Akarsu beldesine gittiklerinde özel harekat polisleri tarafından sürekli taciz edildiklerini söyleyen Cebe, daha sonra izin süreciyle uğraştırıldıklarını dile getirdi. Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 'güvenlik' gerekçesi ile filmin çekimine izin vermediğini belirten Cebe, "İlçe halkıyla konuştuk, gerekli yardımı yapacaklarını söylediler. Buna karşılık ilçe jandarma komutanlığı ısrarla filmi çekemeyeceğimizi söyledi. Hatta tehdit edildik. Ardından ilçe kaymakamlığına gittik. Orada danışıklı dövüş olduğunu gördük" diye konuştu.


'Siyasi konulara izin vermiyorlar'

Kamusal alanlarda film çekme özgürlüğü olmasına rağmen Nusaybin Kaymakamlığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı'nın sürekli "Fazla uğraşmayın buranın Allah'ı biziz" dediğini aktaran Cebe, polislerin arkadaşlarının fotoğraflarını çektiğini söyledi. Cebe, "Bütün bu yapılanlar 12 Eylül uygulamalarına benziyordu. Biz barışı göstermek ve yine aynı şekilde eğer barış gelmese ne oluru da vermeye çalışacaktık. Ancak izin vermediler. Bunu anlamak mümkün değil. Filmi çekeceğimiz yerde daha önce 'Dilberin 8 Günü' filmi çekilmişti. Onlara izin verilmişti. Ana akım sinemaya izin veriliyor. Fakat halkın sorunlarını beyaz perdeye taşıyanlara izin verilmiyor. Eğer çekeceğimiz filmin konusu siyasi olmasaydı izin çıkardı diye düşünüyorum" dedi.

'Apê Musa'nın anısına orayı seçtik'

Cebe, Akarsu beldesini seçmelerinin amacını ise şöyle anlattı: "Kürt bilge Apê Musa'nın memleketi olması nedeniyle burayı seçtik. Apê Musa Türkiye'de barış ve demokrasi mücadelesi vermiş önemli bir kişidir. Apê Musa bu mücadeleyi verirken katledildi. Bizler Apê Musa'nın anısına sadık kalmak için burayı seçtik. Hatta bunun için çekeceğimiz filmde Apê Musa'ya ait sözler kullanmayı düşünüyorduk. Nusaybin'de izin vermediler, onun için şu an alternatifler aramaya başladık" diye konuştu.

 EREN DİNÇ-DİHA/ANKARA