Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM), 18. kongresini Dortmund kentinde gerçekleştirdi. Kongreye, Almanya'da faaliyet yürüten Kürt derneklerinden yüzü aşkın delegenin yanı sıra, çok sayıda kurum temsilcisi de katıldı.
5 Mayıs cumartesi günü başlayan ve dün de devam eden 18. YEK-KOM Kongresi, Dortmund'daki Evangelist Kilisesi salonunda gerçekleştirildi. Kongreye KON-KURD Başkanı İsmet Kem, BDP'nin Süryani Milletvekili Erol Dora'nın yanısıra, Almanya Ermeni Cemaati,  Süryani Federasyonu, Almanya Sol Parti, Almanya Komünist Partisi (DKP), Almanya Göçmen İşçileri Federasyonu (AGİF), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Almanya Göçmen Dernekleri Federal Birliği (BAGİV), Almanya Eğitim Sendika (GEW) gibi bir çok parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi de konuk olarak katıldı.
Kongre, YEK-KOM Başkanı Yüksel Koç'un açılış konuşmasıyla başladı. Koç, Almanya'da yaşayan Kürtlerin kimliksizliği ya da başka kimlikler altında tanınmayı kabul etmediklerini belirterek, kendi kimlikleriyle eşit şartlarda uyum içinde yaşamak istediklerini söyledi. Ardından, Aysel Avesta'nın moderatörlüğüyle, 'Almanya'da Kürt Kimliğinin tanınması' konulu panel yapıldı. KON-KURD Başkanı İsmet Kem, Milletvekili Erol Dora ve YEK-KOM Başkanı Yüksel Koç panele konuşmacı olarak katıldı.

Zoraki  vatandaşlık olmaz


Kürdistan ve Türkiye'deki gelişmeleri değerlendiren BDP Milletvekili Erol Dora, BDP ve Halkların Demokratik Kongresi(HDK) olarak barıştan yana bir politika izlediklerini söyledi. Dora, AKP hükümetinin halkları ayrıştıran güvenlikçi politikalardan vazgeçerek, barışçıl politika izlemesi gerektiğini belirtti. BDP Milletvekili Dora "Türkiye'de uygulanan güvenlikçi ve inkarcı sistem nedeniyle halklar birbirinden uzaklaştırldı. Türkiye'deki halklar birbirini tanımıyor. Türk devleti Ermeniler, Süryanileri bitme noktasına getirmiştir. Bizler artık yeni bir konsept çerçevesinde yeniden birlikte ve ötekinin haklarına saygı duyarak yaşamak istiyoruz. Zoraki değil gönüllü vatandaşlar olarak yaşamak istiyoruz" dedi.

Birlik engellenmek isteniyor


KON-KURD Başkanı İsmet Kem ise konuşmasında Kürtlerin birlikteliğinin önemine dikkat çekti. Kem, Ortadoğu'da ve Kürtler üzerinde bugün yeni bir projenin uygulamaya konulduğunu belirterek "Ortadoğu'da mezhep ve dini farklılıklar ön plana çıkarılarak halklar birbirine düşman edilmeye, kırdırılmaya çalışılıyor. Bugün bu politika Türk devleti tarafından uygulanarak oluşturulmak istenen Kürt birliği parçalanmak isteniyor" dedi.
Kürdistan'ın bütün parçalarında Kürtlere yönelik saldırıların olduğunu vurgulayan Kem "Kürtlerin oluşturmak istedikleri birlik parçalanmak isteniyor. Çünkü parçalanan daha çabuk teslim alınır. Onun için diğer halklardan daha çok Kürt halkının bugün birliğine ihtiyaç var" diye konuştu.
YEK-KOM Başkanı Yüksel Koç ise  Alman devletinin anayasasında diğer topluluklara tanınan hakların, Kürt halkına da tanıması gerektiğini belirterek, Almanya'da Kürtlerin kendi kimlikleri ile eşit haklardan yararlanarak uyum içerisinde birlikte yaşamak istediklerini söyledi. Koç, Almanya'nın Kürt siyasetçileri ve Kürt kurumları üzerindeki baskı ve kriminalizasyon politikalarına son vermesi için çağrıda bulundu.
Kongrenin ilk günü daha sonra masa çalışmaları ve komisyonların belirlenmesi ile devam etti.
18. YEK-KOM Kongresi'nin  ikinci günü, divan seçimi ile başladı. YEK-KOM'a bağlı derneklerden gelen delegelerin hazır bulunduğu kongrede, ilk olarak YEK-KOM'un geçmiş bir yıllık çalışmaları değerlendirildi. Delegelerin tartışmalara yoğun katılımı dikkat çekti. Gündemdeki karar tasarılarının görüşülmesinin ardından, tüzük değişiklikleri konusu ele alındı. Kongre, haber yayına hazırlandığı sıralarda devam ediyordu.

MURAT ALPAVUT / DORTMUND




YEK-KOM davayı kazandı

Düsseldorf İdari Mahkemesi, Düsseldorf Emniyeti'nin 2011 Kürdistan Kültür Festivali’ni yasaklamasının hukuk dışı olduğuna karar verdi.
YEK-KOM, Ağustos 2011’de Düsseldorf Emniyet Müdürlüğü'ne 19. Kürdistan Kültür Festivali için toplanma özgürlüğü kapsamında başvuruda bulunmuştu. Düsseldorf Emniyet Müdürlüğü, festivalin salt bir müzik-dans festivali olduğu ve bunun ‘kamu eğlence etkinliği’ olarak toplanma özgürlüğü temel hakkını koruyan Anayasa'nın 8. maddesi’ne dahil olmadığına karar vererek, kutlamanın yapılan başvuru çerçevesinde gerçekleştirilemeyeceğini beyan etmişti. Türkiye’de halen yasak ve baskı altında olan Kürt kültür ve kimliğinin tanımının bir ‘eğlence etkinliği’ olarak ele alınamayacağını, temel haklar kapsamı dışında görülmesinin kabul edilemez olduğunu belirten YEK-KOM, karara itiraz ederek Düsseldorf İdari Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, kararını 4 Mayıs'ta açıkladı. Mahkeme, Düsseldorf Emniyet Müdürlüğü'nün kararını hukuk dışı ilan ederek, Kürdistan Kültür Festivali’nin Anayasa'nın 8. maddesi gereğince toplanma özgürlüğü kapsamında tanınmasına ve böylece korunması gerektiğine karar verdi.