
ABD'li roman yazarı, şair ve senarist Paul Auster, tıpkı Herald Pinter gibi Türkiye'ye yönelik eleştirilerde bulundu. Tutuklu gazetecilere işaret eden Auster, Türkiye'ye gelmeyeceğini açıkladı. Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ünlü yazara "Gelsen ne olur, gelmesen ne olur" yanıtı verdi. Auster'den Başbakan'a yanıt da gecikmedi.
Oyunun farkında olmalıyız
Başbakan Erdoğan ile ünlü yazar Auster arasındaki polemiği değerlendiren Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Mustafa Köz, Başbakan'ın çıkışının İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'ın sanatçıları hedef alan açıklamasına benzetiyor. Köz, "Arka bahçe genişledi artık. Dünya yazarlarının düşüncelerine müdahale eder hale geldi. Beni çok şaşırtmadı. Algılarını biliyorum. Sanata, edebiyata bakış açıları sınırlı olduğu için… Edebiyat deyince çoğunlukla akıllarına pehlivan tefrikaları veya peygamber hikayeleri geliyor. Dünyaları geniş değil, bu anlamda bu açıklamalar onların düşünce algılarının nerede olduğunu gösteriyor. Bu konuda bizi uyarmış da oluyor" diye konuştu.
Özal döneminde de aynı şeyin yaşandığını hatırlatan Köz, "1980'le başlayan süreç devam ediyor; siyasal, ekonomik ve toplumsal anlamda. Çok uzun bir süreç 1980 ve 2012. 10 yılda bir darbeyle ordunun eline geçen bir demokrasi. Şimdi sivil darbelerle, iktidarların devletin görünür baskısıyla sürekli bir darbe yaşıyoruz. Büyük bir yıkımla karşı karşıyayız. Bu yıkımdan payını şimdi de yazarlar alıyor. Son açıklama bize yazarların da yan yana durması gerektiğini gösteriyor. Bu oyunun farkında olmak gerekiyor" dedi
'Başbakan'ın tepkisi ilkel'
Tutuklu yazar ve yayıncı Ragıp Zarakolu ile dayanışma için Türkiye'ye gelen yazar Doğan Akhanlı ise, Auster'in aynı zamanda Amerika'da demokrasi seslerinden biri olduğunu kaydetti. Doğan Akhanlı, şunları kaydetti: "Yeryüzünün hiçbir yerinden bir yazar gazetecilerin tutuklanmasını onaylamaz. Başbakan'ın buna verdiği tepkide ilkellik var. Türkiye'ye gelmiyorum derken, Amerikalı bir yazar tepkilerini ve duygularını nasıl ifade edebilir ki başka? Gazetecilerin tutuklanmasını onaylamadığının bir ifadesiydi."
MURAT SELENOÐLU - DİHA/İSTANBUL