Koma Jinên Bilind (KJB) Yürütme Konseyi Üyesi Besê Hozat, 14 Temmuz mitinginde açığa çıkan direnişi ve AKP'nin Kürt politikasını değerlendirdi. AKP'nin Kürt sorununu çözme niyetinde olmadığının altını çizen Hozat, bilinçli bir politika olarak beklenti yaratıldığını ve Kürtlerin de buna alet edilmeye çalışıldığını vurguladı.

Devlet neden 30 yıldır, sonuç alamadığı saldırı zihniyet ve yöntemlerinde ısrar ediyor?

Aslında bu cumhuriyetin kuruluş felsefesinden kaynaklanan bir durumdur. Uluslararası kapitalist sistem tarafından kurulan bir rejimdir. Cumhuriyet rejimi Kürt inkarı üzerinden geliştirildi. Bugün de bu zihniyette bir değişiklik olmadı ve halen devam ediyor. Emperyalist güçler tarafından AKP eliyle daha derinlikli bir şekilde yeniden uygulamaya konuldu. AKP'nin bir ABD projesi olduğunu Önderliğimiz çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Erdoğan ve cemaat emperyalizmle ruh ikizidirler. AKP emperyalizmin, ABD'nin bölgedeki temsilcisidir. AKP sorunları çözmek üzerinden iktidara getirilmedi. Aksine özgür Kürdü, uyanan Kürdü, toplumu emperyalist siyasete entegre etmek için başa getirildi. Yine Müslüman bölge halkını sisteme entegre etmek üzerinden görevlendirilmiştir.

Son dönemlerde FBI cemaatle ortak çalıştıklarını açıkladı. Bu ne anlama geliyor?

Aslında Fethullah Gülen'in kendisi bir CIA ajanıdır. AKP ve cemaat her şeyleri ile Kürt düşmanıdırlar. Tamamen anti Kürt'türler. 1999'da Önderliğimizin komployla tutuklanmasıyla bölgeye müdahale başladı. Afganistan, ırak müdahaleleri böyle gelişti. Ama halkların bu müdahalelere karşı büyük direnişi söz konusudur. 21. yüzyılın yeni stratejisi temelinde yeniden dizayn etmek istiyor. Katı ulus-devletçi sistemi ılımlı İslamla yumuşatarak bölgeyi sömürgesi durumuna getirmeye çalışıyor. Bu misyon da AKP'ye verilmiştir. Bir de özünde Kürt özgürlük hareketinin tasfiyesi temelinde emperyalist güçlerle AKP anlaştı. Her türlü soykırıma sessiz kalıp destek vereceklerdi, nitekim bunu yapıyorlar da. Ama Kürdistan'da özgürlük mücadelesi bir kültür, bir ahlak, bir siyaset haline gelmiştir ve halkımız bu siyasete, bu soykırımcı uygulamalara karşı da direniyor.

Bu taktiklerin hareketinizde, Kürt halkında bir karşılığı var mı?

Hiçbir karşılığı yoktur. Gerilla da halk da bu konuda oldukça nettir. AKP'nin Kürt sorununu çözme siyaseti yoktur. AKP'nin maskesi düşmüştür. Tüm derdi hegemonyasını inşa etmektir. Son dönemlerde Leyla Zana Erdoğan'ın sorunu çözeceğine inandığı açıkladı ve Erdoğan'la görüştü. Ardından bazı sanatçılar, siyasetçiler vs. ona destek verdiklerini açıkladılar. 14 Temmuz'da Amed'de yaşananlara bakarsak bu tür inanç ya da beklentiler ne kadar gerçekçidir? Onurlu, demokrat, solcu, halkların haklarından yana olanlar AKP konusunda nettirler. AKP'nin ırkçı, faşist, halk düşmanı, demokrasi , özgürlük düşmanı olduğunu herkes biliyor. Onun dışında AKP'den beklentisi içinde olanlar, toplumda böyle bir beklenti yaratmak isteyenler AKP'yle aynı konseptin içindedirler ve bilinçli bir siyaset yürütüyorlar. AKP'ye alan açmaya çalışıyorlar. 


