'45 Ruhu' adlı filmde, 60 yıllık İngiltere’nin işçi sınıfı sorunlarını, hükümetin özelleştirme, sağlık ve eğitim politikalarını derinlemesine irdeleniyor. Yönetmen seyircilere savaşı ve sonrasını, özellikle siyah beyaz görüntülerle birebir yaşatıyor.


İşçi Partisi dönemi

1945 yılında, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından İngiltere'de esen sosyalizm rüzgarını ele alan film, Churchill'in yerine geçen ve 1951 yılına kadar başbakanlık yapan, aynı zamanda 1935-1955 yılları arasında İşçi Partisi'nin (Labour Party) yöneticisi olan Clement Attlee'nin sosyal zaferini ele alan bir belgesel. Attlee, o zamana kadar İşçi Partisi'nden çıkan ilk başbakan olma ünvanına sahip. Başbakanlığı süresince düzenlenen sosyal güvenlik sistemi ve ekonomi siyaseti, Margaret Thatcher dönemine kadar etkisini sürdürmeyi başarmıştı. Attlee'nin kurduğu hükümet aynı zamanda Hindistan, Pakistan, Birmanya ve Seylan'da hüküm süren sömürgeleştirme politikalarına karşı olmakla da zamanına göre oldukça farklı bir tavır sergilemişti. Yönetmen, filmi çekerken ulusal arşivlerden, fotoğraflardan, ses kayıtlarından, Attlee ile yapılmış röportajlardan faydalanıyor.

Sömürüye karşı

"45'in Ruhu" (The Spirit of '45) adlı belgeselle sosyalizmden ümidimizi kesmememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatan Ken Loach'un militan tavrı çeşitli ülkelerin sinema eleştirmenlerince ayakta alkışlandı. Gösterim ardından konuşan Loach ise filmin bir döneme ışık tuttuğunu söyledi: “Bu dönemin İngiltere’sinde siyasi rantlar, çelişkiler ve kapitalizmin vahşi süreci vardır. İşçi sınıfı, altta eziliyor. Ben de bu döneme ışık tutmak için böylesi bir film yapma gereği duydum. Bana göre sömürü günümüzde hala bütün sıcaklığıyla sürüyor. Kapitalizm, insanları kendi çarkında ezmeye devam ediyor.” Loach, kapitalizm ve sömürüye karşı işçi sınıfının yanında yer alınması gerektiğinin altını çizdi.

BERLİN