmaz bir durumdur. En temel insan haklarından biri olan sağlık hakkı ihlal edilmektedir. Ağır hastalıklara rağmen mahpusların tahliye edilmemesi işkencedir, işkence yasağı ihlal edilmektedir. Bu duruma derhal son verilmeli, tahliyelerin engellenmesi uygulamasından vazgeçilmeli, hasta mahpusların tahliyelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır.”