• Panarteriitis nodosa, bağışıklık sisteminin atardamarlara saldırarak, iltihaba, daralmaya ve duvarını zayıflatmaya yol açması; organlara yeterli kan ve oksijen akışını engellemesidir.

DERSİM DAĞDEVİREN

Bu hastalıkta bağışıklık sistemi vücudun kendi atardamarlarına saldırır. Atardamarlar kalpteki kanı organlara ve dokulara taşıyan damarlardır. Atardamarlardaki kan bol oksijen içerir. Bağışıklık sisteminin atardamarlara saldırması atardamarlarda iltihaba yol açar. 

İltihap atardamarlarda daralmaya neden olur. Bazı yerlerde damarların tıkanmasına da yol açar. Bu durumda organlar artık yeterli kan ve oksijeni alamaz. Bu da organlara zarar verebilir. Damar duvarındaki iltihaplanmalar, damar duvarını zayıflatabilir. Bu da damarda anevrizmaya (balon gibi genişlemeye) yol açabilir. 

Kaslar ve eklemler ağrıyabilir. Karın ağrısı da sık görülür. Cilt de etkilenmiş olabilir. Deri altında küçük nodüller (kabarcıklar) veya ciltte kızarıklık oluşabilir. Kalp, sinir sistemi veya böbreklerle ilgili şikayetler de olabilir. 

Hastalık her yaşta görülebilir. Görülme sıklığı milyonda 1 ila 10 arasında değişir. Hastalık erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha fazladır. Orta yaşlarda daha sık görülür. 

Bağışıklık sisteminin atardamarlara saldırmasının nedeni ise henüz bilinmiyor. Hastalığın alt türleri vardır. Bir alt türü Hepatit B hastalığı ile bağlantılıdır. Genetik olan türü de vardır. 

Tanı, hastalık öyküsüne, belirtilere, fizik muayeneye ve çeşitli laboratuvar testlerine dayanır. Hastalığın genetik formlarında doğru tanıyı koymak için spesifik genetik testler gerekir. Karın bölgesini etkileyen Panarteriitis nodosa hastalığında tomografi de gerekli olabilir. 

İltihabı kontrol altına almak için yüksek doz kortizon verilir. Onun dışında da ilaçlar mevcut. Tedavi genelde uzun süre gerekli olur. Tedavide kullanılan ilaçlar, bağışıklık sistemini baskılayarak enfeksiyon riskini arttırır. Hastalığın tekrarlanma riski vardır ve özellikle ilk 5 yıl içinde görülür.