Önceki gün Ludwigsburg Alevi Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleşen panele araştırmacı-yazar Turan Eser, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ikinci başkanı Ali Ertan Toprak, Dilek Çiçek ve araştırmacı-yazar Yaşar Seyman panelist olarak katılım sağladı. Özgürlük Mücadelesi'nde ve Wan depreminde yaşamanı yitirenler anısına yapılan saygı duruşunun ardından panelin startı verildi. Yaklaşık yüz kişinin katıldığı panelde, Kürtlerin ve Alevilerin yeni anayasadaki yeri tartışıldı. Yeni anayasada herkesin kendi anadilini konuşabilmesi koşulunun ön planda olmasına dikkat çeken Yaşar Seyman, devletin değil halkın öncelikli korunması gerektiğini belirtti.
Seyman, "Yapılan anayasalarda azınlıkların düşüncelerine ve isteklerine yer verilmelidir. Yapılan Kürt açılımı gibi sonuçsuz kalmamalıdır" dedi.

'Eşitlikçi bir anayasa yapılacağına inanmıyorum'


Ardından söz alan Turan Eser, devletin Kürt açılımı için Kandil ve Oslo'daki görüşmelere dikkat çekti. Eser, "AKP samimi değildir. Kürt sorunu karşısında 'şahin' diliyle konuşuyor. Yapılan onca görüşmelerden sonra barış sonuçsuz kalmıştır. AKP, Kürtler, Aleviler, sendikacılar, sanatçılar ve basın ile kavgalı. Diğer taraftan bir imamı, okul öğretmeni veya müdürü yapar diğer taraftan yıldırma politikası ile KCK'li göstererek tutuklama yapar. Eşitlikçi bir anayasa yapılacağına inanmıyorum. Yasayı kimler yazacak? İslamcılar yazacak. Fethullahçılar yazacak. İslamcı statükocu bir anlayışla karşı karşıyayız" ifadelerinde bulundu.

Ali Ertan Toprak da konuşmasında şu cümlelere yer verdi: 'CHP İzmir milletvekili Rıza Türmen'in bürosunda bizleri arayarak Yeni anayasayla olan görüslerinizi bize bildirin' dediler. Aleviler Türkiye'de sadece cumhuriyete bağlanmışlar bunun başında CHP gelmektedir. Cumhuriyet tarihinden bu yana Aleviler hiçbir yarar görmemişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktansa Hollanda Kraliyet vatandaşı olmaktan gurur duyarım. Aleviler her zaman birilerin arka bahcesi olmamalı. Aleviler cumhuriyet tarihinde sadece laiklik bekçisi olmustur. Ayrımcı militarist anayasada şuana kadar hakkını arayan kişiler hep bölücü gösterildi. Asıl bölücü, bu yasalar ile hükümetin kendisidir."


ÖZCAN BOZOÐLU/LUDWİGSBURG