Air France, yönetimi 2014 yılına dair işçi çıkarma planını bu hafta yaptığı toplantı sonrası kamuoyuyla paylaştı. 2014 yılı içerisinde Air France, kargo ve bürolarında toplam 2 bin 6 yüz kişinin işine son vereceğini açıkladı.
CGT Sendikası Genel Sekreteri Didier Fauverte, “Air France yönetimi (CCE), toplantılarını işten atma üzerine kurdu” diyerek alınan karara tepkisini dile getirdi. Fauverte, basına verdiği demeçte kaygılarını dile getirirken, işten atmaların bununla sınırlı kalmayacağını, Air France’ın aslında 2015 yılına kadar 15 bin kişiyi işten atmayı hedeflediğini, buna göre şubelerinde, kargo sisteminde yeniliklere gittiğini ifade etti.
Air France, 2011-2013 yılı arasında toplam 5 bin 6 yüz insanın işine son vermişti. Şuana kadar boşalan kadro sayısı ise taşeron firmalarla anlaşarak, çözen Air France 100 bin taşeron işçi çalıştırıyor. Havayolu ve kargo alanında çıkaracağı işçilerle 2014 yılının sonuna kadar yüzde 20 oranında kar yapmayı hedefleyen şirket yönetimi, yıl sonuna kadar yeni kararlar alacaklarını da eklemeyi ihmal etmedi.
CGT ve sektörde örgütlü bulunan diğer sendikalar, durumun kabul edilemez olduğunu ifade ediyor. Fransa’da işsizlik oranı düşünüldüğünde, Air France gibi bir şirketin böylesi bir düzenlemeye gitmesi, diğer sektörlere de olumsuz anlamda örnek olacağını belirten CGT genel sekreteri, yıl başından bu yana sektördeki birçok olumsuz uygulama nedeniyle çok sayıda grevin gerçekleştiğini ve Air-France’ın bu kararından vazgeçmemesi durumunda önümüzdeki günlerde eylemlerin yeniden başlayacağını ifade etti.
Fransa’da yaşayan işçi ve emekçileri; işsizlik oranındaki artış, yeni iş kayıpları, sistematik zamlar vururken bir de buna 2014 bütçesinde öngörülen bazı yasalar eklenecek. Asgari ücretin altında çalışan bireyler bugüne kadar farklı yardımlardan yararlanma haklarına sahipti. Aile ve tek birey için değişen oranlarda alınan ücrete ek olarak RSA denilen yardım veriliyordu. Bunun yanı sıra ev yardımı, telefon, elektrik ve gaz faturalarında yüzde 50 oranında indirim vb uygulamalar yeni bütçede sınırlandırılıyor. Bütün bu yardımlar bile kişinin ancak yoksulluk sınırında yaşamasını sağlarken, yeni bütçede bu sınır daha da aşağıya çekilecek. Yoksulluğa Karşı Ulusal Politik Konsey, 2014 bütçesinin yoksulları görmediğini ifade ediyor. 8 milyon kişinin yoksulluk sınırı altında yaşadığı düşünüldüğünde, “sosyal yardımlara gelecek sınırlamalar Fransa’da yeni sorunlara yol açacaktır” denildi.
Fransa’da yoksullar için bir diğer uygulama ise yaz ayları boyunca tatil olanağı olmayan ailelerin devletin desteğiyle tatile gitmesiydi. Yoksulluk sınırı altında yaşayan birçok aile önceki yıllarda çocuklarıyla birlikte belirlenen kamplarda bir hafta tatil yapma olanağına sahipti. Bu uygulama son yıllarda sınırlanmaya ve bu yıl ise yarı yarıya indirilmiş durumda. Sosyal yardım kurumları bunun yerine anlaşma yaptıkları belediyeler aracılığıyla yoksulları, belediyelerin spor komplekslerinde bulunan aktivitelere yönlendirmekte. Fransa’daki yoksulların tatilleri bu yıl yüzde 50 oranında belediye parklarına hapsedildi.
İşten atma planları, yoksulluk yardımlarında kısıtlamalar vb tartışılırken François Hollande, 2005 yılında Fransa’yı ayağa kaldıran banliyö isyanlarının başladığı Clichy Sous-Bois semtini bu hafta ziyaret etti. Banliyölere dönük çifte standardın kendi iktidarları döneminde biteceğini belirten Hollande, işsiz bir gencin iş kontratını imzalama törenine katılarak sov yaptı. Hollande, yukarıdaki rakamların konuşulduğu dönemde Clichy Sous-Bois gençlerine iş bulması traji-komik bir tablo alarak basına yansıdı…
Yeni işsizler yolda
Fransa Gündemi