- Mazlumların sabahında toprağa düşerken özgürleşen Martager, Ermeni fedai geleneğinin en seçkin komutanlarından biriydi.
NUBAR OZANYAN
Rojava’nın en sıcak zamanında 14 Ağustos 2017’de Rojava’da kaybettik komutan Martager’i. Tüm yaşamı boyunca koynunda hep iki büyük fotoğraf saklıydı. Biri delik ayakkabılar içinde üşüyen çocuk ayakları, diğeri ise zulmün gölgesinde bile yaşamasına müsaade edilmeyen, kökü kurutulmak istenen baharı bile göremeyen Ermeni halkın acılı fotoğrafı. Sessiz yaşamının her gününde, dile getirmediği parçalı anılarında bir yanda derin yoksulluk, diğer yanında yetim Ermeni çocuklarının trajik hikayeleri vardı.
Çocuk yaşta tanıdı ve öğrendi gelen günlerin giden günlere benzemediğini, çalıştığı gün tok, çalışmadığı günün aç kalacağını. Ermeni olduğu için yaşamın her basamağında yukarı doğru her tırmanmak istediğinde dışlanmanın ayrımcılığın haksız ve adaletsiz tokadını çıplak bedeninde hissetti. Zulmün her türlü rengini yaşamaktan ve acılarına tanıklık etmekten kurtulamadı.
Ele avuca sığmaz çocuk Nubar, ne okulda anlatılan derslere kulak verdi ne de sınıfta kalırsa okuldan atılacağını umursadı. Ülkede esen güçlü devrimci rüzgarın öğretileri ve ölümsüzleri onu daha çok ilgilendiriyordu. Bir de İstanbul/Gedikpaşa’da yıkıldı yıkılacak dökük gecekondunun soğuk odasında, dedesinin ona anlattığı Ermeni Soykırımı’na ilişkin hikayeleri ve anıları ilgisini çekiyordu.
Başarılı sporcu
Çocuk yaşta doğa üstü bir güce ve sağlam bir bünyeye sahipti. Ağır görünen, kaldırılamaz denilen her şey onun güçlü kolları ve sağlam bedeninde oyuncak hale geliyordu. Vücut geliştirme sporuna ilgisi fazlaydı. Kısa sürede Türkiye’de kısa boyda vücut geliştirme sporunda birinci olurken başarı dolu spor yaşamı onu şımartmadı. Ne mütevazı duruşunda ne de fakir yaşamında bir şey değişti. Sadece aç olan karnı doymaya başladı.
Kaypakkaya'ya sadık
Arayıp bulmak, karşılaşmak istediği devrimci fikirlerle tanıştığında yüzünü devrimci önder İbrahim Kaypakkaya’ya çevirdi. İbrahim Kaypakkaya yoldaşın, Ermeni Soykırımı meselesindeki devrimci yaklaşımı ve tutumu onu derinden etkiledi. Tanıştığı günden son nefesine kadar hep önder diye kabul ettiği İbrahim Kaypakkaya’nın görüşlerine ve ideallerine sadık kaldı.
Sıra neferi kaldı
Özgürlük ve sosyalizm mücadelesinde en ağır, en zorlu görevleri hiçbir kaygı gütmeden yüklenirken, sayısız kez ölümün soğuk halleriyle karşılaşmasına karşın devrimin emek yüklü sıra neferi ve görünmez yüzü olarak kaldı. Onlar, görünmezlik ve “bilinmezlik” içinde devrimin en fazla bedel isteyen en riskli görevleri üstlendiklerinde bile görünen karelerden uzak durdu. Komutan Martager kelimenin gerçek anlamıyla devrimin görünmez yüzü, halkının fedai geleneğinin en ileri temsilcisiydi. Yorulmak bilmez elleri ve boyun eğmez cesaretiyle devrimin ve sosyalizmin taşlarını birer birer örmeye çalıştı.
Apoleti cebinde
Hakikati yüksek sesle dile getirmekten ellerini ve aklını çalıştırmaktan geri durmayan, apoleti cebinde komutan Nubar’ı, ne Paris yaşamı teslim alabildi ne de Türk-DAİŞ faşizmi yenebildi. Güçlüklerden ve ölümden korkmayan Martager küçük damlalarla büyük fırtınaların başladığını bilerek en zor anlarda bile umudunu ve cesaretini kaybetmedi. Beylere ve devlete düşman yaşadı ve savaştı. Kafa kesen, kafa ezenler karşısında elleri ve silahıyla durdu. Tıpkı Che gibi yüksek sesle haykırdı; “Ya yaşamamalı cellatlar ya da doğmamalı çocuklar.”
En güvenilir yoldaş
İsmini aldığı Antranik Ozanyan gibi “Bir tek ezilenlerin milleti"ni tanıdı. Bundandır ki o hikayesini bildiği Kürt ve Filistin halkını tanıdı ve tanımaya başladığı halkları tüm kalbiyle sevdi. Tüm ezilenlerin en sadık dostu, en güvenilir yoldaşı oldu.
Her türden utanç verici asimilasyon politikalarına ve saldırılarına karşı dipsiz kuyulardan yankılanan “kalbin ve sevginin dili” olan Kürtçe stranları dinlerken nasıl bir duygusallık yaşadığına en yakınındaki yoldaşları hep tanıklık etti. Karapetê Xaço’yu, Aram Dîkran’ı, “Köprü altı kapkara, ana gel beni ara” parçasını dinlerken tıpkı Ermeni Soykırımı üzerine yakılan ağıtları dinler gibi hüzün dolar ve efkarlanırdı.
Tertemiz, fakir kalbi ve güçlü elleriyle devrim ve sosyalizm safında durdu. Ezilenlerden, mazlumlardan yana oldu. Bütün halkların kardeşçe yan yana yaşayacağı, eşitlik ve adalet üzerine inşa edilecek olan emeği kutsayan sosyalizm için yaşadı.
Mazlumların sabahında toprağa düşerken özgürleşen Martager, Ermeni fedai geleneğinin en seçkin komutanlarından biriydi. Anısına sonsuz hürmetle.....