Buna neden gerek duyuyorlar sizce?
Çünkü AKP ciddi bir düşüşü yaşıyor. Sıfır problem siyaseti herkesle problem durumuna geldi. Bölgenin hepsine düşman duruma geldi. Bölgeyi finans kapital sahiplerine açmak için çok aktif çalışıyor. Halklar bunun farkındalar. Dış siyasetinde AKP iflas etmiştir. Kürdistan siyaseti de iflas etti. Ciddi bir taban kaybetti. Prestij kaybına uğradı. Faşist kimliği açığa çıktı. İşte bu kesimler AKP'ye can simidi olmaya çalışıyorlar. Beş kuruş para için, egoları için AKP'ye yaranmaya çalışıyorlar. En fazla da işbirlikçi Kürtler bunu yapıyor. Başta da Galip Ensarioğlu gibileri yapıyor. İşte son Amed mitinginde neden miting yasaklanıyor diyordu. Aslında siyaset yapıyor. Danışıklı dövüştür yaptıkları. Oysa AKP'nin Amed'de Kürtler içerisinde bittiğini görüyor. Bunun için bu tür bir siyaset yürütüyor.

Amed meydanında milletvekilleri gaz bombalarıyla coplarla vuruldular. Şimdi o zaman Ensarioğlu'nun bu açıklaması nerede kalıyor?
Bu bir siyasettir. Erdoğan kendisi Ensarioğlu'na sen böyle bir açıklama yap demiştir. Ensarioğlu gibi AKP'de yer alan Kürtlerin onur, şerefleri olsa bir dakika dahi AKP'de kalmazlar. Örneğin Roboskî katliamını AKP'nin kendisi yaptı. Plan AKP planıdır. Bunu açıktan sahipleniyorlar. Bunların hepsi rantçı kesimlerdir, hepsi hain kesimlerdir. AKP Kürdistan'da dini, Allah'ı kullanarak etkili olmaya çalışıyor. Bu siyasetine kanılmadığında ise fuhuşu, eroini geliştiriyor. Bu şekilde toplumu bozmaya çalışıyor. Biraz dini inancı, ahlakı olan bir parti bunu yapar mı? Kürt halkını her şekilde sindirerek teslim almak istiyor.

Anlaşılan devlet bu siyasetinden kolay kolay vazgeçmeyecektir. Bundan sonra nasıl bir süreç gelişecek?
Kabul etmezlerse Kürtler direnmeye devam edeceklerdir. Mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerdir. İmha siyasetleri devrededir. Ama buna karşı da gerilla da, halkımız da direnecektir. Teslim olmayacaktır. Bunun en açık cevabı Amed meydanında 14 Temmuz'da verilmiştir. Kürdistan'ın her yerinde bu direniş devam ediyor.

Batı Kürdistan güçleri kendi aralarında Hewlêr anlaşması imzaladılar. Kürtlerin birliği açısından bir ilk adım olabilir mi sizce?
Bu oldukça önemli bir adımdır. Eminiz ki bu tüm Kürdistan'a yayılacaktır. Kürtlerde birlik bilinci gelişmiştir. Kesinlikle daha da gelişecektir. Artık Kürtlerin istediği de budur. Ama işbirlikçi Kürtlerle bu birliği kırmaya çalışıyorlar. Kemal Burkay'ı bunun için Türkiye'ye getirdiler. Ama Kürtler arasında hiçbir itibarı kalmamış. Etkisi sıfırdır. İşbirliğine girmeye çalışanlar sadece kendilerini kandırıyorlar. Halk içerisinde hiçbir karşılığı yoktur. Ama Kürtlerde maalesef bir Kürt damarı da hep olagelmiştir. Şimdi bunu bir kez daha yaratmaya çalışıyorlar. Ama başaramayacaklar.

Kürt sorununun çözümünde Öcalan'ı görmeyen, öteleyen bir yaklaşım çözüm geliştirmesi mümkün mü?

Hiçbir şansı yoktur. Samimi olmayıp da kendisini ikna etmeyenler varsa ikna etmelidirler. AKP Kürtleri imha, inkar etmede samimidir. AKP gerçek Kürt düşmanıdır ve bu konuda samimidir. Hiç kimse kendisini kandırmamalıdır. AKP halk düşmanıdır, demokrasi düşmanıdır. Açılım dedi, taktik yaptı. Kürtlerin oyunu alarak devlet içerisinde kurumlaştı.

HALİT ERMİŞ / BEHDİNAN