3 Kasım 2002 Seçimlerinde Sivas’tan DEHAP adayı olan bir arkadaşımız seçim çalışmaları için Koçgiri köylerini dolaşmaktadır. Malum hemen her dönemde insanlarımızın kafasında bir seçim barajı sendromu vardır. Adayımız gittiği köyde bir evin önünde, "Seçim barajı Kürt Halkının, devrimci demokratların önünü kesmek amacıyla konmuş" antidemokratik bir uygulama olduğunu anlatmaktadır. Köylüler aday canımızın etrafına toplanmış ama yaşlı bir teyze kenardan anlatılanlara kulak misafiridir. Birden teyze söze girer ve aday canımıza "Qurbane ji ma rê baraj maraj na lazime! Tu ji ma re qoniyek bine bese!" (Kurban bize baraj maraj lazım değil. Sen bize bir çeşme yap yeter!) der.  

"Baraj maraj" sadece seçmenin aklına konulmuş bir barikattır. DTP, BDP nasıl ki "Bağımsız aday" ile "Baraj marajı" işlevsizleştirdiyse şimdi barajı tümden gündemden kaldırma zamanıdır. Yapılması gereken tek şey HDP projesini Türkiye halklarına anlatmaktır. Zira HDP Türkiye halkları için bir yaşam projesidir. 90’lı yılların başında HEP ile başlayan siyasal demokratik sürecin günümüze geldiği aşama HDP’dir. Aslında HEP de siyasal anlamda çoğul bir projeydi. Ama "Faili meçhul" denen sistematik devlet katliamları, sürgün, hapis, tehdit vb. yöntemlerle çoğul proje iğdiş edildi. Kürt Siyasal Demokratik hareketi ve HDP’yi oluşturan bileşenler devletin çoğul, eşit, özgür yaşamı iğdiş etme geleneğine karşı bir araya gelmiştir. 

Kim ne derse desin! HDP, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Kemal Pir, Haki Karer, Mazlum Doğan ve Sakine Cansız ile siyasal yürüyüşe başlamasında bir düşünceydi. Günümüzde bir proje oldu. Sayın Öcalan her fırsatta Mahir, Deniz ve İboların mirasını yaşatma, özlemlerini gerçekleştirme sorumluluğundan söz eder. Bu anlamda HDP devrim ve demokrasi şehitlerinin mirası karşında görev ve sorumluluğu olan bir projedir. 

HDP Türkiye Halklarını ve inanç gruplarını tanıştırma, buluşturma, ortak ve eşit koşullarda yaşatma projesidir. İnancı inkar edilen Aleviler, Hrant Dink'in katli ile bir kere daha korku ve sindirme politikasına mahkum edilmeye çalışılan Hıristiyanlar, Êzîdîler, inancını devlet esaretinden kurtarıp sivil demokratik ortamda yaşatmak isteyen Müslüman toplum için HDP özgürlük projesidir. HDP halkların ve inanç gruplarının özgürlük, eşitlik projesini yine halkların ve inanç gruplarının kendi iradesiyle yürütüyor. Öyle efendi siyaseti yaparak "Memlekete komünizm de lazımsa biz getiririz!" mantığıyla değil, özgürlük ve eşitliğe gerek duyan kesimlerin katılımıyla siyaset yapıyor.   

HDP Kadın özgürlüğü için özgün bir kadın politikası olan ve bu politikayı kadınlar eliyle yürüten bir partidir. Kadının aktif, ön açıcı, değişim ve dönüşümü yaşayan, yaşatan mücadelesi sadece kadını değil toplumu da derinden etkiliyor. 

Gençliğin coşkun, heyecanlı, üretken mücadelesi nasıl tarif edilebilir? Sosyal medyadan, alanlara, parti binalarından evlere, sokağa uzanan politik ortamda HDP gençliği adeta çiçekten çiçeğe polen taşıyan arı gibi aktif ve etkili! 

Yolda, yolakta, sokakta, meydanda, evde, iş yerinde, otobüste, dolmuşta, tarlada, fabrikada, cemevinde, dernekte… Selamlaştığımız, rastalaştığımız, muhabbet ettiğimiz her insanın dilinde HDP var. Kimi "Baraj" imtinaları yarım yamalak dillendirilse de umut çok büyük. 

Türkiye halklarının 21. yüzyılın ilk çeyreğinde HDP ile kazanacağı seçim çok "Olmaz"ları olduracak. Umut edenlerin, HDP heyecanı yaşayanların ön görüsü budur. 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri normal bir seçim olmanın ötesinde var olma mücadelesinin somutlaşacağı bir tarihtir.    

Canlar, dostlar, yarenler, yoldaşlar, hevalno, ya refik… "Baraj marajı" boş verin de Türkiye Halklarının bu sımsıcak ilgisine nasıl cevap vereceğimizi düşünelim?...