Türk ordusu gerilla karşısında her gün yeni yenilgiler yaşıyor. Ama yenilgiye doymayan pehlivanlar misali, her defasında mindere çıkmaktan da geri durmuyor.
Her defasında yeniden hazırlanarak, bu sefer başaracağım diyerek mindere çıkıyor yeniden.
Elbise değişiyor, ama sonuç değişmiyor.
Pehlivanımız yine vazgeçmiyor.
Bunları niçin söylüyorum?
Türk Genelkurmay Başkanı ve Erdoğan’ın yaveri Necdet Özel’in son sözlerinden kaynaklı elbette.
Özel, PKK ile mücadelede yeni bir yol bulmuş gibi konuştu geçen gün.
Bu sefer PKK’nin ‘yönetim kademesi’ hedeflenecekmiş de, bunun için de ‘mobilize birlikler’ kullanılacakmış. PKK’ye tam saha pres uygulanacakmış.
Mış mış da mış mış…
Bunları çok duyduk.
Hem yeni kurulmuş olan özel ordunuza ne oldu ki, yeni arayışlara girdiniz?
Yok, uçar birliklermiş de; yok kaçar birliklermiş. Yok yüzer birliklermiş. Yok, kurbağa, ağaç kökü yiyerek dağda kalacak komando birlikleriymiş.
Palavra!
90’lı yıllarda da bunları çok duyduk.
Sonuç ortada.
Anlaşılan o ki pehlivanımız hiç ders çıkarmamış geçmişinden.
Yok bordo bereli, yok mavi bereli, yok uçar birlikler!
Elbise değişti ama pehlivan aynı pehlivan…
Özel, sanki son 30 yılda yürütülen savaştan bihabermiş, seleflerinin ne yaptığını, ne söylediğini bilmiyormuş gibi konuşuyor.
Sanırsınız ki PKK ile mücadele onunla başlamış. Önceki mevkidaşlarının akıbetinden habersiz, konuştukça konuşuyor.
Özel, yeni şeyler söylediğini sanıyor. Söylediklerinin kat be kat fazlasının geçmişte söylendiğini, uygulandığını ve başarısız olduğunu ya unutuyor ya da bilmiyor.
Aynı şeyleri temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp milletin önüne servis ediyorlar.
Tam saha pres uygulayacaklarmış.
Şemdinli’de, Çukurca’da, Yüksekova’da, Beytüşşebap’ta, Amed’de, Bingöl’de, Erzurum’da, Serhat’ta, Dêrsim’de tam saha pres yediklerini; atağa her çıktıklarında kontratakla kalelerinde gol gördüklerini fark etmiyorlar bile.
Mehmetçik medya da aynı telden çalmayı sürdürüyor. Onlar da sanki bunlar ilk defa söylenmiş, ilk defa duyuyorlarmış gibi yine manşetlere çıkarıyor bu sözleri.
Ya balık hafızalıklarından ya da kandırılmaya ve kandırmaya müsait işbirlikçi ve yardakçı karakterlerinden kaynaklı olsa gerek, koro halinde papağan gibi tekrarlıyorlar bu yalanları.
Birisi sürçü lisan eyleyip ‘yüzer birlikler’ de artık dağda gerillaları kovalayacak dese, hemen onu da manşete çıkarırlar vallahi.
Her halde Hecibeg suyundan, Zap deresinden yüzer birlikler katılır bu tam saha prese.
Ne demişler: Kel başa şimşir tarak!
Böyle genelkurmay başkanına böyle medya yakışır doğrusu…
Yenilen pehlivan!