
Önceki gün günün ilk ışıklarıyla Hama’yı dört bir yandan tanklarla kuşatan Suriye devlet güçleri, gün boyunca sivil halka ateş açtı. Sivil halka karşı savaşını dün de sürdüren Esad rejimi, iki gün içerisinde Hama’da en az 130 kişiyi katletti.
Ramazan nedeniyle halkın geceleri camilerde toplanmasını protesto gösterilerine zemin hazırlayacağını düşünen rejim ülkedeki onlarca camiyi ablukaya almış durumda.
Devlet güçlerinin ablukaya aldığı bir diğer kent ise Deir Zour’du. Bu kentte de en az 20 sivillin katledildiği belirtiliyor. Hem Hama’da hem de Deir Zour’da yaşamını yitirenlerin çoğunun keskin nişancılar tarafından vurulduğu belirtiliyor.
Bu arada Irak sınırına yakın olan Elbu Kemal kentine de tanklar eşliğinde saldırı düzenlendiği belirtildi. Reuters ajansı, bölgedeki muhalif eylemcilere dayanarak, kente yönelik iki haftadır süren kuşatmanın ardından tanklarla saldırı düzenlendiğini duyurdu.
Sadece açıklama var!
Diğer Arap ülkelerinde yaşanan halk ayaklanmasında halkın yanında yer alan ve diktatörlere ‘gitmeleri’ yönünde çağrı yapan ABD ve Avrupalı liderler, Suriye’deki katliamı adeta görmezden geliyor. ABD, İngiltere ve Fransa, Hama katliamını ‘şiddetle kınarken’, Almanya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni toplantıya, İtalya da Konsey’i sert bir açıklama yapmaya çağırdı.
ABD Başkanı Barack Obama, Şam yönetiminin uluslararası toplumda tecrit edebilmek için diğer hükümetlerle yakın temas içinde olduklarını söyledi. Obama, “Hama’dan gelen haberler dehşet verici. Bunlar, Suriye rejiminin gerçek karakterini gösteriyor” dedi.
Avrupa Birliği de Esad rejimine ‘sert yaptırımlar’ uyguladığını duyurdu. AB’nin sert yaptırımı, rejimin üst düzeyindeki 5 kişiye daha seyahat yasağı getirdi ve bu kişilerin hisseleri dondurdu. AB daha önce de Suriye Devlet Başkanı Esad’ın da bulunduğu 30 Suriyeli yetkiliye yönelik yaptırım kararı almış, bu kişilerin Avrupa’daki mal varlıkları dondurulmuş, Avrupa ülkelerine seyahat etmelerine yasak getirilmişti.
Suriye’ye yönelik daha güçlü bir uluslararası baskı isteyen İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ise topu Arap ülkeleri ve Türkiye’ye attı. BBC ile yaptığı bir söyleşide Hague, “Daha fazla yaptırım uygulanmasını istiyoruz... Herkesten daha güçlü uluslararası tepki bekliyoruz. Ancak sadece Batılı ülkelerin baskısı etkili olamaz. Arap ülkelerinin ve Türkiye’nin de buna dahil olması gerekir” dedi.
Davutoğlu fena içerlendi!
İngiltere tarafından Suriye’ye baskı yapması yönünde çağrı yapılan Türkiye ise Suriye’deki katliamın ‘zamanın yanlış’ olduğunu duyurdu. Mart ayında başlayan gösterilerle birlikte Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın arkasında duran ve Esad’a akıl veren Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’deki çatışmalardan dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirterek Hama ve Deir Zour’da 150 kişinin öldürülmesinin “zamanlaması yanlıştır” dedi. Norveç’teki katliamda yaşamlarını yitirenler için düzenlenen törenlere katılmak için bu ülkeye giderken Suriye’deki katliama ilişkin açıklamalarda bulunan Davutoğlu, “Ramazan ayında yaşandığı için üzüntü duyduklarını” söyledi. Katliamın Ramazan ayında olmasına içerlenen Davutoğlu’nun katliamı kınamadığı dikkatlerden kaçmadı.
‘Askeri harekat olmayacak’
Türk Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan açıklamada da Suriye yönetimiyle yakın temas halinde olacakları belirtildi.
Bu arada Libya’da muhalifleri ve sivilleri Kaddafi’den ‘korumak için’ bu ülkeye operasyon düzenleyen NATO, Suriye için şartların hazır olmadığını açıkladı. Fransız ‘Midi Libre’ gazetesine konuşan NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Suriye’ye askeri harekat düzenlemek için iki koşulun oluşması gerektiğini söyledi. “Libya’da BM’nin açık himayesine dayanan bir operasyon yaptıklarını, bölge ülkelerinin de desteğini aldıklarını, bu iki koşulun Suriye’de oluşmadığını” belirtti.
Rasmussen, “Suriyeli güvenlik güçlerinin halka yönelik şiddet eylemlerini” de kınadı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Hague BBC’ye verdiği demeçte de Suriye’ye olası bir askeri harekatın ufukta görünmediğini söyledi.
DIŞ HABERLER SERVİSİ